10 Nisan Cuma günü, polis teşkilatının 170.yılı münasebetiyle AKM’de düzenlenen etkinliğe katıldım.

               Bir gün önce, M.Delibaş abimiz aramış ve haber vermiş, Cuma günü saat 11.00 de demişti.

               Biraz gecikme ile 11.20 de salon da oldum.

              Ben gittiğimde İl Emniyet müdürü Sn. Osman Babadağ konuşmasını yapıyordu. Oldukça kapsamlı, muhtevalı öz  konuşmasını, mütevazi ve halktan biri yapısıyla  yaptı.

             Sonra  Vali Sn.Hüseyin Avni Coş kürsüye çıktı. Oda kısa ve öz bir konuşma yaparak ve meseleye hakim olarak, hem polis teşkilatına hem de ilgili bütün çevrelere gerekli mesajları verdi.

            Şair Mustafa Delibaş’ın, polisimize yönelik yazdığı şiir, duygu dolu ve çok güzeldi. Ses düzeninin de çok iyi olması ile şiiri ustaca okudu.

            Benim çok sevdiğim “Bayrak” şiirini  de bir o kadar güzel okudu. Bir nevi pıroğramın “yıldızı” oldu.

            Ana sınıfından minik yavrularımızın, polis elbisesi içindeki gösterisi, sevilen polisimizi bir o kadar daha sevdirdi. Onlar da pıroğramın sevimli “maskotları” oldu.

            Yine, genç çocuklardan olan “koro” ve ardından sahne alan “sıkeç” de pıroğrama renk kattı. Etkinliği çeşitlendirdi ve bütünlüğü sağladı. Teşkilata yakışır ağırlık ve olgunlukta “takdim” vazifesini başarıyla yapan polis hanımefendiyi de zikretmeden geçememeliyiz.

            Cuma vaktini sıkıştırmadan ve sıkıntıya sokmadan, kısa ve öz güzel bir etkinlik oldu. Amacına ulaştı ve teşkilatın mesajını verdi.

           “ İkram” ile sonlandırılan pıroğrama, hem vatandaş hem de idaredeki  yöneticiler katıldı. Bu etkinliğe de katılan, azami ölçü de kıravatsız olmaya dikkat eden bir kamu kurumu hizmetkarının, bu sivil ve halktan tavrını da, en sevdiğim yönü olarak yanım da oturan dostuma aktardım.

           Hiç şüphesiz halkımız da, çok iyi duyulmamasına, duyurulumamasına rağmen iştirak etti. Bu tür sosyal ve kültürel etkinlikleri azami derece de takip eden ve mutlaka haberdar olan bir insan olarak, Mustafa abi haber vermeseydi, haberim olmayacak, olamayacaktı.

           Salonun dolması nedeniyle, bendeniz üst balkonda idim. Orası da dolmuş, vatandaş rağbet etmişti.

           1980 Öncesi, kamplaştırılan Türkiye de, aynı kamplaşmada yerini alan polis  teşkila- tımızın, en kötü ve acı yılları idi.

           O dönem de polisten, haksız yere çok çekmiş bir insan olarak, tüm olanlara rağmen, polise olan güven ve sevgimi hiçbir zaman kaybetmedim. Arabam olduğu yıllarda, şehir içinde kemer takmama ve bölünmüş şehirlerarası yollarda hız sınırını çok az aşma nedeniyle sık sık münakaşa etmeme rağmen, polisimizi hep sevdim ve güvendim.

          Tıpkı Ergenekon ve Balyoz nedeniyle, askerimize ve Ordumuza olan güven ve sevgimi kaybetmediğim gibi.

          Her teşkilatın içinde çürükler çıkar, çıkabilir. Bunu tüm teşkilata ve o teşkilatın ismine asla ve kata mal etmemeliyiz. Ergenekon meselesinde bunu hep söyledim, dillendirdim. Ordu ve askeri, kurumu yıpratmayalım dedim.

          Poliste asker de bizim için çok çok mühim. Can, mal, vatan ve tüm kutsallarımızın kahraman bekçileri onlar.Her türlü takdirin üstünde ve en kıymetli yerdedirler.

         Polis teşkilatımız nice yıllar daha yaşayacak ve vazifesini en güzel şekilde yapmaya inşa-allah  devam edecektir. Hiç şüphesiz iş ve işlemlerinde çok dikkatli ve titiz olarak.Kanundan öte “hukukun” içinde kalarak! Kanun ama, ondan da önemlisi “hak ve hukuku” rehber edinerek.

         En güçlünün değil, en zayıfın  yanında ve gönlüne girerek. Gücünü, en önce, en zayıf ve kimsesizden yana kullanarak.

         Bir zamanlar olduğu gibi, araba marka ve pilakasına göre değil, haklının yanında, suçlunun karşısında durarak. Pamuk kadar yumuşak  gerektiğinde çelik kadar sert.

         Suç işlendikten sonra değil, suç işlenmeden. SUÇU ÖNLEYİCİ TÜM TEDBİRLERİ ALARAK.

         Suç işlenmeden gerekli istihbaratı yaparak ve vatandaştan bilgi akışını en etkin ve yaygın şekilde sağlayarak. Asıl olanın, suçun işlenmesini engellemek olduğunu bilerek.

           Adaletten,  merhametten, kanundan ama hukuktan asla şaşmayarak.

           77 Milyona eşit durarak, davranarak ama en başta, en zayıfın güvencesini tam sağlayarak!