Bir yakınımın cenazesine katılmak üzere önceki gün sabahın erken saatinde Ankara’ya doğru yola düştük…
Yollar Ramazan ayının özelliğinden olsa gerek tenhaydı.
İki saati biraz geçe Ankara’ya ulaştık.
Kaptan Sami Efendi yolu boş bulunca, yeni aldığı aracını da testten geçirmiş oldu.
Karşıyaka Mezarlığı’nı bulduk sora sora…
Benzetme yerinde ise kabristan yedi tepe üzerine serpilmiş.
Bir bölümü ormanlık…
Derken cenaze namazının kılınacağı camiye varıyoruz.
Bir cenazeye son yolculuğunda ne gerekliyse o yapılıyor. Ahret yolcusuna bundan gayri ne hizmet ne de hürmet olur.
Melih Gökçek sadece dirilerle uğraşmıyor.
Ölüler için de inanılmaz hizmet veriyor.
Evden alınan cenaze, caminin bulunduğu tepeye konuşlandırılmış tesise getiriliyor.
Morglar sıra sıra…
Yıkanan mevta asansörle yukarıya, yani cami bahçesine çıkarılıyor.
Bahçenin doğu kısmına enfes bir idari bina oturtulmuş.
Bahçenin üzeri, Medine’deki Mescid-i Nebevi’nin bahçesindeki gibi tek direkli gölgelik şemsiyelerle kaplı…
Banklar, cenaze sahiplerinin dinlenmesi, soluklanması için sıra sıra…
Oturup ağlaşanların, sarılıp dertleşenlerin hiçbir şeyden etkilenmemesi için her şey düşünülmüş.
Erkek ve kadın mevtalar sıra sıra dizilmiş.
Ezan saati kalabalık dolduruyor bahçeyi…
Cami içinde bir hatip, Yasin suresini okuyor içli, duygulu ve dolgun bir sesle namaz öncesi…
Bahçenin ortasında bir büyük TV ekranı…
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ölene rahmet, kalanlara sabır ve başsağlığı dileğinde bulunuyor, isimler tek tek ekrandan geçerken…
Görebildiğim kadarıyla 11 erkek ve 6 kadın cenazesi var, namazının kılınmasını bekleyen...
Hoca erkekleri iki gruba, kadınları ise tek grupta cemaate duyuruyor, helallik alıyor.
Sonra ambulanslar cenazeleri, kabri hangi numaralı adadaysa, oraya taşıyor arka arkaya...
Hocası başında dualarla defnediliyor, dünya sürgünlüğüne nokta koyup aramızdan ayrılanlar…
Acılı günlerinde, insanların elinin ayağının dolaştığı sıkıntılı durumdan kurtaran uygulamalarıyla Melih Gökçek, Ankara’nın sadece dirilerine değil, ölülerine de önem veriyor.
Hal böyle olunca bir Ankaralı generalin yıllar önce söylediği şu sözler geliverdi aklıma:
“Bu Melih Gökçek’in partisine o kadar kızıyoruz ki anlatamam. Ama şunu da söylemeden geçemem.
Allah bu adamı belediye başkanı olarak yaratmış sanki, tarihinde ilk defa bizim lojmandan bile oy almasını bildi.
Melih Gökçek ve Karşıyaka izlenimlerimize nokta koyarken, O’na Bizim Bahçe’den “Orkideler” gönderelim istedik, darısı aynı yolda ilerleyen bizim belediye başkanlarına olsun diyerek…
KEMAL ATEŞLİ ASKER BABASI
Sakaryaspor’un eski futbolcularından olup, halen Erenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü özel kalem inde görev yapan Kemal Ateşli’nin büyük oğlu Onurhan Ateşli, vatani görevini kısa dönem olarak İzmir/Narlıdere ve sonrasında Denizli’de yapacak.
Yapılan Ulusal Dans Yarışması’nda Tango kategorisinde Türkiye şampiyonu olan Onurhan Ateşli, Azerbaycan Devlet Diller Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisans programını da Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirdi.
12 Ağustos Pazar günü mesai bitimine kadar İzmir Narlıdere’deki İst. Okl ve Ege Merkez Komutanlığı’na teslim olacak Onurhan Ateşli, buradaki acemi eğitimi sonrası, usta eğitimini 11.Mot.P.Tug.Top.Tb.4. 203/37mm K/M Ob.Bt K.lığı Denizli adresinde tamamlayacak.
Sporcu bir babanın, sporcu oğlu olan Onurhan Ateşli’ye kazasız belasız vatani görev dilerken, ona “Mor sümbüller”, oğluyla onur duyan emekli futbolcu Kemal Ateşli’ye ise asker babası olmanın getirdiği mutluluğu tamamlaması adına “Mor Menekşeler” gönderelim istedik, Bizim Bahçe’den…
SUDA İADE-İ İTİBAR
Valilik, dün iki tanınmış su firmasını, bakanlığın açıkladığı kara listeden çıkardı.
Aslında şaşırıp kalmıştık, Kardelen ve Buzdağı gibi iki güçlü firmanın “Sakıncalı damacana su” satan şirketler arasında gösterilmesine…
Çok geçmedi karar düzeltildi ve yanlıştan dönüldü geç de olsa…
Vilayetin bu kararını “İade-i itibar” başlığıyla kamuoyuna duyuran haber servisimizi de kutlamadan geçemeyiz.
Sağlık hiçbir şeye benzemez.
İçilen ve yenilende hile, kabul edilemez.
O nedenle hükümetin bu doğrultudaki çalışmalarını takdirle karşılamak gerekir.
Ama görülüyor ki, kurular içinde yaşlar da yanıyor.
Neyse ki kısa sürede dönüldü yanlıştan ve her iki tanınmış firma da çıktı temize…
Artık gönül rahatlığıyla girebilirler evimize…
Bu karar sadece su pazarlayan firmaları değil, müşterilerini de mutlu etmişe benziyor.
Sıkıntılı günler geçiren Buzdağı ve Kardelen firmalarına bu konuda bir daha açık vermemeleri dileğiyle, Bizim Bahçe’den teselli çiçeği “Beyaz zambaklar” gidiyor.
FAHRİ MÜFETTİŞE TEŞEKKÜR
Nihayet Ramazan mahmurluğundan sıyrılmış ki, ilginç bir haberle çıkageldi bu şehrin fahri müfettişi Bizim Bahçe’ye…
Diyor ki:
Serdivan Merkez’den Tuna Tan Tesisine gelirken, şu anda Su Boruları Stok Alanı haline getirilen alandan kampüse giden bir yol açıldı. Adı da sanırım 7. Cadde… İyi de oldu.
Bu yolun açılmasıyla Mavi Durak civarındaki trafik yükü hafifledi. Fakat araçlar için bir problem oluştu.
Bu yolu kullanarak kampüse dönecek araçlar, keskin bir kaldırım ile karşılaşıyor ve dönmekte zorlanıyor.
Zaman zaman 7. caddeden gelen araçlarla Serdivan Merkez’den gelip 7. caddeye dönecek araçlar için tehlike oluşuyor.” dedikten sonra, hastalığa bir de reçete yazmış:
“Kaldırım kenarından birkaç taşı kaldırmak ve buna göre bir düzenleme yapmak…
Yetkililer gidip incelesin.
Haklı olduğumuzu ve çözümün gayet basit olduğunu yerinde keşifle göreceklerdir.
O zaman ne demek istediğimiz anlaşılacak ve sanırım bir teşekkürü çok görmeyeceklerdir.”
Bu şehrin müfettişine Bizim Bahçe’den “Laleler”, sorunu çözecek ekibe gidecek çiçek ise, problemin giderilmesinden sonraya kalıyor.