Deprem konusunda yaşadığı acı olayları unutmuş değil ilimiz...
Hani derler ya, eşekten düşenin halinden ancak eşekten düşen anlar, diye...
İşte öyle bir şey bizimkisi...
Van-Erciş çevresini harabeye çeviren 7.2 şiddetindeki deprem, bizi 17 Ağustos 1999 sabahına götürdü bir kez daha...
Mini mahşer günü gibiydi ortalık...
Televizyon ve gazetelere yansıyan görüntüler, işte o gece ve günü hatırlatır gibi oldu, yıllar sonra...
Kızılay'dan İHH'ya, esnaftan tüccara, sanayiciden işletmeciye, siyasetçiden sivil toplum örgütlerine, üniversiteden belediyelere kadar Sakarya'da toplum adeta ayakta.
Güneydoğu'da soğuk gecelerde enkaz altında inim inim inleyen yurttaşlarımıza, herkes kesesine uygun bir plan ve program içerisinde yardım için ayağa kalkmış bulunuyor.
Bizim milletimiz böylesine zor ve sıkıntılı günlerde birbirine yardımda misli görülmemiş fedakarlıklarda bulunur daima.
Yine öyle olacağını gösterir bir heyecan var, tabandan tavana uzayan.
Hele yardımın nereye, nasıl ve ne şekilde yapılacağı konusu bir kesinleşsin, görün siz Sakaryalılar'ın konuya gösterdiği hassasiyeti.
Böyle olup da, içi içine sığmayan yardımsever Sakaryalılar'a, Bizim Bahçe'den gidecek çiçeğin cinsi elbette "Orkide" olacak.

KAPTAN, BURASI CAMİ Mİ?
Tozlu Cami ibadete açıldı.
Civar esnaf, ezan okunmayagörsün.
Soluğu, içerisinde bitime yönelik çalışmaların yapıldığı camide alıyor.
Saflar giderek sıklaşıyor, bu nedenle...
Tozlu Cami, bu konuda büyük bir eksikliği giderecek görünüyor.
Dışarıdan bakıldığında hala, "Burası nedir?" diyen kişilerin olması düşündürücü...
İşte böyle bir olayla karşılaştık dün öğle vakti, ezanla beraber...
Bankomata parayı yatırıp park eden yabancı plakalı otomobilin sürücüsü, "Kaptan, burası cami mi?" diye sordu yanındakine...
Vakıf Başkanı Tarık Pekerken, elini çabuk tutup camiyi tanıtacak minareyi dikmediği sürece, böyle sorular gelecek gündeme anlaşılan.
Bir de içeride sürüp giden tamirat var, cemaati sıkan.
Bu iki konuda vakıf yönetimi, elini çabuk tutsun isteniyor.
Müftülüğün vakfa yardımı ne ölçüdedir bilemeyiz.
Ancak bilinen bir şey var ki, o da bu güzel eserin bir an evvel tam teşekküllü olarak ibadete açılmasının istendiğidir...
Bu doğrultuda vakıf yönetimine, kolaylıklar dileğiyle "Manolyalar" gidiyor Bizim Bahçe'den.

 

ERDAL TAŞKIN İDDİALI
Bir yeni çalışmanın peşine takılmış Erdal Taşkın.
İddialı mı iddialı.
Dışarıdan milyonlarca döviz harcanarak getirilen, Demiryolları için hayati önem taşıyan bir bağlantı elemanının yerli üretimine yönelik, kapsamlı bir hazırlık içerisinde bulunuyor.
İthal edilenden daha kaliteli ve çok daha ucuz üretimi pazarlamak için yollara düşen Erdal Taşkın'ın, heyecanı kabına sığmıyor.
Bir ara Demokrat Parti'de eski Genel Başkan Süleyman Soylu'nun en yakınındaki politikacı olarak Anadolu'da basmadık yer bırakmayan Erdal Taşkın, bu defa son derece iddialı bir ürünü pazarlamak için düşmüş yollara...
Ama önüne çok büyük engeller konuyor.
Memleketin menfaatini kendi çıkarına tercih eden bir anlayışla savaşıp mücadele etmek ve sonuca ulaşmak ne kadar zor olsa da eninde sonunda başaracağına inanan Taşkın'a, bu zorlu maratonda kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe'den, şans çiçeği "Papatyalar" gönderelim istedik.

 

MARİFET İLTİFATA TABİ
Bu şehrin Fahri Müfettişi’nin gözüne batmıştı caddelerdeki işgaller.
Bu nedenle ‘SOKAKLAR KİMİN?’ diye sormuştu.
Bahse konu şikayet nihayet yetkililerce ele alınıp giderilmiş.
İşyerlerinin önünü kendilerine ait kılan levhalarla kapatan firmalar, bunları kaldırmış.
İşte bu nedenle teşekkür ediyor yetkililere bizim fahri müfettiş.
Hani derler ya, marifet iltifata tabidir, diye...
Bu moral, belediye yetkililerine adeta doping olmuş anlaşılan.
Müfettiş der ki,
"Sağ olsunlar. İşgali sona erdirmişler, levhaları kaldırmışlar. Artık o işyeri sahipleri de diğerleri ile eşit hale gelmiş. Ne güzel…"
Bizim yaman fahri müfettiş adına, sokaklardaki sıkışıklığı gidermesi nedeniyle yetkililere iri bir demet "Mimoza" göndererek Bizim Bahçe'den, iltifata katkı sağlayalım istedik.

BU ÇUKUR KAPATILSIN
Üniversite Merkez Kampüs’e giden yol üzerinde bulunan Havana Cafe önünde bir rögar kapağı, etrafı çukur, onarım bekliyor.
Burası tehlike arz ediyor.
Süratli gelen bir araç, özellikle akşam saatlerinde çukura düşerse bir büyük kazanın olacağı kesin.
Hiçbir ikaz levhası da yok, üstüne üstlük.
Açılan çukur ne kadar süre açık kalır bilinmez ama buna bakarak kazalar geliyorum diyor inanın.
İkaz bizden olsun.
Sonunda uyarılmadı denilmesin.
Tez elden kapatılsın çukur.
Yanmasın canlar, akmasın kanlar.
Bu konuya ilgi gösterip süratle çukuru kapatacak olan ekibe Bizim Bahçe'den gidecek çiçeğin cinsi, olay sonrası tespit edilecek elbette.
Onun için sonucu bekliyoruz.

İBRAHİM KAMİL EMEKLİ OLDU
Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Y. Doç. Dr. İbrahim Kamil emekliye ayrıldı.
İbrahim Hoca'ya mesai arkadaşları, düzenledikleri bir yemekli akşamda veda ettiler.
Duygusal konuşmaların yapıldığı gecede Fakülte Dekanı Prof. Dr. Salih Şimşek, emekliliğin tadını çıkarması ve bundan sonraki yaşantısında başarılı olması adına, Yrd. Doç. İbrahim Kamil'e teşekkür edip, bir hatıra plaket takdim etti...
Sevilen eğitimciye, sivil hayatta başarılar dileğiyle bir demet "Yasemen" de Bizim Bahçe'den gitsin istedik, hatıra olarak.