Futbolun son yılları, ülkemize ve sporun ruhuna uymayan taraftar kitlesiyle sayısı hayli fazla ve de istenmeyen olaylarla geçip gitti…

Spor; kardeşlik, heyecan, mutluluk kaynağı bir etkinliktir aslında…

Kazanmak, kaybetmek ya da berabere kalmak gibi bir sonuç çıkar ortaya…

Bu üç sonuca açık olmayan gönüllerin bundan etkilenmesi menfi, aksi ise müspet izlenimler oluşturur...

Gel gör ki neredeyse son çeyrek asırda karşılaşma sonuçlarına katlanmasını bilmeyen bir taraftar grubu oluştu...

Terör ve holigan gibi sevimsiz terimler girdi futbol lûgatına…

Galibiyet halinde sevinmenin, mağlubiyette üzülmenin aşırılığı nedeniyle bu güzel sporun tadı kaçtı bir kere…

Geri gelmesi de böyle sürüp giderse, anlaşılan hayli zor olacak…

Beşiktaş şampiyonluğu için Boğaz’ı trafiğe kapatan görüntü, ifrata yönelik en çarpıcı örnek olurken; biri erkek, diğeri kız iki gencin bacaklarına mal olan kutlama, bir değil bin şampiyonluğa bedel olsa gerek…

Sakaryasporumuz’un hem futbolda hem de basketbolda şampiyon olmasının ardından yapılan kutlamaların, benzer olaylara yol açmaması ilimizin şansı olsa gerek…

Kaybedenin, dünyanın sonuymuşçasına üzülüp yıkıldığı, kazananın sanırsınız dünya ya da Avrupa şampiyonu olmuş gibi ifrata kaçtığını gösteren manzaralar oluşturması, sporun centilmenlik ruhuyla bağdaşır görüntüler değildir asla…

Diğer illerde şampiyon takımlarını karşılayan taraftarın yol açtığı çok sayıda üzücü olaylar bir yana, Türkiye Süper Ligi’nde yıllar sonra Eskişehir gibi güçlü ve de favori bir ekibi penaltılarla da olsa geçip şampiyon olan Göztepe’nin ve İzmir’in sevinci, bize ulaşan haber ve görüntülere göre olaysız ve hasarsız atlatıldı...

Bu da Sakarya’nın evladı Yılmaz Vural’ın şansı olsa gerek…

Göztepe’yi bu açıdan da kutlamak istiyorum…

Sarı kırmızılı takımın, iki şampiyonlu ilimize bir üçüncü şampiyonluk taşıması, sevindirici olmuştur...

Bu mutlu tablonun iki açıdan önemi vardır…

Biri kardeş kulüp olarak her zaman ve her yerde tribün birliği oluşturması…

Diğeri Yılmaz Vural gibi bu şehrin ve Sakaryaspor’un aşığı bir teknik direktörün Göztepe’nin zaferinde önemli pay sahibi olması…

Yazımızın başında belirttiğimiz gibi futbolda ülke olarak istikrarı yakaladığımız zaman, geçici başarıların getirdiği istenmeyen olaylarla çığrından çıkan ilkel gösterilerin de sonu gelmiş olacak...

Göztepe-Sakarya kardeşliğinin ve kardeş şehir olmanın kazanılan başarıyla taçlandırılması, her iki il açısından da ayrı bir sevinç kaynağı olmuştur, hiç kuşkusuz…

Bu güzellik ve de özellik, şampiyonlukları daha da anlamlı kılmıştır...

Yılmaz Vural ve ekibine olduğu kadar, yeşil siyahlı dünyaya şampiyonluklarının hayırlı ve kalıcı olmasını diliyorum…