AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu istediği kadar kendini yırtsın, 7 Haziran akşamı sandıklar açılıp liderler alınca eline mikrofonu, söylenen sözlerden yola çıkıp bugünlere gelindiğinde “hükümet oluşmasının zor, hatta zordan öte hayal olduğu” gerçeğini dile getirmeyen lider kalmamıştı…
Ama hukuk devletinde her şeyin usulüne uygun yerine getirme zorunluluğundan kaynaklanan anlayışla yürütülen hükümet oluşturma çabalarıyla kurulacak bir hükümet, sürpriz olurdu ancak…
Nitekim beklenen oldu, temaslar sonuçsuz kaldı, anlaşma sağlanamadı ve dönüldü başa…
Bundan gayri hiç bir parti oturmaz yaşa…
Şimdi öyle görülüyor ki, yenilenecek bir seçim süreci başlayacak, kaldığı yerden…
Nereden vardın bu kanıya derseniz…
Peş peşe ağırlamaya çalıştığımız siyasetçilerden oluşan trafik, bu konuda en çarpıcı örnek olsa gerek…
Bizim ülkemizde koalisyon kurmak zor değildi bir zamanlar…
Ama böyle birbirini acımasızca ve hayli sert sözlerle dışlayan politikacılar ve partiler yoktu, o dönemde…
Nitekim rahmetli Erbakan Hoca’nın, bir araya gelinmesi mümkün olmayan bir zamanda, fikren ve siyaseten taban tabana zıt bir parti lideri olarak rahmetli Ecevit’in koluna girmesiyle oluşan hükümet, bize çok şeyler anlatır, dönüp bakarsak maziye…
O zaman zorlama ile gerçekleşen kısa süreli koalisyon dönemlerinde, ülke bir adım ileri gitmek yerine, sürekli geriledi…
Hep huzursuz oldu milletimiz…
Bunları unutmak mümkün değil elbette…
O nedenle, birbirine karşı söyledikleri taşınması zor sözler ve hırçınlıklar bir yana, koalisyon denilince, adeta kaçacak delik, sığınılacak liman arayışı içerisinde olan partilerle, bir araya gelip hükümet oluşturma hali, günün siyasi konjonktürüne sığmadığı gibi, partilerin felsefesine de uymuyor…
Prof. Dr. Mustafa İsen de artık “Bir yeni seçimden gayri yol görünmüyor” dedikten sonra, Meclis geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcına gelip dikildi…
Partiler, çalınacak düdüğü bekleyen atlet misali, fırlayıp bir anda ipi göğüslemek isteyecekler…
Seri seçimlerden yorgun düşen halkımız, yaşanan çaresizliğe son vermek adına, önüne konulacak sandıktan bu defa sağlam bir siyasi irade çıkması için yapacak tercihini…
Hükümetsizliği ve partiler arası hoşnutsuzluğu lehine çevirmek için “fırsat bu fırsat” deyip ortalığı cehenneme çeviren terör örgütüne anladığı dilden karşılık veren hükümet, böyle giderse belirsizlik, ülkeyi en az üç bilemedin dört ay daha yönetecek gibi görünüyor…
Bu süre içerisinde alınacak mesafe ve atılacak adımlar muhtemel erken seçimin kaderi üzerine etkili olacaktır…
Şimdi Meclis’te bu anlayış üzerine yapılıyor hesaplar…
Kim ki son genel seçim sonuçlarına göre yapar hesabını, ders alarak girer halkın gözüne; gelir tek başına iktidara…
Aksine hareketle, geçmişin prim yapmayan ağız kavgalarına kapılıp pusulayı şaşıranlar ise alır havasını; yiyemezler bilsinler ki Ankara’da meşhur Recep Usta tavasını…