Bazen kelimeler kifayetsiz kalır.
Ya da yazmak istemezsiniz.
Sizin için başkaları yazmıştır.
Başkası söylemiştir sizin söyleyeceklerinizi.
Oturur eski defterleri karıştırırsınız.
Okuduğunuz kitapları gözden geçirirsiniz.
Ruhunuzun acısını dindirmek istersiniz.
Susmak, hepsinden öte susmak istersiniz.
Altını çizdiğiniz cümleler, mısralar yetişir imdadınıza.
Sağaltmak, temize çekmek, yıkamak, sadeleştirmek, budamak…
Ne varsa onlara düşer.
Şiblî’nin dediği gibi,
Okuma bilmeyenlerin bile okuyabileceği bir yazıdır,
Gözyaşlarınızın yanağınızın sahifesine yazdığı satırlar artık.
İşte içimi, ateşiyle temizleyen, yanaklarıma âteşin kelimelerle yazılmış alıntılar:

* ‘Dillerin konuşması, kalplerin helâkındandır.’ Hallac

* ‘Kalbim, Rabbimi gördü.’ Hz. Ömer

* ‘Hiç aşktan özge şey revâ mı
Sarf etmeğe gevher-i kelâmı’ Gâlib Dede

* ‘Tüm insan yaşamı tutkuda birleşmiştir ve iman tutkudur.’ Kierkegaard

* ‘Biz hiçiz, aradığımızsa her şey.’ Hölderlin

* ‘Aklın aşağılık saydığında kalp çoğu zaman bir güzellik buluyor.’ Dostoyevski

* ‘Kendinizi bilince bilineceksiniz.’ Didimli Thoma

* ‘Sen lûtfedip bütün aynalara girersin de yüzün görünmez.’ Câmî

* ‘Ben sanırdım âlem içre bana hiç yâr kalmadı
Ben beni terk eyledim bildim ki ağyâr kalmadı’ Niyazî Mısrî

* ‘Bir roman kadar uzun bir tümce
Sonra işte yaşlandım’ Gülten Akın

* ‘Bülbülünem yanına varsam dedim
Dedi n’ola bülbül isen ‘öte dur’ Mesihî

* ‘ne yapalım
bari bağışlayalım birbirimizi’ Turgut Uyar

* ‘sebepsiz hüzün hocamdı
loş odalar mektebinde’ Asaf Hâlet Çelebi

* ‘bir gül bana kendini kopardı verdi’ Edip Cansever

* ‘akşam yazmaktır kendi kalbine
daima o yoksul sardunyaları’ Hilmi Yavuz

* ‘Hatıralara daima şiir karışır.’ Goethe

* ‘Biz senin göğsünü açıp ferahlatmadık mı?’ Kur’ân-ı Kerîm (İnşirah 94/1)