Geçen hafta yaşadığımız küçük ölçekli deprem ikaz anlamında, yani büyük depremler yaklaşırken adım adım uyarı olarak ele alınmalı ve üzerine gidilmelidir…
İzlenen bir korku filmi gibi gelip geçiverdi 5.8’lik deprem…
Depremi kazasız belasız ve dahi sıkıntısız atlattık deyip unutmak ve alınması gereken önemlere sırt dönmek bu şehre yapılmış en büyük yanlış, daha da ileri gidersek ihanet olur ancak…
Hafif şekilde gerçekleşen son sarsıntının afete duyarlı gönüllerde oluşturduğu travma hala ilin gündeminde yerini korurken, alınması gereken önlemlerde en ufacık bir ihtimalin faturasını ödemek bilinsin ki hiç kolay olmaz…
Bu doğrultuda çeşitli iletişim kaynakları ile yapılan uyarılar; hatırlatmalar bırakın hasarlı binaları “sağlam addedilen yapıların dahi” gözden geçirilmesinin önemine değiniyor…
1943, 1967 ve nihayet asrın afeti adını alan 1999 depreminin izleri, acıları yüreklerde sıcaklığını aradan onca yıllar geçmesine rağmen korurken, belli aralıklarla yaşanılması kaçınılmaz bir afete karşı duyarsız olmak özellikle ilin yöneticileri açısından büyük vebal olur…
O nedenle bu konuda söz sahibi kişiler arasında yer aldığına inandığımız İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüsnü Gürpınar ile bu doğrultuda duyarlı bilim adamlarının ortak görüşü haline gelen “sağlam binaların da” gözden geçirilmesi asla ve kat’a ihmal edilmemelidir…
Bugün hasarlı olup makyaj yapılarak özellikle ilin misafiri sayılan öğrenciler ile sığınmacılara kiralanan binalar sahiplerinin duyurusunu beklemeden gözden geçirilmeli ki yarınlarda yitirilmesin canlar, ağlamasın analar…
Evet, bir büyük afet çeşitli sinyallerle gelmekte olduğuna dair mesajlar verirken biz oturup tartışmalarla vakit geçirmemeliyiz…
Son sarsıntıyı bu doğrultuda uyarı kabul edip harekete geçmenin zamanıdır bugün…
Diliyoruz ki büyük acılar yaşanmasın bir daha bu dertli şehirde…
Elini taşın altına koyup gerçeklerle yüzleşerek muhtemel acıların önüne geçmek adına yola koyulan herkese ve her kesime Bizim Bahçe’den “peygamber çiçekleri” gönderelim istedik…