Bir otobüse veya bir taksiye bindiğiniz zaman araç mı sizi taşır yoksa siz mi araca kendinizi taşıtırsınız? 

Biz kendimizi yaratılmış mahlukların en mükemmeli ve bu dünyada yaratılmış ne varsa istifadesine sunulmuş Yaratan’ın akılla, duygularla ve mükemmel akılla yarattığı yol göstericilerle bezemişse o zaman bizim gördüğümüz o vasıtaların bir ömre benzetilmesi halinde biz taşıyoruz demektir.

Veya taşımamız gereklidir.

Bulunduğumuz bu dünyada dünya madalyalarından hangisini takarsak takalım, bizim makamlara, bindiğimiz arabalara, paraya, üstümüzdeki bilmem ne marka elbiselere, yetiştirdiğimiz çocuklara, savunduğumuz fikirlere biz ne kadar kişilik verebiliyorsak onları biz o kadar taşıyoruz demektir.

Aksini düşündüğümüzde o bizi taşır.

O nereye isterse biz oraya gitmek ve bıraktıkları yerde onların istedikleri kadar kalmak durumunda kalmamız anlamını taşır. İnançların adı ne olursa olsun köleliğin kalkması gerekmektedir.

En korkulacak kölelik ise fikir köleliğidir.

İnsanları modern köle yapmanın en basit yolu belki de en etkileyicisi bir takım izm’lerin peşinde toplumları koordine etmek.

O kadar çok izm’ler icat edildi ve toplumlar o kadar basit köleleştirildi ki toplumdaki fertler bunlardan bir tanesine bağlı değillerse adeta insan bile değiller.

Bunun toplumdaki algısı entelektüellik olarak algılatıldı. Bulunan lafa bakın siz TARAF DEĞİLSEN BERTARAF OLURSUN tehdidinin bu kadarı fazla değil mi?

İthal veya yerli hiçbir izm’e tabi olmamak hürriyeti bile bu topluma çok görülmüş.

Toplum da kolaycılığa kaçıp düşünmeyi, fikir üretmeyi ve en mühimi karar vermeyi; bu fikri savunan, ağzı iyi laf yapabilen, lider vasfına haiz gibi görünen bu insanlara bırakmıştır. Dünyada insan kandırmanın bir yolu da vaatlerdir.

Hiç düşündük mü? 

Bize verilen her vaat veya iyileştirmenin bedelini bizler ödeyeceğiz.

Hiç kimse babasının çiftliğini satıp da bunları gerçekleştirmez. Peki, aşırı vaatlerin bedellerini ödemeye hazır mıyız?

Ben değilim.

Çünkü onların yaptıkları hatanın sonucunda olan kayıplarda bir tek pardon’u var.

Benimse karşılığında verdiğim istikbalim.

Pekiyi bizim inançlarımız ve onun altında oluşan kişiliğimizi biz ne zaman ortaya koyup kararın ve hayatın bize ait olduğunu hayatımıza bu kadar müdahalenin kimsenin hakkı olmadığını birilerine anlatacağız? 

Cevabı basit. 

Birtakım İZM’lerden kurtulup taşıyanın biz olduğunun şuuruna varıp ona göre hareket ettiğimiz zaman.

Bu ömürde yol gösterici de aydınlatıcı ve kurtarıcı da bellidir. Biraz düşünürsek hemen buluruz.