Atatürk Parkı şehrin yüreğine oturmuş.
“Adapazarlı’yım” diyen herkesin gönlünde farklı hatıralar oluşturan bir yeşillik otağıydı 1950, 60 ve 70’li yıllarda…
Değişim ve dönüşüm onu da vurdu zamanla…
Buna bağlı rant anlayışı girince işin içine, ne o güzelim özelliği ne de görsel güzelliğinden eser kaldı geride…
O yıllarda parkın tek lüksü aralıklı konulan banklardı…
Parkın o yalın hali, gelip giden, oturup dinlenen, geceleri çalışacak saha bulamayan sporcuların idman yaptığı uğrak yerleriydi…
Havuzunda sular şakırdar, ağaçlarında kuşlar…
Zamanla buraya da el atıldı…
Kültür merkezi, ticari mekanlar beraberinde yozlaşmayı da getirdi.
Derken bu günlere gelindi, çalkantılı bir şekilde…
Şimdi yeni bir dönem başlıyor parkta…
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, bunu “Şemsiyeli Park’ın dönüşü” olarak açıkladı.
İsmi dahi güzel…
Tebrik etmemek mümkün değil Başkan’ı.
Tamamını olmasa da büyük bölümünü yeniden halkın istifadesine açacak.
Parkın caddeye bakan yüzüne oturmuş bir kan çıbanı görüntüsü veren fastfood mekanı ile benzer işyerleri yıkılıp, halkın yeniden oturup dinlendiği, çay içip sohbet ettiği o eski şemsiyeli park, geri dönüyormuş.
Gel de buna sevinme…
Yapılan hizmette tek kusur, Mado firmasının işine devam etmesi…
Bu kadar kusur, derler ya kadı kızında da olurmuş.
Ülkenin önde gelen marka firmalarından birinin orada olmasının ve ortaklarının kimlerden oluştuğunun hiçbir önemi yok.
Bunca yaygaraya da gerek yok.
Halk tercihinde serbest…
İster gider orda oturur keyfinde yer içer, ister gelir çay bahçesinde demlenir bir bardak çayın lezzetinde…
Yeter ki gençliğimizin tüllendiği o güzelim gecelerin mekanı Şemsiyeli Park geri dönsün.
Derler ya “Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”
Bakma kuru gürültüye Başkan, yürü git yolunda.
Elbet girenler vardır bu doğrultuda koluna…
Bu doğrultuda kolaylıklar dileğiyle Zeki Başkan’a “Leylaklar”, aksi görüşte olanlara da inatlarından vazgeçmesi adına “Fesleğenler” gönderelim istedik…