TÜVASAŞ’tan emekli Yılmaz Yavaşoğlu’nun anıları yazılsa, ciltlere sığmayacak bir kitap olur...
Demirspor onun hayatında önemli yeri olan bir kulüptür…
Demiryol-İş Genel Sekreteri Muammer Güneş’in başkanlığını yürüttüğü lacivert-mavili Demirspor, o dönemki teknik direktörü, camianın önde gelen eski futbolcusu Necdet Demirsel (Gandi) ile ilk kez Sakarya Amatör ligi şampiyonluğunu kazanmıştı...
İşte o günlerin fotoğraflarını getirdi...
Birinde Sakaryalı ünlü futbol adamlarının bir antrenör kursu sırasında Aspendos’ta çekilmiş fotoğrafı…
Diğerinde 1969-70 yılında Sakarya şampiyonu olan Demirspor’un Mithatpaşa (Dolmabahçe) stadında takviyeli kadrosu ile İstanbul Çapa Takımı ile yaptığı maçı öncesi kadrosu yer alıyor...
Kimler yok ki!
O dönemin tanınmış amatör futbolcuları olarak Karadenizspor’dan genç milli oyuncu Talat Yılmaz, Donatımspor’dan Hasan Kurtiç, Akyazı Ahırspor’dan Mikro Mustafa, Donatımspor’dan Nihat Başoğlu ve Zaim Eyisoy…
Bugün yerine Beşiktaş Arena Stadı yapılan o tarihi İnönü Stadı’ndaki maçla ilgili fotoğraf ve anılara Pazar günleri yayınladığımız Pazar Filemiz’de yer vereceğiz...
Halen Sakaryaspor’un unutulmaz kaptanı İsmet Kahyalı (Pıçır) ile Kerpe’deki evlerinde yazın ve kışın tadını çıkarıp emekli hayatı yaşayan Yılmaz Yavaşoğlu’na, istedik ki Pazar Filemiz’e gösterdiği ilgi nedeniyle Bizim Bahçe’den “İri bir demet lale” gitsin…
SREBRENİTSA’YA DAYANIR MI YÜREK!
Saraybosna ziyaretinden dönen bir dostla konuşuyoruz izlenimlerini…
Onun anlattıklarıyla, TV’den izlediklerimiz dayanılacak gibi değil…
Bu güzel memleketi yaşanmaz hale getiren Sırp canilerinin özellikle de Srebrenitsa katliamını seyreden başta bu büyük soykırıma yol veren Hollandalı askerler olmak üzere uygar (!) batı ülkelerinin vicdansızlığı, merhametsizliği gelince gözler önüne ekranlarda, o katil ruhlara duyulan nefret de yürek parçalıyor adeta…
Sıra sıra dizili kabirler başında ağlayan bağrı yanık Bosnalı anaları babaları, çoluk çocukları görünce, insanlık adına utanacağımız ve hüzünleneceği bir ortam oluşuverdi bir anda, izlerken o dramatik tabloyu ekranlarda…
Sanki o günleri yeniden yaşıyormuşçasına, dökülen gözyaşlarının ırmak olduğu topraklarda her acıya katlanıp yaşamlarını sürdüren, o güzel ruhlu insanlar ile onların mutluluğu için koca bir ömür tüketen Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç’e verdikleri olağanüstü mücadele nedeniyle hayranlık duymamak mümkün mü hiç!
Bakalım batılı ülkeler, dünyanın gözü önünde işlenen bu büyük soykırıma ne diyecek...
Hâlâ direniyorlar, “soykırım” dememek için…
Onlar demese de, diyecek bir yenilmez gücün tokadı er ya da geç inecektir tepelerine...
O mezarlar başında ağlayan mazlum halkın yürek yakan figanının çıkardığı yangını söndürecek gücün bir an önce devreye girmesi dileğiyle, kardeş Bosna’ya ve Srebrenitsa halkına acılarını paylaşır, sabır çiçekleri “Kırmızı güller” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…