Sakaryalı futbolseverler gerek Sakaryaspor’un ve gerekse de Adapazarıspor’un puan kayıpları ile üzüntülü bir hafta sonu geçirmek zorunda kaldı.
Yeşil siyahlılar grubun iddialı ekibi Tepecik karşısında ilk yarıyı savunmadaki kademe hataları yüzünden iki farklı yenik kapadı.
İkinci yarı oyunun hakimiyetini elinde tutmasına rağmen, pas hataları ve yetenekli futbolcu eksikliği nedeniyle, ne kadar boğuşsa da yenilmekten kurtulamadı.
Düşünebiliyor musunuz, kalecinin olmadığı bir kaleye dört kez üst üste şut atan yeşil siyahlılar, bu büyük fırsatı değerlendiremedikten sonra nasıl maç kazanacak?
Oyuncu kapasitemiz bu kadar!
Buna bir de Necmettin Hoca’nın maç kazandıracağı ümit edilen oyuncuları kulübede oturtması eklenince, işler daha da zorlaştı.
Kaptan Levent’in eski formundan uzaklaşması, kendine olan güvenini kaybetmesi ve de kaçırılan penaltı, Sakaryaspor’un bu şartlarda ve bu kadroyla maç kazanmasının hayal olduğunu ortaya koyuyordu, açık ve seçik bir şekilde…
Her nedense son yıllarda il olarak kaliteli futbolcu yetiştiremez olduk.
Bir zamanlar beş yüz kişilik bir futbol ordusu vardı, Sakaryaspor altyapısında…
Şimdi yerinde yeller esiyor.
Patatesi, kabağı ve bağrından çıkardığı birbirinden ünlü futbolcuları ile ülkenin en önemli futbolcu kaynağı haline gelen Sakarya, dışarıdan gelecek imdatlarla ayakta kalmaya çalışıyor ne yazık ki şimdilerde…
Altyapıdan yetişmiş elle tutulur tek oyuncu olmayışı, bu ilin futbol anlayışıyla bağdaşmadığı gibi, profesyonel takımı da yerlerde sürünmekten kurtulamıyor.
Taraftarlar yine acz içinde, bu takımı sekiz yıl sorunsuz şekilde yöneten eski bir başkana ana avrat küfür yağdırdı.
Bu küfrün faturasını takıma ödetmekten bir türlü vazgeçmediler ve vazgeçme niyetinde olmadıkları da görüldü.
Sakaryaspor’un bu hale gelmesinde suçlu aranıyorsa, tribünlere kulak vermek kaçınılmaz…
Bu şartlarda hangi babayiğit bu takımı sahiplenecek, hem zamanını, hem emeğini, hem de parasını vererek karşılığında iğrenç küfürlere muhatap olacak.
Hangi vicdan buna yeşil ışık yakar.
Evet beyler, bu şehrin profesyonel alemdeki tek markası Sakaryaspor, bağıra çağıra bir alt kümeye gidiyor.
İşin başındakiler de bunu biliyor.
Yaptıkları kayıkçı kavgası…
Sonuç ortada…
Reklamdan gayri bir getirisi olmayan yöneticiler elini çekmedikten sonra, ne Sakaryaspor kurtulur ne de yetkili kurum ve kuruluşlar harekete geçer.
Geriye değil, ileriye bakarak, yönetenlere saygı duyan anlayış içerisinde, ortak akıl ve gayretle kurtulur takım.
Ama her geçen gün ortaya konan negatif tablo, böyle bir girişimin önüne dikilen aşılması zor engel oluyor.
“Bir mucize olsun da Sakaryaspor kurtulsun” diyenler, ellerini vicdanlarına koyup düşünmelidir: Bu takım nasıl kurtulur?
Varsa farklı bir fikri olan, çıksın ortaya…
Kulüp gün be gün eriyor ve koca Sakaryaspor yavaş yavaş batıyor.
Kulübü kuranlar, iyi ki bu günleri görmedi.
Yoksa elleri, takımı bu hale getirenlerin yakasında olurdu.
Sakaryaspor’a her şeye rağmen kolaylıklar dilemek zorundayız, başka bir şey gelmiyor elden…
Geçmişe küfür ile geleceği kurtarmak mümkün değil.