Kendi dibine ışık vermeyen Mum
Tüvasaş’ın Adapazarındaki geçmişi çok eski senelere dayanır.Bizim için onun adı “Vagon Fabrikası” dır..Orada Müdürlük yapan çok kıymetli Adapazarlılar olmuştur.Ayrıca şehrimizin her mahallesinde , her sokağında orada çalışmış,emekli olmuş birinin ailesi yaşar..Gerek fabrikada gerek ona bağlı Çırak Okulunda pek çok Adapazarlı yetişmiştir..Eskişehir ve Adapazarı, demiryolu ulaşımında Türkiyeye Lokomotif ve Vagon üretmiş başlıca iki şehirdir..Eskişehir, demiryollarının gelişmesinden nasibini almıştır.Ankaraya son model hızlı trenle bağlandığı gibi,İstanbula işleyen trenlerin vagonları da son modele yakın yenilikte ve konforda,Avrupai vagonlardır. . Demiryoluna vagon üretip te kendisi faydalanamayan şehir ise bizim Adapazarı’ dır…İstanbula her gün 8-10 gidiş-geliş seferi yapan ve hem Adapazarlıları hem de Üniversitemizin Profesör,Doçent, Asistanlardan oluşan hocaları ve aileleri ile 50.000 den fazla öğrencisini İstanbul ve İzmite taşıyan trenlerin vagonları hala eski model, yıpranmış,dökülen,konforsuz vagonlardır..Gidin İstanbuldaki yeni ve lüks banliyö vagonlarını görün. Tüvasaşta üretilen en son model vagonların önce , fabrikanın kurulu olduğu Adapazarına verilmesi yakışık alır..Bugünkü durum hem ayıp hem günahtır.. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Adapazarına son yıllarda en az iki kere geldi,çiçekler, törenler plaketler gibi birsürü curcunayla karşılandı uğurlandı da, bu şehrin milletvekilleri kendisinden ne istedi, merak ediyoruz?..Ne istediler de aldılar.. Halk eski püskü vagonlarda sallana yuvarlana gidip gelirken onları anıyor..

 

ÖSS-ÖYS - Şifreli hile:
Prof.Altan Günalp’i hatırlarsınız, uzun yıllar boyunca üniversite sınavlarını düzenleme kurulunun başkanlığını yaptı..Her yıl, yazın yaklaştığını, bir leyleklerin geldiğini görünce bir de Altan Günalp televizyona çıkınca anlardık…Döneminde hiçbir falso olmadı, sınavlar her yıl sağlıklı şekilde yapıldı..Ondan sonraki dönemlerde sık sık fiyaskolar yaşandı.. Bu işin başına “emaneti ehil olanlara teslim edin” buyruğuna uygun kişiler getirilmediği için bu işler başa geldi.. Şimdi deniyor ki sadece bir soru kitapçığında hile varmış, diğerlerinde yokmuş..Buna inanmak caiz değil..Bu sınavlara hile bulaşmış, kaybedenlerin hakkı yenmiş, işin aslı bu…En iyisi Matematik Profesörü Ali Nesin’in fikri.. O diyor ki, her üniversite kendisine başvuranları kendisi imtihan edip alsın..Bütün Avrupa ve Amerika böyle yapıyor…

Eroincilerin lüks arabaları
Güneydoğu şehirlerine gittiğiniz zaman tarihi ipekyolunun geçtiği şehirlerde , kervanların konaklayacağı hanlar,kervansaraylar görürsünüz,hala sapasağlam durmaktadırlar..O yol Avrupayı Çine bağlarmış..Ülkemiz bugün de Asya-Avrupa yolunun geçtiği bir yer..Ve çeşitli mallar bu yoldan geçerek Avrupaya gidiyor.. Bunların içinde tüketim malları olduğu gibi ne yazık ki zararlı birtakım mallar da var.
Dünyada esrar eroin denince akla gelen ülke Kolombiya’ dır .. Ne yazık ki ondan sonra gelenler arasında ülkemizin adı da geçiyor.. Zaten Avrupalıların bize vize vermekte zorluk çıkarmalarının iki sebebi var, biri kaçak çalışmak için çok sayıda isteklimiz olması , diğeri de bu esrar eroin meselesine bulaşılmış olması.. 
 


Bu işlerden para kazananlar için kahvehanelerde ,sokaklarda kullanılan isim ise “Tozcu”…Falan ihaleyi kim almış,ne iş yapıyormuş dendiği zaman eğer işin içinde olanlar o ailelerse cevap “tozcular” oluyor…

Klimalı tabut

Başına gelen bilir..Babamız öldüğü zaman Tunceli Nazımiyede yedek subaydık.Yetişmemiz için cenaze iki gün beklemek zorunda kaldı,ve tabii soğuk havalı hastane morgunda bekledi..Gene başımıza gelen bir başka olay da kayınpederin bir yaz günü vefat etmesiyle İstanbuldan Adapazarındaki cenaze namazı ve defin için getirilmesinin mecburen soğuk havalı bir ambülansla yapılmasıdır.. Bu işlerin ne kadar zor olduğunu düşünen bir Kayserili vatandaş aklını kullanmış ve resimde görülen klimalı tabutu imal etmiş.. Düşünürseniz ne kadar basit bir alet..Bir buzdolabını sırtüstü yatırın , enini boyunu da uygun hale getirin .. Oldu gitti klimalı tabut....Sıcak yaz günlerinde hele morg veya ambulans bulunamayacak ücra yerlerdeki camilerde ne kadar çok görev yapacağını bilen bilir..