Bir seçim daha bitti. Özellikle bekledim ve herkesin yorumunu dinlemeye çalıştım, herkes kendi penceresinden seçimi değerlendirirken, bazıları hala gerçeği haykırmaktan korkup lafı eğip bükerek konuşmayı tercih etti. Biz bugün kimseden ne bir mal ne de bir makam beklemeden Reise olan sevgimizi referans alarak yazmaya başlayalım.

Şunu belirtmeliyim ki bu yazıyı partiyi istikbali olarak gören, kendi çıkar ve istekleri zarar görecek diye susan, asalak tipler pek sevmeyecek. Çünkü aylardır “Reise itibar suikastı yapılıyor” diyerek öngördüğüm seçim sonuçları bizim için pek şaşırtıcı olmadı.

Haritanın yarısını kırmızıya boyan CHP’nin oy oranına bakalım…

CHP 2019 oy sayısı: 14.013.928       CHP 2024 oy sayısı: 14.034.398

Ortada büyük bir İmamoğlu zaferi yok…

İmamoğlu 2019 oy sayısı: 4.171.126 İmamoğlu 2024 oy sayısı: 4.432.691

Yani CHP’nin oyları neredeyse hiç değişmemiş.

Ancak...

AK Parti 2019 oy sayısı: 20.584.029    AK Parti 2024 oy sayısı: 13.749.184

Görüldüğü gibi küsüp sandığa gitmeyen 7 milyon Ak Partili var. O zaman soralım; Peki Ak partili seçmen neden sandığa gitmedi?

Başlayalım.

Eminim hepiniz bir pik up üstünde halkı selamlayan AK Parti Afyon Belediye Başkan Adayı Hüseyin Ceylan Uluçay görmüşünüzdür. Böylesine bir araçla gitmenin, Halka üstten bakmanın ne kadar ukalaca olup, tepki gördüğünü herkes yazdı. Hüseyin Ceylan Uluçay, Adam aday olmak istemediğini ve Dr. Mahmut Koçakin aday olmasının daha doğru olduğunu belirtmesi ve bütün teşkilat ve temayül yoklamalarında Dr. Mahmut Kocakin ilk sırada çıkmasına rağmen aday yapıldığını kendisi söylüyor. Çok zengin olduğu için mi aday yapıldı, sormak gerek…

Peki neden sayısız seçim zaferi kazanmış Ak partinin genel merkezinde bulunan seçim işleri ve tanıtım medyası, halka yaklaşım tarzını ve vatandaşla nasıl bütünleşmesi gerektiğini öğretmedi?

Adayı belirle, sal sokağa gitsin. Sizin bir standartlarınız yok mu? Bir aday nasıl bu kadar halktan uzak bir hareket yapar. Parti genel merkezi ya da il başkanları adaylara program yapmıyor mu? Nerede nasıl davranacağını ve o bölgenin halkının nelerden hoşlanıp hangi hareketleri sevmeyeceğini anlatacak bir ekibi yok mu? Aile bakanını bile bu işe nasıl alet ettiniz? Üstten bakan adaylar değildi, üstten bakan Reisin gölgesine sığınmış başarısızlık anında sus pus olan Sorumlu Genel Başkan yardımcıları ve bazı teşkilat mensuplarıydı.

Peki Tekirdağ’da yaşananlar?

“Millete hakaret edenlerin sahnelerde yeri yok!" dedi millet. Sonra ne oldu? Milletle iddialaşan AK Parti Tekirdağ adayı Cüneyt Mosso kaybetti.
Bu milletin istemediğini diretmeyin.  Partiden içeri dahi sokmayın. O, bunun adamıymış, onun lafı geçermiş ile yürümez bu gemi. Bunu hep birlikte gördük.
Size söyleyeyim Tekirdağ ilerleyen zamanlarda çok sık duyacağımız yerlerden biri olacak. Biz Reisin resmini indirip başkalarının resimlerini asanları da unutmadık.

Ya aday belirlenirken neyi ölçü aldınız? 2019’da 2023 olduğu gibi gerçeklikle alakası OLMAYAN ANKETLERİ mi reisin önüne koydunuz? Yoksa kendi maddi çıkar ve beklentileriniz için mi bu adayları belirlediniz?

Kepez’deki adayı hangi akılla Antalya’ya aday yaptınız da iki belediyeden de oldunuz?

Altındağ’da sevilen başkanı neden Mamak’tan aday yaptınız?

Sakarya Erenler ve Hendek’te peki? Sakarya’da kaybettiğiniz ilçelerle zoru başardınız!

Üsküdar’da İsrailli sanatçıya konser verdirip tepki veren takipçilerini engelleyen başkanı neden hala tekrar aday yaptınız? Urfa’da, Bursa’da hangi akıl ve mantıkla adayları belirlediniz? Daha yüzlerce yazabilirim. Bursa gibi bir şehri kaybederken hiç mi vicdanınız sızlamadı Efkan Ala?

Peki sen Ali İhsan Yavuz; Daha kaç seçim hezimeti yaşaman gerekiyor istifa etmen için?

3 harfli marketler meselesi!

Defalarca söyledik “Devletim vur yumruğunu masaya, bunların içinden geç Ticaret Bakanım diye,

Hani üç harfli marketlerden birinin CEO'su devlete dayılık yapmıştı ya. O zaman satış ruhsatları ellerinden alınacaktı hepsinin.

Tedarik zincirlerine bakarız inceleriz dediniz, tespit doğru ve sorun tam da buradaydı. Gerçek soruna bile bile neden inilmedi? Yoksa girift ticari ilişkiler mi var?

Komik komik para cezaları kesip o cezaların bile fiyatlara yansımasını engelleyemediniz. Defalarca çözüm yöntemlerini anlattık. Tarım Kredi Kooperatiflerini aktif kullanmadınız. Benim “Reise itibar suikastı uygulanıyor” dediğim konulardan biri haline geldiniz.

Gençlere vergisiz telefon?

Çok merak ediyorum. Gençlere vergisiz telefon müjdesi verip bunun 10 bin TL altında ve yerli olma şartını hangi yetkili reise iletti? Ya siz gençlerle dalga mı geçiyorsunuz?  Hele gençlerden tamamen kopan, partide tanıdık gençleri görevlendiren, tanıdığı olmazsa partide çalışamayan, bu yüzden de sahadaki gençlerden bihaber gençlik kollarına ne söylemeli?

 Bugün gençlerimiz üniversite ortamında “AK partiliyim” demeye çekiniyor. Oluşabilecek bir baskı ve geri kalmışlık sendromundaymış gibi görünmek istemiyor. Oysa AK partinin vizyon ve misyonlarını gençlere halen tam anlatamamanın sorumlusu kim acaba Sayın Genel başkan yardımcılarımız? 

Sokak köpekleri

Masum çocuklarımızın ve insanlarımızın hayatına mal olan başıboş köpek sorunu da çözülemedi. Erdoğan defalarca kez “Bu meseleyi çözeceğiz.” dedi ama yakın çevresinde köpekleri çocuklara tercih eden birileri vardı ve onları aşamadı. Maalesef 5199’a eklenen ek maddeler meclis çoğunluğu ile geçtiği için Cumhurbaşkanı kararnamesi bile köpeklerin alındıkları yerlere bırakılmasını engelleyemiyor.

 2019 yılındaki Turgay Güler’in programına katılan Mustafa Sen ve Özlem Zengin’in bu konu hakkında neler dediklerine, o fecaat açıklamalarına bakın. Hala bunca ölen masum yavrucağa rağmen istifalarını vermemeleri geldikleri seviyeyi göstermiyor mu? Bir grup hayvan severin isteği milyonların isteğinin önüne geçmesine neden izin verdiniz? Kovid zamanı mecliste karşınıza aldığınız sözde hayvanseverlerin isteklerini, gelecekte oluşabilecek vakaların ve hayvan saldırılarını düşünmeden neden kanun maddesi olarak meclis çoğunluğu ile geçirdiniz?

Birileri, kedi ve köpekler için adliyeleri dolduruyor ama köpeklerin parçaladığı çocuklar için tek kelam etmiyorlardı. Yine ekranlara Reis çıkıyor, yine talimat veriyor yine ertesi gün unutuluyor ta ki bir başka çocuk parçalanana kadar. Yani Reise yine itibar suikastı yapılıyordu.

Aile Kurumunu çökerten kanunlar ve Yeniden Refah’a verilen kozlar…

Özellikle aile kurumunu koruma konusunda Batı’ya müzahir takım elbiseli Ak Partili kadınların etkisi partide çok büyük derecede.

Erdoğan’ı etkileme gücü olan bu çevreler, kadın haklarını koruma adına aile kurumuna büyük zarar verdi.

Geleneksel Türk aile yapısı içindeki baba rolünü kanun gücü ile yok ettiler, kadınların yönetiminde yeni bir aile modeli inşa ettiler. Eşyanın tabiatına aykırı bu durum, aile içi şiddeti daha da körükledi.

Sosyal medyanın çekiciliği ve bir türlü rayına oturtulamayan Batılı eğitim sistemi gençleri kendi değerlerine yabancılaştırdı. Sonuçta kocasını takmayan kadın, babasını dinlemeyen çocuk, birliği bozulmuş bir aile yapısı ortaya çıktı. Sözün özü muhafazakâr tabanını Erdoğan’ın çevresi, dindar bir nesil isteyen Erdoğan’a rağmen kendi elleriyle dönüştürdü. Öyle ki Ak Partili ailelerin çocukları karşı mahalleye geçiş yaptı. Özellikle yeni nesillerin, ilk defa oy verecek olan büyük bir potansiyelin cazibesini kazanacak atılımlar ve sosyal medya çalışması neredeyse yok.

2023 secim öncesi “6284 bizim kırmızı çizgimizdir” sözleri

Ayasofya imamı M. Boynukalın’ın görevden alınması sureci ve yaptığı fecaat açıklamalar yanında, CHP’liler ile gitar eşliğinde çalınan şarkılardan, eşcinsel bir filmin anlatımına kadar birçok konuda, karşı cenahı etkileyim derken Yeniden Refah’ın oluşması argümanlarını sağlayan Özlem Zengin’in bu partiye bugüne kadar en büyük zararı veren kişi olduğunu düşünmekteyim. Bu millet seni istemiyor Özlem hanım.

Erken evlilik süresiz nafaka

Erken evlilik yaptıkları için mağdur edilen en az 8 bin ailenin sesi de duyulmadı.

Erkek eşine tecavüz etmekten hapse atılıyor, kadın çocuklarıyla kurdun kuşun insafına bırakılıyordu. Ama sorsanız, kadını koruyorlardı.

Öte yandan aynı yaşlardaki gençler nikahsız cinsel özgürlüğe sahipti ve kimse onlara karışmıyordu.

Ortaya çıkan tablo şuydu, muhafazakâr kesimin çocukları nikahlı olarak aile kurunca cezalandırılıyordu ama nikahsız birliktelikler özgürlük olarak görülüyordu. Kadem gibi dernekler Özlem hanimin himayesinde İstanbul sözleşmesinden 6284 kadar aileyi yok edecek bütün kanunları destekliyorlardı.

Tavan ile tabanın kopması

Mazlumun, mağdurun hamisi olan Erdoğan, yıllar içinde etrafını saran dalkavuklar yüzünden toplumun en alt tabakasını görmez, duymaz oldu. Reis Subayevlerinde otururken taksi durağına uğrar orada vatandaşların sorunlarını dinlerdi. Fakat özellikle Son 5 yıldır Tabanın sesini yukarıya iletecek kadrolar, kendi varlık sebeplerini dalkavukluğa bağlayınca, zirve ile tabanın iletişimi kesildi.

Tabanla tavan arasında iletişimi sağlayacak bir başka kanal da bağımsız tarafsız medya olmalıydı. Ancak medyayı, sistemden beslenen iş adamları, çıkartacakları gazetecileri konuşulacak konuları bile genel merkeze sorarak tamamen etkisiz hale getirdi. O kanal da tıkandı.

Teşkilatlar

Defalarca teşkilatları uyarmamıza rağmen 2019’da çalınan oylar, 2023’te ilk turda yapılan hatalar yüzünden seçmenin iradesi tam olarak sandığa yansımadı. Bu konu için ayrıca bir yazı yazacağım.

Emekli

Kriz her zaman olduğu gibi yine en dezavantajlı kesimleri vurdu, bilhassa dar gelirli emekliler hayatını idame ettirmez hale geldi. Erdoğan’a en az destek veren memur kesimine %185 varan zam ve seyyanen zamlar yapılırken kok maaş saçmalığı ile iyice sinirlenen emeklilerimiz görmezden gelindi. Birçok emekliden memura 8bin TL seyyanen zam vermeseydin 4 bin TL verip kalanı emekli verseydin be Reis dediklerini duyduk. 16 milyon emeklinin olduğu bir ülkede emekliyi görmezden gelemezsiniz? Ekonomideki sorunlardan en çok etkilenen emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirlilerin sandıktaki tepkisi ve her şeye rağmen verdiği desteği merkez sağ siyaset doğru okumalı.

Gazze…

Erdoğan etkileyici hitabetiyle mazlum coğrafyanın tek lideri olmuştu.

Ancak İsrail’in Gazze’de yaptığı katliama retorik olarak karşı koymak yetmiyordu. Zalimi durdurmak için somut adımlar gerekiyordu. Ben bu yazıyı yazarken bazı ürünlerde İsrail’e ticari sınırlama getirildiği haberini öğrendim. Tepki güzel ama yeniden refah ayarında partilere koz vermiş oldunuz. Size bugüne kadar neredeydiniz den tutun kısıtlamayı kendilerinin baskılarıyla yapıldığının reklamını yapacaklarını akıllarınıza gelmedi mi? ben burada da reise bir itibar suikastı yapıldığını düşünüyorum.

İste tam bu noktada ticaret ve iletişim başkanlığının sessizliği ortamın gerilmesi acısından bir hayli etkili oldu. Zaten en büyük problemlerimizden bir tanesi de ticaret bakanlığının gerekli zamanda gerekli açıklamayı yapmaması.

 Tanıtım medyanın başında sosyal medya uzmanı olacağına 2016’dan beri acizlik içinde hiçbir algı operasyonuna karşı gelememiş bir tanıtım medya var. O koltukta sosyal medya uzmanı oturacağına bir avukatın ne isi var? Şöyle söyleyelim algıyı gören, algıyı çürüten, algıyı yöneten ve algı oluşturabilen bir medya iletişim birimi kurmak zorundayız. CHP ve saz ekibine asla oy vermeyecek, ekonomiye, algı operasyonlarına, istismar politikalarına göre pozisyon değiştiren, bazen statik, bazen agresif fakat son derece kırılgan 10 milyon civarı bir seçmen kitlemiz var...

Ve biz bu kırılgan seçmenin algı operasyonlarına maruz kalmasına hep sessiz kaldık. AK partinin tanıtım medya yok denecek kadar vasat. Algı operasyonlarını çürütecek bir mekanizma yok. Mesela, jakuzi yalanını ortaya attılar,  CHP’nin devraldığı belediyelerde işçileri nasıl attığını konuşulmaz hale getirdiler.

Turgut Altınok icraatlarını sıralarken Mansur yavaşın bir mal bildirimi iftirası günlerce Altınok’un savunma yapmasına sebep oldu.

Ya da bizden dediğimiz gazetecilerin İmamoğlu’nu görme duyma konuşma dedikten sonra gece gündüz İmamoğlu hakkında konuşmaları İmamoğlu’nu 2019 da olduğu gibi mağdur duruma düşürüp oy artışına sebep oldu.

Elâzığ depreminden sonra Çevre şehircilik bakanlığı ile iç isleri bakanlığı sahada destanlar yazarken biz İmamoğlu’nun kayak sefasını konuştuk.

6 Şubat depreminden sonra 1 yıl içinde devlet dünyada hiçbir ülkenin yapamadığı yapılanmayı yaparken biz bunu bile ANLATAMADIK.

Bakin size bir örnek vereyim Panama kanalının 2 kati büyüklüğünde kanal Mardin’e yapıldı hangimizin haberi var?

Ya biz daha 15 Temmuz’u anlatamadık. Evet 15 Temmuz’u. Reisin son teşkilat mensupları ile bayramlaşma anında Promteren tam “Yeise kapılmayın “dediği yerde teklemesi beni bir hayli uzdu. Tesadüf mü peki sizce?

Ak Parti hatalar serisine devam ederse ve mevcut kadrosunda revizyona gitmezse ANAP’laşma sürecine girmiş olacak. Özal’ı bitiren yakın çevresiydi, Reise yakın çevresinin etkisi ile ciddi hatalar yaptırıldı.

HER SECIM SONRASI OLDUGU GIBI AK Parti kadrolarından gelen açıklamalar genellikle “mesajı aldık, istişare ve raporlamalarımızı yapıp daha çok çalışacağız” çizgisinde oluyor

Hayır mesajı çok yanlış almışsınız. Siz hala seçimin, seçim otobüsleri ve asılan bayraklarla kazanıldığını, Erdoğan gölgesinde kimi aday koysak seçileceğini sanıyorsunuz.

Millet “sizden” çok çalışmanızı değil, istişarenizi yaptıktan sonra ayrılmanızı ve yerinizi taze kadrolara bırakmanızı istiyor

Yukarıda saydığım isimler ve sorumluların çalışması milletin hiçbir şekilde ilgisini celbetmiyor.

Celbetseydi oy vermeye sandığa giderlerdi.

Milletin partide kalmasını istediği tek kişi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.

REİS duy bu sesi!

Biz seni çok seviyoruz ve o son MYK açıklamandan, ben sizin etrafınıza çöreklenmiş kişileri söylememizi, konuşmamızı ve senin bunlardan kurtulman için desteğimizi, tepkimizi göstermemizi istiyorsun olarak anladım.

Şunu da söylemeden geçemem, karamsar olmaya gerek yok.

2023 itibariyle 150 milyar TL borcu olan bir İstanbul.

Kasasında para olmadığı için bütün taşınmazları satışa çıkaran ve SGK borcunu ödemeyen bir Ankara'nın yanına 33 şehir daha eklediler...

Yani CHP böyle giderse 2 yıl içinde 1994 benzeri bir duruma geçecek.

Film asıl şimdi başlıyor...