Bir Galatasaray sempatizanı ve yıllarını futbola ayırmış eski bir sporcu olarak, Galatasaray-Fenerbahçe maçında Engin’in yaptıklarından utandım, üzüntü duydum, kahroldum.
Üç büyük kulüp olmadan Türk futbolu olmaz.
İstanbul’un dışında da binlerce taraftarı olan Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray gibi büyük takımlarda futbol oynamak, forma giymek her sporcuya nasip olmaz.
Hak etmese de böyle bir şansı yakalamış olup, tutum ve davranışlarıyla o formaya layık olmadığını gösteren pek çok futbolcu gelip geçmiştir, bugüne değin...
Erzurum’daki futbol şölenini çirkinleştiren Engin de katıldı bu türden oyuncular arasına…
Sabıka dosyası hayli kabarık olan Engin’in uslanacağı yok anlaşılan…
O halde Avrupa Şampiyonu olmuş bir takımın başkanı ve teknik direktörüne düşen bir görev olmalıdır.
Alacakları karar Türk futbolu ve Galatasaray açısından çok önemlidir.
Futbol Federasyonu Ceza Kurulu, bu olayı sıradan bir olay gibi geçiştiremez, geçiştirmemelidir de…
Öyle bir ceza uygulanmalı ki, Engin ve onun gibilere örnek olsun.
Ders alsınlar, yani yaptığı çirkinliğin faturasını ödemeleri kolay olmasın.
Aksi halde yeşil saha terörü her maçta hissettirir kendini…
Gün gelir yıkar Türk futbolunun bendini…
Federasyon benzer bir olayla muhatabına 10 maç ceza vermiş.
Ülke futbolunun selameti açısından Engin’e 10 maç ceza vermek, yaptıkları karşısında hafif kalır…
O nedenle bir büyük sınav geçiriyor hem Futbol Federasyonu, hem de Galatasaray…
Bu tür oyuncularla Galatasaray Avrupa değil, Dünya şampiyonu olsa kıymeti yok.
Disiplin her alanda önemli bir kriterdir.
Sporcu, başkan, teknik direktör bir yana federasyon başkanı da olsan buna uymak zorundasınız.
Futbol ancak böyle kalkınır, böyle sevimli hale gelir.
Gerisi boştur ama asla hoş değildir.
Bu konuda önemli bir sınav verecek olan yetkililere kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe’den “Mor sümbüller” gönderelim istedik.
BİR EMNİYETÇİNİN BAŞARISI
Eski emniyet müdürlerimizden Mustafa Aydın’ı emekli olmak evine hapsetmeye yetmiyor…
Bir güvenlik şirketini yürütüyor Başkent’te…
Ayrıca değme ressamlara taş çıkaracak enfes tablolar yapıyor, sihirli fırçasıyla harikalar oluşturarak…
Bu da yetmemiş olmalı ki Çağın Polisi Dergisi’nin genel yönetmenliğini de üstlenmiş…
Derginin Ağustos sayısındaki köşe yazısında tarihi bir konuya değinmiş, Barzani’lerin ihanet öyküsünü inceleyerek…
Dergide Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Ali Erbaş da bir yorum yapmış…
Bu arada emekli bir meslektaşı olan şair, yazar Dr. Nedim Uçar’ın 8. Uluslararası Bursa Şairler Şöleni’nde birincilik kazanan enfes bir şiirine yer vermiş…
Her satırı çarpıcı bir içerik taşıyan şiiri okuyucularımızla paylaşmak istedim…
Sanırım okuyunca bana hak vereceksiniz…
***
- İlimin ışığında bir ömür boyu,
Dostun değerini bilendir insan.
Yoksul çorbasına katarken suyu,
Bir dilim ekmeği bölendir insan.
- Cahilin topluma çoktur zararı,
Alim olan verir doğru kararı,
Bilginin herkese varken yararı,
Hoşgörü içinde gülendir insan.
- İlimin gücü aşar yüce dağları,
İlimle pekişir gönül bağları,
Kardeşçe yürünen bütün çağları,
Sevgi hançeriyle delendir insan.
- Herkes yaptığını bulur anında,
Gizli sırlarını taşır yanında,
İlimle yüklenen dost kervanında,
Gerçek bilgilerle dolandır insan.
- Yaşarken tükenmez gönül darlığı,
Duyguyu yok eder dünya varlığı,
Kendinden yaparak fedakarlığı,
Verdiğiyle mutlu olandır insan.
- Nedim UÇAR der ki, el açma, ele,
Doğmak ayrı bir dert, ölmek çile,
İlmin kudretiyle varıp menzile,
Seven gönüllerde kalandır insan.
Meslekleri sertlik içerse de gönülleri kadife gibi yumuşak emniyetçilerimizden biri olduğunu gösterir satırlarıyla Nedim Uçar’a “Beyaz güller”, ona dergisinde yer veren eski Emniyet Müdürü Mustafa Aydın ise “Kırmızı güller” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
HALİT HOCA’NIN TALİHSİZLİĞİ
Ahmet Akkoç İlköğretim Okulu’nun çok yönlü ve aktif beden eğitimi öğretmeni Halit Çakan’ın başına, beklenmedik bir kaza gelmiş.
Evinin bahçesindeki ağaçların meyvelerini toplarken merdivenin acizliğine uğrayıp, düşmüş ve kolunu kırmış.
Bugün yapılacak operasyonla koluna platin takılacağı öğrenilen Halit hocaya, geçmiş olsun dilekleriyle “Itırlar” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
ADEM UĞUR’UN ACI GÜNÜ
Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Uğur’un değerli varlığı annesi Fatma Uğur, yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katılmış, önceki gün…
Cenazesi Salı günü Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde öğle namazından sonra toprağa verilmiş.
Adem Hoca’ya acısını paylaşır sabırlar, merhume Fatma anaya yüce Mevla’dan rahmet diliyoruz...