Anormal sıcaklarla boğuşuyoruz.
Klima peşine düşenlerin sayısı inanılmaz boyutlara ulaştı.
Sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok yerinde anormal ve mevsimsel değişikliklere rastlanıyor.
Bir ülke sıcaklıkla boğuşurken, bir diğeri sellere direniyor, bir başkası fırtınalara kapılıp giderken ayakta kalmanın inanılmaz savaşını veriyor.
Böyle anormal şartlarla yaşayabilmek için ülkeler arayışta. Hiç bir devletin hayata tutunma adına garantisi yok. Yaşanan olaylar da bunu gösteriyor.
Hava koşulları günü gününe uymuyor, aşırı sıcaklar ve aşırı soğuklarla başetmekte zorlanıyor insanoğlu.
Aşırı sıcaklar kuraklığı da beraberinde getiriyor.
Nehirler, göller, dereler ve barajların değeri bilinmeli ki insanlığı bekleyen bu büyük tehlike teğet geçsin.
Petrol çağının can çekişmeye başladığı şu sıkıntılı dönemde ‘suyun petrolü sollaması’ yakındır.
Onun için ülkemizde ve ilimizdeki su kaynaklarını gözümüz gibi koruyup kollamalı, kirletilmekten kurtarıp ekonomik bir şekilde kullanmalıyız.
Dünyanın içinde bulunduğu koşullar su savaşlarına bile yol açabilir. Öyle olduğunu söyleyen çok sayıda siyasetçi ve bilim insanı olduğunun altını çizmek isterim.
O nedenle ülkemizdeki su kaynaklarının yanında Sapanca Gölü, Sakarya Nehri, Mudurnu, Akçay ve benzeri dereler ile, yapımı devam eden Ballıkaya Barajı ve diğerlerine su taşıyan küçüklü büyüklü su kaynaklarının korunup kollanması kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor.
Etrafımızdaki petrol üreten devletler su konusunda ülkemizi sıkıştırmaya başladılar bile, yavaşta olsa...
Onlarda petrol, bizde ise su var, yıllardır boşa akışına seyirci kaldığımız. Geçte olsa aklımız başımıza geldi. Suyu değerlendirmek için önemli yatırımlara gidiliyor.
Petrol yenilip içilmez, oysa su hayattır. İnsan yaşamı için olmazsa olmaz olandır.
Petrolsüz hayat devam eder; belki de bugünkünden çok daha güzel olur, ama susuz asla.
Her fırsatta sularımıza yönelik endişelerimizi dile getirmemizin altında yatan gerçekte budur.
Üçüncü dünya savaşı petrolden değil, su krizinden çıkacak diyen bir görüşten yola çıkarak, konuyu aciliyeti ve önemi bakımından bir kez daha gündeme taşıyalım istedik. Sapanca Gölü iki il arasına sıkıştı.Ne sahibi belli oldu, ne kirleteni aldı suçu üstüne. Son gelişmeler ümit verici.
Çevre Bakanlığı Su Yönetimleri Genel Müdürlüğü, İSU ve SASKİ’nin de içinde bulunduğu bir eylem planı gerçekleştirdi. Anlaşılan yetkililerde bizim gibi düşünüyorlar ki, ittifak halinde ortak hazinemiz olan Sapanca Gölü’nü koruma altına alacak bir havza oluşturdular.
Sevindirici bir gelişmedir, göl için atılan adımlar.
İlimiz ve ülkemizin su kaynaklarını koruyup kollamada üzerine düşen görevi eksiksiz gerçekleştiren yetkili, etkili herkese ve her kesime, bu duygularla ‘orkideler’ gönderelim istedik Bizim Bahçe’den
HAMDİ KILIÇARSLAN ASKER BABASI
İnşaat Mühendisi Hamdi Kılıçarslan ister yönetimde olsun, isterse de olmasın.
MHP’de saygın bir yere sahip sevilen ve sayılan bir il başkanıdır.
Oğlunu büyüttü, okuttu ve kendi gibi inşaat mühendisi olmasını sağladı.
Orhan Kılıçarslan kısa dönem askerlik görevini yerine getirmek için Manisa’ya gidiyor.
Hamdi Kılıçarslan asker babası olmanın mutluluğu içinde oğlunun teskere alıp gelmesini bekliyecek bundan gayri.
Bu duygularla aslan asker Orhan’ı Bizim Bahçe’nin manolyalarıyla uğurlayalım istedik kutsal görevine.
AKGÜN AİLESİNİN ACISI BÜYÜK
Küçücek eski belediye başkanı Yaşar Akgün’ün oğlu Saim Akgün genç yaşta yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katıldı.
Eski bir TÜVASAŞ’çı olan Yaşar Akgün’ün oğlu da aynı işletmede çalışırken rahmetli oldu.
Geçen hafta Küçücük’te kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilen Saim Akgün 45 yaşında ve TES İş Sendikası Eğitim Sekreteri İzzet Akgün’ün de kardeşiydi.
Cenazesine Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Milletvekilleri Ayhan Sefer Üstün ile Hasan Ali Çelik, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, Akyazı Belediye Başkanı Yaşar Yazıcı ve Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ile çok sayıda cemaat katıldı.
Akgün ailesine acısını paylaşır sabırlar, Cevat Saim’e ise Yüce Mevla’dan rahmet dileriz.
ÇAKIRSOY’UN VEFASI
Sakarya Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanlığı’nı başarıyla yürüten bir hesap adamı olarak Selattin Çakırsoy, temsil ettiği odaya şanına yakışır bir tesis kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor şu sıralarda…
Açılışı yeni yapıldı.
İlk iftarı da burada verdi üyelerine…
Baktı ki aralarında, eski başkanlardan kadim dostları Yusuf Mahmutoğlu yok, hastaneye yatmış…
Topladı dostlarını, ziyarete gitti…
Moral verdiler ona…
Çok sevindi dostlarının sürpriz ziyaretiyle, yılların muhasebecisi Mahmutoğlu…
Şekerli bir hayatı kovalıyor Mahmutoğlu son yıllarda…
Yapışmış yakasına bir kere şeker, neylesin uğraşıyor kurtulmak için ama başa gelmiş çeker ha çeker…
Selattin Çakırsoy’a temsil ettiği odaya kazandırdığı değerli tesis ve eski başkana gösterilen vefa dolayısıyla Bizim Bahçe’den “Fulyalar”, Mahmutoğlu’na ise geçmiş olsun dileğiyle şifa olması için “Karayemiş” gönderelim istedik…
KARAGÖZ AİLESİ’NE PRENS GELDİ
Toyota Fabrikası mühendislerinden Tuğrul Karagöz’ün oğlu oldu.
Karagöz ailesi, dünyaya gelen prenslerinin adını, onurlu bir ömür sürmesi dileğiyle “Onur” koymuş.
Ailenin prensesi Burcu da, kardeş sahibi olmanın getirdiği sevinçle, katılmış babası Tuğrul ile annesi Mehtap Karagöz’ün mutluluğuna…
Bizim Bahçe’nin “Sarı gülleri” Karagöz çiftine, “Pembe gülleri” Onur’a, Burcu’ya da “Beyaz güller” gitsin istedik…