Kardeşi kardeşe düşürüp yaşadıkları bölgeye huzur gelmesini istemeyenlerin tuzaklarına düşüp ortalığı kan gölüne çevirmeye kararlı bir terör örgütü kıskacı içerisine düşen masum Doğulu halkın da ayağa kalkıp “Yeter artık çocuklarımız ölmesin” feryatları dağlarken yürekleri; neredeyse yarım asrı yaklaşan çatışmayı bitirecek yegane güç, halkımızın meydanlara inip, kırıp dökmeden, demokratik anlayışla ortaya koyacağı tepki kurtaracak, bu büyük beladan ülkeyi…

En azından biz böyle görüyor ve bu büyük yürüyüşü ve tepkiyi destekliyoruz...

Çatışarak ve de ölerek neticeye varmak mümkün olmadığı gibi, daha derinleşen bir kin yumağı oluşturuyor, kartopu gibi yuvarlandıkça büyüyen…

Çığ haline gelmeden el koymak ve yıllardır olduğu gibi kardeşçe yaşayacak bir ülke oluşturmak, her haliyle kaçınılmaz hale geldi…

Çatışmaların şiddetlendiği bir ortamda zafer, devletle çatışanların değil, onları bu yöne sevk eden iç ve dış mihrakların olur ancak…

O nedenle diyoruz ki bu anlamsız ayaklanmayı bitirin, bitirin ki her şehit ve cenaze sonrası ellerini ovuşturan dahili ve harici düşmanların emelleri, kalsın kursaklarında…

Meydanlara inip hançeresini yırtarcasına feryat figan edip “Yeter”” diyen halkımızın sesine kulak verilsin istiyoruz...

Bu durumda ilk adımı atmak, kendilerini devlet karşıtı güçler olarak gören teröristlere düşüyor elbette…

Gelin kendinize ve ülke imkanlarından herkeslerden daha fazla istifade eden bölge halkı olarak sizler de Batı’daki vatandaşlar gibi coşkulu şekilde, korkusuzca meydanlara inip “Yeter! Çocuklarımız ölmesin” deyin...

Göreceksiniz her şey eskisinden daha güzel ve anlamlı olacak, o zaman...

Bilinir ki büyük dostluklar, kardeşlikler bayramlar ve sevgiler böyle azgın ortamlardan sonra daha kuvvetlenir...

Bakın tarihe örnekleri çoktur…