İnsanlar farklı düşünen varlıklardır… 
Herhangi bir konuda benzerlik arz etse de fikirleri, zaman zaman örtüşmeyebilir de...
Siyasetçi, sanatçı, sanayici, gazeteci arasında yaşanılan tartışma ve atışmalarda amaç, fikirlerin çarpışmasından doğruyu yakalamak olmalı…
Bunu yaparken de karşıt görüşler ileri süren bir kişiyi kendisi gibi düşünmediği için yerin dibine sokmak, yüreklerdeki hazımsızlığın sayfalara, dillere yansımasıdır.
“Ben onun görüşüne katılmıyorum, işin doğrusu bana göre şöyle olmalıydı” demek varken, haberin taraflarına hakaret edercesine saldırıya geçmek, tahammülsüzlüğün dik alası olsa gerek…
Böyle yorumları ve bu doğrultuda yapılanları doğru bulmadığımız gibi; gerginliğe yer açacak, cevap hakkı doğuracak suçlamaları da beraberinde getireceğinin altını çizmek isteriz.
O nedenle hoşlarına gitmeyen haber ve yorumlara kafadan dalıp olayın kahramanlarını suçlamak başta gazeteci olmak üzere, yazan, çizen, yorum yapan kim olursa olsun herkese itibar kaybından gayri bir şey kazandırmaz.
Bu doğrultuda örnek çoktur…
Yerel gazeteleri okumak yeterlidir…