Futbola artık, “zaman tüketen eğlence” gözüyle bakılmıyor.
Bir sanayi kuruluşu, bir ticarethane, bir reklam-propaganda aracı ve heyecan kaynağı olması nedeniyle, farklı gözle bakılıyor günümüzde…
Sadece ülke içinde oluşturduğu sinerji ya da enerji değil, uluslar arası turnuvalar nedeniyle dünyaya açılan etkili bir propaganda ve mali kaynak aracı, farklı bir meslek olarak, profesyonel spor aleminde yer alabilmek, bugün kıyasıya bir rekabet ve yarışmayı da getiriyor beraberinde…
Televizyon, bilgisayar ve benzeri iletişim araçlarının bu çılgın süreçte oynadığı rolden dolayı, dünyanın her yerinde izlenir ve takip edilir hale geldi futbol karşılaşmaları…
Turizme, ekonomiye kısacası bütünüyle hayata getirdiği inanılmaz kazanımlardan yola çıkan ülkeler ve iller, futbol kulüplerine inanılmaz yatırımlar yapıyor ve büyük önem veriyor…
Sakaryaspor ise bu büyük potansiyelin dışında, ölüm kalım mücadelesi veriyor, mazisine bakılmaksızın…
Her yıl bir alt lige düşerek, sürdürdüğü yaşam mücadelesini ölümle sonlandırmamak adına yapılan girişimlerin bir yenisi, önceki akşam Köfteci İsmail’de gerçekleşti…
Erdinç Şehit ve Yavuz Köprülüoğlu’nun organize ettiği geceye, 30’un üzerinde eski yönetici katıldı.
Gecede yapılan görüşmelerin medyaya yansımasını istememişler...
Haklılık payları yüksek…
Zira bu konuda eline kalem alanın ahkam kestiği bir günde, girişimin önü kesilebilir.
Güzel gelişmeler olduğu üzerinde duruluyor…
Öyle olmasaydı, bir daha toplanmak için karar alınır mıydı…
Şimdi gözler Salı gününe çevrildi.
Rizespor ve Kayseri Erciyesspor gibi Süper Lig’e terfi eden kulüp başkanlarının maddi ve manevi açıdan neler kazandıklarını açıklayan sözleri sağlıklı bir değerlendirmeye tabi tutulursa, ne demek istediğimiz kolayca anlaşılabilir…
Valisi, belediye başkanları, sivil toplum örgütleri, sponsor firmalar ve gönüllü yöneticileriyle kulüpler, Süper Lig ile birlikte kazanılacak girdilerle, futboldaki başarının ve Süper Lig’in nimetlerini anlata anlata bitiremiyorlar, şu sıralarda...
Birinci ligde oynayan kulüplerin illeri de “birinci sınıf” olarak ülkenin gündeminden düşmüyor hiçbir zaman…
Biz ise hala kısır çekişmelerin kucağına yuvarladığımız, bu ilin marka değeri Sakaryaspor’a sırtımızı dönüp, ölüme giden yoldaki çırpınışını seyre daldık gidiyoruz...
Kalkınması adına kılımızı kıpırdatmıyoruz…
Yazık hem de çok yazık…
Futbolun gücünü, etkisini; bilmem bu ile daha nasıl anlatabilelim, şaşırıp kaldık!
Biline ki Sakaryaspor, onun sırtından ticarete soyunanlara bırakılmayacak kadar büyük bir güçtür...
İşte bu gerçeği bir anlayabilsek ya da anlatabilsek, sorun kalmayacak…
Ne yazık ki şehrimiz, saçından tırnağına hala bu büyük potansiyelin varlığından habersiz…
Aksi olsaydı, bugünkü gibi her açıdan yerlerde sürünür müydü koca takım...
Gelin verelim el ele…
Sakaryaspor, Rizespor’dan da, Erciyesspor’dan da değerli bir kulüptür.
Onu elimizle boğmayalım.