Türkiye spor kamuoyu Bursa’da oynanması gereken Beşiktaş maçı öncesi meydana gelen olayları konuşuyor.
Futbol ve terör sanki iç içe.
Öylesine ürpertici, öylesine korkunç olaylar yansıdı ki ülke gündemine.
Spor adına üzülmemek elde değil.
Tam bu olayların ertesine rastladı Sakaryaspor’un ezeli rakibi Kocaelisporla oynadığı maç. Sanırım bu olaylardan ders çıkarılmıştır. Aksi halde terör sporun da içine kan doğrayacağa benziyor. Sakaryaspor ile Kocaelispor arasındaki maçlar ezeli rekabet havasında oynanır daima. Yer yer üzücü olaylar meydana gelir, ne kadar tedbir alınsa da. Böyle bir endişe ile bekledik komşu ilin takımını.
Korkulan oldu denilemez ama yine de üzücü bir takım olayların meydana gelmesine engel olunamadı.
Kamu malı otobüslerin camlarının kırılmasını haklı kılacak hiç bir sebep olamaz. Bütün bu sıkıntılar içerisinde yine de en az hasarla atlatılan bir ezeli rekabet karşılaşması olarak geçti tarihe Kocaelispor’un bozguna uğradığı maç.
Sakaryaspor - Kocaelispor maçları iddialı iddiasız bütünüyle heyecanı, tansiyonu, stresi bol karşılaşmalar haline dönüşüyor.
Dün de klasmana tesir etmeyecek bir maç olmasına rağmen, iki takımın ortaya koyduğu inanılmaz performans maçı zaman zaman elektrikli hale getirdi.
Sakaryaspor’un ligin bitimine bir hafta kala play-off şansını yakalaması renktaş Kocaelispor önünde rahat bir oyun çıkarmasına yol açtı.
Savunması hayli zayıf bir görüntü veren konuk takım, beklemediği bir bozguna uğradı. Kocaelili taraftarların provakasyonlarına karşı oyuna gelmeyip takımlarını maç boyu destekleyen Sakaryalıların arzusu 4-1’lik bir skor idi.
Takım onu gerçekleştirdi. Ama Kocaelililer bunu bir türlü içine sindiremedi.
Kendi kalelerine attığı golle skoru 5-1 yaparak öfkelerini giderdiler.
Sözde oyunu bozdular. Tansiyonu yüksek maç, istisnalar haricinde olaysız bir şekilde bitirildiyse bunda emniyet güçlerinin aldığı sıkı tedbirler önemli rol oynadı. Maçın bu hale gelmesinde saha içi gerginliği yanında karşılaşma öncesi gazetelere yansıyan yersiz manşetlerin de rol oynadığının altını çizmeden geçemeyiz.
Oysa böyle maçlarda her iki şehrin medyasına büyük görevler düşüyor. İki il arasındaki bu anlaşılmaz kavganın sona ermesi ve rekabetin sportif alana yansıması adına verilen emeklere saygı gösterilmesi gerekir. Bunu bozmaya kimsenin hakkı yok.
Aynı bölgenin, aynı coğrafyanın çocuklarının arasına giren kötü niyetli, alkolik, sapık, hapçı, kendini bilmez birkaç kişinin ateşlediği provakatif eylemler sağduyu sahibi taraftarın da yer yer bozulmasına ve oyuna gelmesine sebep olabiliyor.
Spor, sevgi, kardeşlik, barış, dostluk içerir oysa. Bursa’da yaşanan olaylar Türk futboluna düşen kara bir leke halinde gündeme oturmuş bulunuyor.
Elinde pala polise saldıran bir kendini bilmezi futbol heyecanı yada kulüp sevgisi asla ve asla böyle cinnet haline getiremez, getirmemelidir de. Daha önceki çatırtılı Kocaelispor maçları akla gelince dünü kolay atlatmanın mutluluğu da en az galibiyet kadar önemliydi bizim için.
Futbolu fırsat bilip bastırılmış duygularıyla devletin güvenlik güçlerine saldıran, önüne geleni yakıp yıkan, cam çerçeve kırıp döken bir güruha spor izleyicisi ya da kulüp taraftarı demek mümkün mü? Herşeyde olduğu gibi sporumuz, bu arada futbolumuzda tarihi bir süreçten geçiyor.
Olay çıkaranları belirleyip, ‘Sporda Terörü Önleme Yasası’na göre cezalandırmadıktan gayrı, sahalara huzur gelmez, gelmeyecektir de. Bu konuda ilgililere büyük sorumluluk düşüyor. Ya bu deve güdülecek, ya da azgınlar statlardan koparılıp atılacak. Başka bir yol yok. Bırakın ne olur sporumuz temiz kalsın bari.