Mübarek Ramazan ayı gelince, yapılır medyada ne yenilip ne içilmeyeceğine yönelik uyarılar…
İnsan bırakın tercih yapmayı, zararsız-katkısız yiyecek içecek bulmakta zorlanır oysa…
Ne hikmetse sudan yorumlarla okuyucuyu meşgul eden yazar -çizer takımı son yıllarda sadece ilimizde değil, ülkemizde de alıp başını giden kanser vakalarına ve adeta kanser üreten yiyecek içeceklere değinmezler, bir türlü…
Hacettepe Üniversitesi bu konuda tüyler ürperten bir tablo yayınlamış...
Araştırma sonuçları bir felaket!
“Piyasada satılan hazır gıdaların insan sağlığını ciddi biçimde etkileyen katkı maddeleri ihtiva ettiğine” yönelik çarpıcı, bir o kadar da ürperten sonuçlar çıkmış ortaya…
Medyanın bu konudaki kayıtsızlığı dikkati çekmiş...
Hepsi birer kanser deposu olan yabancı menşeili gazlı içeceklerden, ünlü firmaların bisküvilerine ve ketçap denilen “lezzetli zehre” varıncaya kadar zararlı ve zararsız katkı maddelerinin nelerden ibaret olduğunun halka açık biçimde anlatılması, artık kaçınılmaz bir hal almış bulunuyor...
Hastanelerin her gün artan kanser vakalarıyla dolup taşması, bu hayati konuda başta devlet olmak üzere, üç günlük dünya menfaati için milyonlarca insanın sağlığıyla oynayan, doymak bilmez gıda tröst’lerine karşı yapılması gereken uyarı, ceza ve türlü yaptırımlar neden hayata geçirilmez, anlamak mümkün değil!
Numaralarla ifade edilen yasak ya da yasak olmayan katkı maddelerini, halkın rahatça öğrenebileceği ve de görebileceği şekilde düzenlemek, bunu yasal hale getirmek zor mudur!
Karınca gibi rakamlarla bu hayati konuyu geçiştirenlere yol verilir anlayışı, belli ki işin içindeki baş suçludur…
Ünlü markalara ait katkı maddeli yiyecek ve gazlı içecekler Batılı ülkelerde yasaklanırken, bizde at oynatmalarının altından kalkmak, sanıldığı gibi hiç de kolay olmuyor anlaşılan...
Sebep olduğu hastalıklarla hastaneye düşen insanların ahı eninde sonunda yakalayacaktır onları deyip, halkımızı ve okuyucularımızı uyaralım istedik bir kez daha…
NOT: Ayrıntılı bilgi, Hacettepe Üniversitesi’nin web sayfasından edinilebilir.