Dün Atatürk Stadı’nda nefes kesen lig mücadelesine tanık olduk. Sakaryaspor’un rakibi kendisi gibi düşme hattında bulunan Karadeniz ekibi Ünyespor idi.
Bu karşılaşma ile ilgili geniş yorumu yarına bırakalım.
Gelelim kısa bir değerlendirmeye.
Baştan sonra yenilenen güçlü rakibi Ünyespor’u, yeşil siyahlılar kelimenin tam anlamıyla elinden kaçırdı denilebilir.
Necmettin Hoca kısa sürede maç kazanacak bir takım oluşturmuş.
Ortaya koydukları olağanüstü mücadeleye final vuruşlarını da ekleyebilselerdi, üç puanla ayrılmaları içten değildi.
Sakaryasapor bu sezon hiçbir maçta bu kadar gol pozisyonu bulmadı.
Kaleci Harun’da en rahat maçını oynadı.
İlk defa ve 90 dakika boyunca maçı alabileceğimiz duygularıyla bitirdiğimiz bir karşılaşma oldu.
Düştü gözüyle bakılan bir ligde taraftarların deyimiyle ölmediğimizi gösterir bir oyun ortaya koyan yeşil siyahlı gençlere, inanmışlığın devamı adına Bizim Bahçe’den şans çiçeği ‘papatyalar’ gönderelim istedik.
ALAATTİN HOCANIN AÇIKLAMASI
Geçen hafta sonunda sabah namazı öncesi yapılan hatmi takip eden cemaatin soğuktan üşüdüklerini yazmıştık, bir ince sitem olarak…
Orhan Camii İmamı Alaattin Beşel hoca bu konulara karşı son derece hassastır.
telefonla aradı sıcağı sıcağına…
Der ki,
“O gün ısıtma sisteminde bir arıza meydana geldi. Kısa sürede giderildi.
Bir günlük boşlukta bırakın cami cemaatini, biz de üşüdük.
Zaman zaman böyle arızalar oluyor.
Yoksa her sabah belirli bir saate kadar camimiz alttan ısıtılıyor.”
Alaattin hocanın duyarlığına, ciddiyetine ve olayı kısa sürede aydınlatan sorumluluk anlayışına, gel de iri bir demet “Lale” gönderme…
UNUTULMAZ HOCA ALİ ÖZELLER’İN SELAMI…
Ticaret Lisesi’nin Münir Tüzcan’dan sonraki okul müdürü, unutulmaz edebiyat hocası Ali Özeller idi…
Birkaç yıl öncesine kadar her yıl Mayıs ayı sonunda gerçekleşen ve geleneksel hale getirilen “Ticaret Lisesi Mezunları Gecesine” katılıyordu.
1965’li yılların sonuna doğru ayrıldığı okuldan Zonguldak Ticaret Lisesi’ne atandı, yine müdür olarak…
Sonra da emekliliğe koştu…
Şu sıralarda Adana’da yaşıyor, yaşı dalyaya yaklaşıyor.
92 yılı geride bırakmış,…
Sakarya’da onun mesai arkadaşı olarak yaşayan kadim dostları var.
Nurettin Bayramoğlu, Muattar Kuzuoğlu, İlhan Erkent ile İstanbul’da yaşayan Özden Behsaç gibi değerli hocalar bunlardan yalnızca birkaçı…
Uzun süredir hastalıkla boğuşuyor diye biliyorduk.
Telefonla aradık.
Hastalığı telefondaki sesinden de belliydi.
“Çok makbule geçti Zeki telefonun” dedi.
Duygulandı, duygulandırdı…
Sesi derinden geliyordu…
Sanki yarın veda edecekmiş gibiydi…
Hayat dolu dolu yaşadı.
Hep güzel şeyler yaptı.
Yaşamını o duygular içerisinde renklendirdi.
Ali Özeller, “Beni unutmayıp arayan talebelerime ve meslektaşlarıma selamımı iletiniz” diyordu.
Arzusunu yerine getirelim istedik.
Unutulmaz hocamıza sağlık dileğiyle Bizim Bahçe’den şifa çiçeği “Itırlar” gidiyor.
DÜZCELİ BAŞKANIN ÇABALARI YETMEDİ
Sakaryaspor tarihine başarılı yönetimiyle değil de, istenmeyen Düzceli başkan olarak geçen Adapazarı Belediyesi eski başkan yardımcısı ve Sakaryaspor eski başkanı Selahattin Aydın, kıramayacağı dostlarının ısrarıyla kendi döneminden olup da bugün çeşitli yerlerde olan eski futbolcuları arayarak, Sakaryaspor’un hal-i pür melalini anlattı ve onlardan destek ile iyi niyet beklediğini söyledi.
Pek çoğu Selahattin Aydın’ı dinledi ve olumlu cevap verdi.
Ancak inatçı tavırlarını sürdürüp giydikleri formaya şaşı bakan bir anlayış sergileyerek hem kendilerini hem de Sakaryaspor’u yakan 5 futbolcu ‘evet’ demeyince, Düzceli başkanın girişimleri de boşa çıktı ve Sakaryaspor gençleriyle baş başa kaldı.
Bir zamanlar “Düzceli başkan istemiyoruz” diyerek küstürülen Selahattin Aydın’ın, konu Sakaryaspor olunca koşup gelmesi onun yeşil siyahlı takıma karşı duyduğu sevgi ve saygının hala sıcaklığını koruduğunu göstermesi yönüyle de önemli olsa gerek…
Ortaya koyduğu olağanüstü çaba yetmese de Selahattin Aydın’ın yardım istendiğinde koşup gelmesi, ona yakışan bir tutum ve dahi davranış oldu.
Bu nedenle bazıları istemese de hep istenen bir başkan olarak spor severlerin gönlünde yerini alan Selahattin başkana, Bizim Bahçe’den “yeşil siyah laleler” gönderiyoruz…
