Ada Fikir Kulübü Üyesi Sadi Tanış, önceki akşam ilin siyasal, kültürel, sosyal ve sportif açıdan kalbinin attığı bir farklı mekan olarak bilinen Çark Mesire’de, Mustafa Topkara’nın tıpkı Şeker Fabrikası bahçesinde kesilen kavak ağaçları misali, tamamıyla yanlış bilgiye dayanarak ve araştırmadan yapılmış yorumunu okudu...
Duyunca şaşırdım ve tepki gösterdim.
Bu konuda sadece konuşan değil, ne düşündüğünü Gezi eylemlerini ilk günden itibaren köşesinde ele alıp değerlendiren biri olarak, en koyu muhaliflerden bile övgü alırken, nasıl olur da üç hafta bekleyip, ondan sonra konuşmaya başlarım.
“Topkara’yı ve bu konuda onu yanlışa iten, masa başı değerlendirmeler yapmasına yol açan arkadaşını kınıyor ve asılsız yazısına katılmadığımın altını çiziyorum.
Orada bulunup da ilk günden itibaren aleyhte, lehte çata çat konuşup tartışanları suçlamak doğru olmadığı gibi üzücü de…
Onların tüm görüşleri ilk günde ne ise, son güne kadar da hiçbir değişime uğramadı…
Herkes inandığı doğrular üzerine yorum yaptı…
Herkesin tepesini attıran yorumu dolayısıyla, Topkara’nın Çark Divan’a bir özür borcu olduğunu belirtmeden geçemem…
Öyle ki AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ailece gece gündüz koşturan bir dostumuz, hemen daha işin başında ortalığı sükunete taşıyan bir dil kullanmak yerine, toplumu geren sözlerinden dolayı, Gezi Parkı’na gidip eylemcilere destek vereceğini söylerken, başlangıçtaki görüşü ne ise sonunda da aynı duyguları taşıyor...
Değişen, değişime uğrayan bir şey yok…
Hal böyle iken, Çark Divan sakinlerini ucuz bir polemiğin konusu haline getirmek, Topkara’ya yakışmadı.