İki haftadır Sakaryaspor’la yatıp kalkıyoruz…
SRT’de geçen hafta Perşembe günü tarihinin en önemli maçlarından biri olan Ünye karşılaşması öncesi enine boyuna konuşma fırsatı bulduk Sakaryaspor’u, Güven Hasbaş’la…
Taraftarlara da geniş yer ayırdık programda…
Yaptıkları olağanüstü motivasyon bir yana, neredeyse her hafta gelen cezalar nedeniyle ödenen para cezaları üzerinde de durduk…
Öyle ya, delikli kuruşa bile ihtiyaç olan bir dönemde, hiç yoktan 8-10 milyon lira ödemek, kolay olmasa gerek…
Bu cezaları, ülkenin en aktif ve fedakar taraftarına bir türlü yakıştıramadığımızın altını çizdik, hem de önemle…
Pazar günü arkasına taraftar dopingini alarak sahaya çıkan yeşil siyahlı gençler sezonun en başarılı, hırslı ve etkili futbolunu ortaya koydular…
Gönül isterdi ki bu olağanüstü mücadele bir golle taçlandırılsın…
Ama final vuruşlarındaki acemilik yeşil siyahlı gençleri 3 puandan etti…
Bu sezon, bir maçta yakalanabilecek en fazla gol pozisyonuna girdiğimiz bir karşılaşma oldu…
Kalecimiz ise topu özledi neredeyse…
Bütün bu güzelliklerin oluşmasında büyük katkıları olduğuna inandığımız taraftarlar, bu muhteşem coşkuyu gölgeleyecek bir haksızlığa, çirkin bir şekilde imza attı maçtan sonra, ne yazık ki!
Sakaryaspor’un Süper Lig’e çıktığı bir dönemde işporta fiyatına bir bankaya satıldığı ve profesyonel futbol dünyasındaki namusunu büyük fedakarlık karşılığında satın alarak yeniden ait olduğu taraftara ve bu ile armağan eden; bununla da yetinmeyip ikinci ligden Süper Lig’e iki kez çıkarma başarısı gösteren, ilaveten 6 sezon takımı zirveye oynatan 2 defa da final oynayıp direkten dönen eski Başkan Aziz Duran’a saygı gösterecekleri yerde, kendilerine yakışmayan bir büyük vefasızlık örneği sergileyerek, ağza alınmayacak küfürler savurdular…
Oldu mu ya!..
Bu ne büyük vefasızlıktır böyle…
Sakaryaspor’un ve diğer kulüplerin devlete borçları transfere mani değil…
Alacaklarını icra yoluyla tahsile gidenler de buna dahil ve hiçbir mani teşkil etmezken; bu şehir, bu taraftar bir buçuk, iki trilyonu bulup transferi açamıyorsa yazıklar olsun…
Bunun suçunu, Sakaryaspor tarihinin en sorunsuz sekiz yılını yaşatan bir yönetime ve başkana yüklemek ve küfretmek, ne derece doğru?
Yoksa bugün Sakaryaspor’u bu hale getiren anlayış, bu vefasızlıktan mı kaynaklanıyor acaba…
Ne dersiniz beyler…
Çuvaldızı Aziz Duran ya da onun gibi hizmet eden eski başkanlara batırmadan önce, iğneyi kendinize batırın ve oturup düşünün…
Çünkü Sakaryaspor vefalı bir kulüptür, böyle vefasızlıkları affetmez.
Bu konuda iyi niyet taşımayan herkese, “İri dikenli kaktüsler” giderken, yiğidi öldürsek de hakkını vermek zorunda kaldığımız Aziz Duran’a “Yeşil siyah laleler” gönderelim istedik.
ÜNLÜLER GELİYOR
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk marşa bastı gidiyor…
Durdurabilene aşk olsun…
Ülkenin ve ilin gündemine ilginç konu ve konuklar taşıyan programlarla başarılara imza atmayı sürdüren Aktürk’ün şubat ayı etkinlikleri de hayli renkli geçecek.
Türk sinemasının eskimeyen sultanı Türkan Şoray’ı “ustalara saygı” kapsamına almış…
O salonun halini bir düşünün…
Bizim halkımız, şöhretli insanlara özel ilgi gösterir…
Bunu göz önünde tutarsak, günler önce salona gidip yer tutanlar olursa sürpriz olmaz…
Şubat döneminin beni en fazla ilgilendiren sanatsal olayları arasında yanık ve duygulu türkülerin yorumcusu saz ve söz üstadı Musa Eroğlu’nun konseri olacak…
Elimizde büyüyen Sakarya Musiki Derneği’ne yeniden kapılarını açmaya hazırlanan Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı İbrahim Aktürk ve ona bu imkanı tanıyan Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’na, renkli organizasyonlar dolayısıyla Bizim Bahçe’den “Leylaklar” gönderelim istedik…
ALİ DÜNYA KAPIŞILIYOR
Demokrat Parti’nin Genel İdare Kurulu üyesi ve Genel Başkan Gültekin Uysal’ın sağ kolu, ilimizin saygın ve sevilen siyasetçisi, işadamı Ali Dünya’yı muhalefet partileri adına birileri durmadan adresten adrese postalayıp duruyor…
Ali Dünya’nın haberi olmadan partilerde adının dolaştırılması dahi heyecan oluşturuyor.
Yazılan çizilenler ne derece doğru…
Böyle bir gelişme gerçekten var mı?
Ve bütün bu olup bitenlere Ali Dünya ne der?
Böyle ve benzer sorular uzayıp gidiyor.
Bu konuda söz, konunun kahramanına düşer elbette…
Ali Dünya, “Partideki konumum belli. Macera aramaya niyetli değilim… Seçimlere çok var… Köprünün altında çok su akar… Bu konuda gelişmeler benim dışımda cereyan ediyor… Şu anda işimle meşgulüm. Yoğun trafiğim var… Bize güvenen herkese, gösterdikleri güven için teşekkür ediyorum” şeklindeki sözleri, önünü görmeden her teklife balıklama atlayan acemi politikacılar gibi hareket etmeyeceğini gösteriyor Ali Dünya’nın...
Ali Dünya’ya “Taş yerinde ağırdır” diyerek, yürüyeceği yerde süvari olarak kıratın tepesinde kalması adına, Bizim Bahçe’den “Mor sümbüller” gönderelim istedik.
