Buram buram menfaat ve siyaset kokan bir yaklaşımla, ilçede başlatılan çalışmaları görmezden gelip, yangın çıkarmaya kalkan bir grup, Sapanca’da düğmeye basmış, “Hizmet alamadıkları” bahanesiyle…
Yaşadıkları ilçenin Kocaeli’ne bağlaması ümidiyle, cılız da olsa seslerini yükseltmeye çalışıyorlar...
Amaçları, beklentileri “ilçenin daha bayındır, turistik çeken ve yaşanılır olması” değil...
Kuzey kıyıları yapılaşmaya açılan gölün Sapanca kıyıları da imara açılsın isteniyor…
Umurunda değil koca bir ilin içme suyu olarak kullanılan o güzelim gölün kirlenmesi!
Deseler ki “göl elden gidiyor, durdurun kıyılardaki yapılaşmayı”, kalkıp alkışlayalım ve gerekirse Kocaeli’ne bağlanma işine destek verelim...
Ama “amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” ise kusura bakmasın efendiler, yapılan eylemin, asılan afişlerin hiçbir önemi yok, olamaz da!
Bir nefeslik mesafedeki Sapanca Gölü tepeleri yeşil alanlarıyla ilin göz bebeği konumundadır…
Sanırım hak ettiği hizmete, bu gün yetersiz olsa da kısa sürede ziyadesiyle kavuşacaktır…
Bu şirin ilçeyi elimizden alıp Kocaeli’nin kucağına bırakmak isteyenlerin hevesleri de kursağında kalacaktır böylece...
Biz bu konuda Başkan Aydın Yılmazer’e ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’na güveniyoruz...
Bu düşüncelerle Sapanca’ya hizmet edecek yetkili yetkisiz, özel resmi, tüm kurum ve kuruluşlara Bizim Bahçe’den “Leylaklar” gönderelim istedik…
DEREYİ GÖRMEDEN
Büyük Birlik Partisi ile ittifak edip seçimlere giren ve “7 Haziran’da umduğu ile değil de bulduğuyla yetinmek zorunda kalan Saadet Partisi, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olup gömülürken sessizliğe, sanırım ‘Biz nerde hata yaptık’ sorusuna cevap aramakla meşguldür” diyenleri fena halde yanıltacak bir çıkışla gündeme geldi yeniden…
İl Başkanı, vefalı Saadetçi Eyüp Yıldırım der ki, “Erken seçim iyi bir tercih değil ama olursa millet Saadet Partisi’ni bu defa Meclis’e yollar…”
Siyasette bir söz vardır, bütünüyle doğru olan; “Büyük lokma ye büyük laf etme…”
Sandık her ne kadar sürprize açık bir kutu olsa da bazı koşullar vardır, önceden nasıl ve ne şekilde tecelli edeceği elli olan…
Bugünkü siyasi tablo ufak tefek farklılıklar gösterse de sonuç pek değişmiyor…
Değişseydi eğer hükümet kuracak çoğunluğu yitiren AK Parti hâlâ hükümet ediyor olmazdı…
“Ümit fakirin ekmeği, ye yiyebildiğin kadar” deyip, dereyi görmeden paçaları sıvamak, mahcubiyetten gayri bir şey getirmez siyasetçiye…
Efendi ve inançlı bir siyasetçi olarak yüzdüğü denizde Eyüp Yıldırım’a kara görünmese de, kulaç atmada kolaylık sağlayan “lilyum çiçeği” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
HÜSEYİN OCAK VE GÖRÜNMEZ KAZA
Sakaryaspor’un eski fakat eskimez idarecilerinden biridir, ünlü spor adamı, Ankara Gençlerbirliği’nin efsane Başkanı İlhan Cavcav’ın eniştesi, uncu Hüseyin Ocak…
Sapanca’da kaldığı sitenin havuzuna girmiş geçen hafta…
Uzun süre yüzdükten sonra, birden suyun içinde bocalamaya ve su yutmaya başlamış…
Etraftan Ocak’ı suyla şakalaşıyor sanan bir komşusu görmüş…
Bakar ki işin şakaya gelir yanı yok, son anda atlar suya ve Hüseyin Ocak’ı çıkarıverir havuzdan…
Neden sonra Ocak’ın iki ayağına birden kramp girdiği ve boğulmak üzere olduğu anlaşılır…
Görünmez kaza işte buna derler…
O gün bugündür havuzun kenarından bile geçmeyen Hüseyin Ocak’a geçmiş olsuna gelen ziyaretçi sayısı da artmaya devam ediyor...
Bizim bahçe’den “Dua çiçeği” gitsin istedik, Hüseyin Ocak’a, geçmiş olsun dileğiyle…
TSYD KARTLARI
Türkiye 1., 2. ve 3. Liglerinin başlamasına sayılı günler kaldı…
Çalıştıkları kurum adına maçları takip edecek spor muhabirlerinin “müsabaka giriş kartları ve boyun tanıtım kartları” ile ilgili dokümanlar temsilciliğimize gelmiş bulunuyor…
Geçen sezonki aksaklıkların tekrarlanmaması ve gerek giriş gerekse de boyun kartlarının zamanında ve eksiksiz gelebilmesi için, müracaatların bir an önce yapılması gerekiyor…
Bu konuda tüm spor müdürlerinden, Futbol Federasyonu ve TSYD’nin kart alma koşullarına uygun muhabirlerini tespit ederek, bir an önce form doldurup temsilciliğimize ulaştırmaları isteniyor…
Bu doğrultuda hareket edecek gazetelerin spor müdürlerine, kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe’den “Begonyalar” gönderelim istedik…