Ülkenin huzuru için, hiçbir dönemde ve hiçbir partide taşın altına elini, belini, dilini değil, bütünüyle gövdesini koyan başka bir lider, başbakan, cumhurbaşkanı olmadı bu güne kadar Recep Tayyip Erdoğan dışında…

Silahların konuştuğu yıllarda kardeşi kardeşe düşüren zihniyetlerin oyununa gelip, toprağa düşen nice gencin yol açtığı acıların giderilmesi adına başlatılan barış süreci görüşmeleri, korkulanı başa getirdi aylar sonra yeniden…

Çok sabretti hükümet, bozulmasın diye barış süreci…

Gösterilen müsamahayı yanlış değerlendiren PKK ve uzantısı terör örgütleri İmralı’nın aksine barış sürecini baltalayan, kışkırtıcı tavırlarını katlayarak sürdürünce, koptu kıyamet ve sabır taşı çatladı...

Şimdi bunun faturasını ödemek hiç de kolay olmayacak.

Devletle çatışan PKK’yı, karşılanması zor hatta mümkün olmayan ağır bedeller bekliyor…

Onlar şehirlerde, ilçelerde kalleşçe saldırılarla bir yerlere varmak istese de, bu amansız çatışmanın galibi belli…

Uyuyan polisleri başından, çarşıya çıkan sivil kıyafetli askerleri sırtından vurarak kazanan ya da bugüne kadar kazanmış hiçbir illegal örgüt olmamıştır, olmayacaktır da…

Sabrı tükenen devlet ve şanlı ordumuz tecrübesiz askerler yerine, iyi yetişmiş, konusunda eğitimli, gözü pek ve vatın için canını vermeye hazır ekiplerle olayın üstüne gitmeye başladı…

Şehirleri de aynı anlayış içerisinde koruma altına alan güvenlik güçleri şehitler verse de zaman zaman, bu defa kesin sonuç almada kararlı olduklarını gösterir anlayış içerisinde gidiyor terörün üzerine…

Sağlanan uluslar arası destek de bu işin defterinin bir daha açılmayacak şekilde dürüleceği izlenimi veriyor...

HDP’yi beklemediği oranda milletvekili sayısıyla TBMM’ye taşıyan Güneydoğu ve Doğu illeri halkı, başlatılan ve konuşa konuşa belli bir noktaya getirilen barış sürecinin dağlarda ve şehirlerde çatışarak değil; Meclis’te konuşarak halledilmesini istiyor...

Bu arzusunu da, silahsız her ortamda gönül rahatlığıyla dile getiriyor...

Kim ki bu anlayışın dışına çıkar ve ülkeyi yeniden çatışma ortamına çeker, işte onun işi hem sandıkta, hem de dağlarda ve şehirlerde çok ama çok zor…

Halk son çatışmalardan hayli rahatsız…

“Ne oldu da bitime doğru hızla ilerleyen barış süreci bir anda patladı!”

Şimdi bu sorunun cevabı peşine takılan ve 7 Haziran seçimlerinde oyunu buna göre kullanan halkın artık canı burnuna gelip dayanmış bulunuyor...

Şu sıralarda dillendirilen “Erken seçim” beklentisi…

Ülkeyi hükümetsiz bırakıp kaosa sürükleyen, bunun yanında çatışmaları körükleyen iç ve dış düşmanlara karşı duyulan öfke, artık kabına sığmaz hale geldi...

Yeniden başlatılan çatışma ortamıyla sönecek ocaklar, ağlayacak anaların feryadını duyan yok mu!

Devletimiz, istemeye istemeye bu hayati sorunu kökünden halledecek bir girişim başlatmış bulunuyor...

“Kavgada yumruk sayılmaz” misali, kayıplar verse de bu defa geri dönülmesi zor bir çıkışla olayın üzerine giden güvenlik güçlerimiz, sadece sınır ötesi değil ülke içini de karıştırıp masum halka zarar vermek yoluyla ses getirmek isteyen kan emicilerin çan’ına ot tıkamak amacıyla ve kararlı şekilde çıktı yola…

Böyle olmaması için yapılan her girişim ve tanınan her imkanı kötüye kullanan bir üst aklın elinde oyuncak olan terör örgütü, ne yazık ki Güneydoğu illeri halkına da acımıyor...

Yapılan her yatırımı engelleyen, enerji hatlarını yıkan, barajları tehdit eden, insanları kaçıran, araçları yakan-parçalayan bir çeteleşme hareketi “hak savunuculuğu” aldatmacası karanlığın aydınlığa, savaşın sulha en yakın olduğu bir dönemde bir kez daha ortaya çıkarak barış ümitlerini dinamitledi…

Dileğimiz ve beklentimiz; ülkemizin her türlü enerjisini sömüren bu büyük kavganın bir an önce bitirilip, huzura kavuşmuş bir toplum olmasından yanadır...