Adapazarı Belediye Meclisi’nin, renkli ve tok sesli, “Oflu” namıyla anılan üyesi Hayrettin Hacıbektaşoğlu, gözüne takılan ya da aklına yatmayan her konuda yükseltir sesini, çıkar ortaya, alır mikrofonu eline… O konuda ne gelirse çekinmeden söyler, diline...

Adapazarı Belediye Meclisi’nde yaptığı itirazlar ve gündeme taşıdığı konularda çoğu kez haklı bulduğumu, bu sütunlardan dile getirdiğim olmuştur…

Bu defaki çıkışında haksız yönleri ağır basan bir konuya değinmiş...

Diyor ki, “Sokaklarda yama istemiyorum.
Bu durum sizin hoşunuza gidiyor mu!”

Elbette hoşa gitmeyen işler de yapılıyor cadde ve sokaklarda geçici olarak...

Örneğin; dün bu sütunlarda dile getirdiğim bir şikayet vardı…

Mithatpaşa Kavşağı’ndan SEDAŞ’ın önüne uzanan yolun takırtılı tukurtulu perişan hali…

Sözüne güvenilen, dürüstlüğüne kefil olunacak bir okuyucudan gelmesine rağmen şikayet, üşenmeyip gittim oraya…

Gerçekten de öyle…

Söz konusu yol iletilenden de beter…

Bir kalın urgan gibi uzayıp giden yolun bir tarafına yapılan yama, yama olsa neyse! Vasıtaların hoplaya hoplaya gitmesine yol açan bir yasak savma!

Belediyeler bu iş için para ödüyor da niye yapılan onarımı gidip yerinde görmüyor, kontrol etmiyor ve de denetlemiyor!

Ancak bu demek değil ki şehrin her yeri böyle…

Altyapısı tamamlanan yollarda ışıklandırma ve asfaltlama çalışmaları şehrin her yerine yayılmış durumda…

Ancak Oflu Hacıbektaşoğlu gibi sabırsız kişiler, yapılan güzellikleri ıskalayıp bir yere takılıp kalırsa, bunun da savunulacak bir yanı olamaz elbette…

Evet, eksiği var…

Şehrin her sokağına girilmiş değil ancak belediyelerin belki de en başarılı işlerinden biri, özellikle çevre yolları itibarıyla pırıl pırıl kavşaklar, yollar, köprüler kazandırmak olmuştur...

Her yere aynı anda girmeye ne ekip ne de ekipman yeter…

Ancak şurası muhakkak ki; sadece Adapazarı değil, tüm belediyeler özellikle seçim yaklaşırken elle tutulur, gözle görülür hizmetlere ağırlık veriyor...

Bu da en çarpıcı örneğiyle caddeler, sokaklar ve kavşaklara yapılan yatırımlar ya da yenileşmelerle oluyor…

O nedenle bizim Oflu bu defa hafif yollu da olsa baltayı taşa, sürmeyi kaşa çalmışa benziyor...