Bağırdık çağırdık, yazdık kazdık, alkışladık suçladık, sordular söyledik, konuştular dinledik…

Mitingler toplantılar, atışmalar kapışmalar…

Derken ülkenin kaderinin oylanacağı “Seçimlerin ağası” için yarın bir kez daha sandık başında olacağız…

Yurt dışında farklı, ülke içinde başka seçimin heyecanı…

Dillerin freni boşaldı, koşar adım yürürken 7 Haziran’a…

Kimine yakıştırdık sözlerini…

Ele verdi kendini, anlatırken özlerini…

Siyasi partiler tek bir oy için dahi olsa, attılar üstlerinden “edep giysilerini” saldırıya geçtiler biperva zaman zaman...

Bekledik hep, girsinler kol kola diye…

Gerçekleşmedi bir türlü. Bilmem ki niye…

Halk önce sessiz, sonra heyecanlı ve en sonunda kararını verip çekildi köşesine…

Bekliyor Pazar akşamını, ermek için neşesine…

Varıp yarın sandığa kullanacak oyunu…

Belli olacak önceden dediğimiz gibi, “Altı kara koyunun kaç bacağı olduğu” çünkü…

Dileyelim, ülkesinin gizli kalması gereken sırlarını dahi, siyasi hırslarının önüne katıp kırbaçlayan çarpık zihniyetlerin boyunun ölçüsünü alacağı bir sonuç çıksın sandıktan…

Kurtulsun milletimiz bir kez daha, ortaya çıkarılmak istenen karanlıktan…

Yarın bu heyecanla gidilecek sandık başına…

Oy verirken bakmayacak halkımız hiç kimsenin gözüne ve dahi kaşına…

Dünü düşünüp, yarınlarda söz sahibi olmak adına her zaman olduğu gibi kişisel hırsların dışına çıkıp barışı, huzuru, istikrarı ve büyümeyi hedefleyen anlayışla sandığa elini uzatacak halkımıza kolaylıklar; partilerin değil, kazananın ülkemiz olması dileğiyle…