Moda Tasarımcısı ve Koleksiyoner Müesser Kurt: ‘Boşnak Giyiminin Estetik ve Sembolik Dili’
Söyleşi: Necla Dursun
Bu söyleşi, Türkiye Yazarlar Birliği Sakarya Şubesi programları çerçevesinde 14 Nisna 2026 tarihinde sosyal medya canlı yayınıyla ‘Balkanlar’daki Gündelik Hayat’ konulu bir söyleşi dizisinin altıncısı olarak gerçekleştirilmiştir.
1. Geleneksel Boşnak kıyafetleri denildiğinde aklınıza ilk olarak hangi giysiler geliyor?
Boşnak geleneksel giyimi denildiğinde kadın giyiminde akla ilk olarak şalvar yani 'dimiya' takımları gelir. Dimiya; tek ende yaklaşık 16 metre, çift ende ise 8 metre kumaştan yapılan bir şalvar türüdür. Beli uçkurludur ve giyen kişiye göre ayarlanabilir. Kumaşın yoğunluğu bel kısmında toplanarak yukarıda tutulur ve bu da dimiyaya kendine özgü görünümünü kazandırır. Dimiyayı tamamlayan en önemli parçalar oyalı gömleklerdir. Gömleklerin üzerine ise 'kumru kanadı' olarak adlandırılan yelek giyilir. Tüm bunlara ek olarak tulumlar da önemli bir yere sahiptir. Bu yelek Boşnak kültürüne özgü önemli bir parçadır. Baş kısmında ise çeşitli başlıklar kullanılır. Erkek geleneksel giyiminde genellikle dize kadar uzanan çizmeler, binici pantolonuna benzeyen pantolonlar, yakasız gömlekler ve yelekler bulunur. Ayrıca yakasız ceketler de oldukça yaygındır. Çocuklarda ise 'tümayliya' olarak adlandırılan şalvarlar giyilir. Belde kuşak bulunur. Üstte ise 'abaya' ya yer alır. Abaya; yeleğin dize kadar uzanan daha uzun bir formudur.
2. Boşnak kültüründe kadınların giydiği kıyafetlerin günlük yaşam ve özel günler açısından farkları nelerdir?
Boşnak kültüründeki kadın günlük giyiminde rahatlık ön plandadır. Kıyafetler iş yapmaya elverişli olmalıdır. Ev işleri, bahçe işleri, çocuk bakımı ve mutfak işleri sırasında hareketi kısıtlamamalıdır. Bu nedenle genellikle koyu renkler tercih edilir. Kumaşlar sık yıkamaya uygun, dayanıklı ve bakım gereksinimi düşük özellikte olur. Özel gün kıyafetlerinde ise daha çok ipek ve floş kumaşlar tercih edilir. Bu kıyafetler, günlük giyime göre daha özenli ve gösterişlidir. Erkek kıyafetleri genellikle gündelik giyime benzer özellikler taşır. Erkek giyiminde yün dokuma ve keçe gibi dayanıklı malzemeler sıkça kullanılır.
3. Bu kıyafetler genellikle hangi malzemelerden ve renklerden yapılır? Renklerin bir anlamı veya sembolizmi var mı?
Boşnak kültüründe kıyafetlerde kullanılan renklerin önemli anlamları vardır. Kırmızı, bereketi simgeler ve aynı zamanda var olmayı ifade eder. Aynı zamanda kırmızı kanı ve genetik yapıyı temsil ettiğinden hem kılık kıyafette hem de halı dokumalarında ön plandadır. Beyaz ise dokumalarda ilk tercih edilen renktir. Evlerde kullanılan mefruşat ürünleri genellikle dokumadan yapıldığı için beyazdır. İç çamaşırlarında ve gömleklerde de beyaz tercih edilir. Beyaz dokumanın boyanmamış, doğal ve ham hali olduğundan kadın, erkek, çocuk ve ev tekstilinde yaygındır. Siyah genellikle dış giyimde, özellikle pantolon, yelek ve ceket gibi parçalarda kullanılır. Ancak kadın giyiminde siyah tercih edilmez. Başörtülerinde ve yazmalarda siyah renk kullanılmaz. Bunun nedeni; Balkanlardaki bazı inançlarda siyah rengin diğer dinlerle ilişkilendirilmesidir. Boşnak giyim kodlarında siyaha yer verilmediği gibi çoraplarda dahi siyah renk tercih edilmez. Bu nedenle beyaz ve kırmızı, Boşnaklara özgü renkler olarak öne çıkar. Dünya genelinde matemin rengi olarak siyah öne çıkarken Boşnak kadınları cenazelerde beyaz dışında örtü takmazlar. Bu beyaz örtü oyasız ve sade bir yazmadır. Mavi ve yeşil de sık kullanılan renkler arasındadır. Yeşil, bereketi ve Balkanların doğasını temsil ederken; mavi, umudu ve gökyüzünün sonsuzluğunu simgeler. Yeşilin hemen her tonu kıyafetlerde yer bulur. Yavruağzı ve nar çiçeği renkleri de oldukça yoğun tercih edilir. Yavruağzı çiçeklerin en güzel açtığı hali temsil eden özel bir renktir. Geleneksel oyalarda genellikle önce yavruağzı kullanılarak motifler yapılır. Ardından aynı motif diğer renklerler yani; mor, pembe ve kırmızı gibi diğer renklerle çeşitlendirilerek yapımına devam edilir.
4. Kıyafetlerin tasarımı ve süslemeleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Nakış, boncuk veya diğer dekoratif unsurlar kullanılıyor mu?
Boşnak kıyafetlerinde tasarım ve süsleme açısından, özellikle kadın giyiminde işleme, boncuk işi ve aksesuarlar ön plandadır. Örneğin kadın yeleklerinde ise tasarım oldukça dikkat çekicidir. Göğüs üstünde biten kanatlı yelekler ve bir diğer yelek türü olan 'klobodan' yeleklerde sırma ve kordon işi süslemeler görülür. Bu alandaki en belirgin detaylardan biri gömleklerdeki oyalardır. Gömlek kollarındaki işlemeler de bu süslemeleri tamamlar. Pamuklu gömlekler genellikle doğal çiçek motifleriyle işlenir; bu işlemelerde kanaviçe ve 'punivez' olarak adlandırılan, Çin iğnesine benzer teknikler kullanılır. Bununla birlikte erkek giyiminde de süsleme unsurlarına rastlanır. Özellikle pantolon ve yeleklerde 'kordon sarma' tekniği kullanılır. Bu teknik; bakır ve pamuk ipliğin balmumu benzeri maddelerle sertleştirilerek kalın bir kordon haline getirilmesi ve yan iğne tekniğiyle kumaşa işlenmesiyle uygulanır.
5. Geleneksel kadın kıyafetleri giyerken aksesuarlara (takılar, başörtüleri, kemerler vb.) ne kadar önem verilir?
Boşnak giyiminde aksesuar olarak kemer vazgeçilmez bir unsurdur. Gündelik hayattaki kemerlerde yün dokuma kuşaklar kullanılır. Bu kuşaklar genellikle 17 veya 35 cm eninde, 1,5 ya da 3 metre uzunluğunda dokunur. Uzun ve geniş olanlar hamilelik ve lohusalık dönemlerinde tercih edilirken diğerleri günlük kullanım içindir. Başlık olarak gelinler, iğne oyalarından oluşan yazmalar kullanır. Kayınvalideler genellikle fes ya da düz başörtüsü tercih eder. Genç kızlar ise kanaviçe işli, ucu dantelli başörtüleri kullanırlar. Düğün ve davetlerde saça üzeri liralı ve tuğralı takılar takılır. Boyunda ise inci ve altın zincirler yer alır. Ayrıca dizi dizi 'reşadiye' (reşat) altınları takılır. O dönemde gerdanlık gibi takılar yaygın değildir, hatta neredeyse hiç kullanılmaz.
6. Kıyafetler toplumsal statü hakkında bilgi verir mi?
Boşnak kıyafetlerinde statü ipuçları vardır evet. Örneğin bekâr kızlar genellikle alt giyim olarak 'tümayliya' giyer. Üstte dokuma, geniş formlu gömlekler tercih edilir ve başta daha küçük sade yazmalar bulunur. Evli kadınların başında ise genellikle iğne oyalı başörtüler yer alır. 'Pokuplena' gömlekler giyilir. Daha süslü, parlak renklerin tercih edildiği büyük 'dimiya'lar kullanılır. Kayınvalideler arasında kullanılan kumaşlar da statü göstergesidir. Brokar, tafta ve ipek gibi kumaşların tercih edilmesi onu giyenin varlıklı bir aileye mensup olduğunu ifade eder. Saça takılan aksesuarlar da statüyü belirleyen önemli unsurlardandır. Saçta liralı takıların bulunması varlıklı bir aileyi gösterirken; gümüş, bakır ya da daha sade madenlerden yapılmış takılar orta halli ailelerin tercihidir.
7. Oyalar giyim kuşamın neresinde?
Boşnak giyiminde 'oya' çok önemli bir unsurdur. Hatta sadece giyimde değil, hayatın her alanında yer alır. Oyalar gündelik yaşamın neredeyse her köşesinde karşımıza çıkar. Çocuk kıyafetlerinde ve erkek giyiminde de oyalar önemli bir yer tutar. Erkek gömleklerinin kollarında ve yakalarında dahi oya detayları bulunur. Düğünlerde ise gelinliklerde; gömlek yaka, kol ve başlık gibi bölümlerde oyalar kullanılır. Gündelik hayatta da tığ işi dantellerle birlikte birçok eşyada oyalar yer alır. Ev tekstilinde yaygın olan oyalar örneğin, sürahilerin üzerinde örtü olarak kullanılır. Yanısıra kahve sunumlarında oyalı örtüler tercih edilir. Aynaların ve resimlerin üzerinde oyalar bulunur ki bunların bir amacı tozlanmayı önlemektir. Ayrıca kapı arkasındaki giysi askılarında yer alan kıyafetlerde ve peşkirlerde de oya süslemelerine rastlanır.

8. Kadınlar bu kıyafetleri giyerken toplumsal veya kültürel bir mesaj vermiş oluyor mu?
Boşnak giyiminde kıyafetler toplumsal ve kültürel mesajlar taşır. Kıyafetler kişinin Müslüman bir kadın olduğunu, bekâr ya da evli olduğunu, orta halli ya da varlıklı bir aileye mensup bulunduğunu ifade eder. Şehirli kadınların giyim tercihleri ve detayları aynı zamanda eğitim düzeyleri hakkında da ipuçları verir. Erkek giyiminde de benzer şekilde anlamlar bulunur. Deri ve önü açık yelekler genellikle meslek sahibi kişiler tarafından tercih edilir. Kaşmir ve türevlerinden yapılan yelekler ise daha çok çiftçiler ve memurlar tarafından giyilir. Pantolon tercihleri de yaşam tarzını yansıtır. Normal kesim pantolonlar memur ve çiftçiler tarafından kullanılırken, şalvar kesim pantolonlar ve çizmeler kırda yaşayanları ifade eder. Başlıklar da önemli bir göstergedir. 'Baretka' olarak adlandırılan fes türü başlıklar daha çok gençler tarafından kullanılır. Erkekler ayrıca 'çulaha' denilen başlığı da takarlar. Bu keçe bir başlıktır ve etrafına şal ya da dokuma sarılır. Genellikle yaşlılar ve din adamları tarafından tercih edilir.
9. Boşnak kültüründe kadınların kıyafetleri ile ilgili yasaklar veya kurallar var mı? Örneğin belirli renkleri yalnızca belli yaşta veya evli kadınlar mı giyer?
Boşnak kültüründe kadın kıyafetleriyle ilgili kesin ve yazılı kurallardan çok, geleneklere dayalı toplumsal kurallar ve sembolik anlamlar vardır. Bu kurallar özellikle yaş, medeni durum ve sosyal statüye göre giyim tercihlerini şekillendirir. Kıyafetlerde kullanılan renkler ve kumaşlar bu açıdan önemli mesajlar taşır. Örneğin kırmızı bereketi ve varlığı simgeler; aynı zamanda yaşamı ve genetik sürekliliği temsil ettiği için hem günlük giyimde hem de dokumalarda önemli bir yere sahiptir. Beyaz ise en temel renktir ve dokumanın boyanmamış, doğal hali olarak kabul edilir. Bu nedenle kadın, erkek ve çocuk giyiminde yaygın olarak kullanılır; özellikle iç çamaşırları, gömlekler ve ev tekstilinde tercih edilir. Siyah renk daha çok dış giyimde, özellikle pantolon, yelek ve ceketlerde kullanılır. Ancak kadın giyiminde ve özellikle başörtülerinde siyah tercih edilmez. Başörtülerinde genellikle beyaz ve açık renkler öne çıkar. Bu durum geleneksel kültürel kodlarla ilgilidir. Hatta cenaze gibi özel durumlarda bile Boşnak kadınlar çoğunlukla beyaz, sade ve oyasız yazmalar kullanır. Mavi ve yeşil de kadın kıyafetlerinde sık kullanılan renklerdir. Yeşil bereketi ve doğayı, mavi ise umudu ve gökyüzünün sonsuzluğunu temsil eder. Yavruağzı ve nar çiçeği gibi renkler de özellikle oya ve süslemelerde tercih edilir.
Kadın giyiminde yaş ve medeni duruma göre de farklılıklar görülür. Bekâr kızlar daha sade yazmalar ve daha basit kıyafetler kullanırken, evli kadınlar daha süslü başörtüleri, işlemeli gömlekler ve gösterişli dimiya takımları giyer. Renklerin canlılığı, kumaşın türü ve süsleme yoğunluğu arttıkça, kişinin sosyal ve ekonomik statüsü hakkında da dolaylı bir mesaj verilmiş olur.
10. Kıyafetlerin geleneksel yapım süreci hakkında bilgi verebilir misiniz? Kimler yapar, kaç gün sürer, özel teknikler kullanılır mı?
Boşnak geleneksel kıyafet üretimi uzun yıllar boyunca ustadan çırağa ve babadan oğula aktarılan bir meslek sistemi içinde gelişmiştir. Bu nedenle üretim tamamen usta-çırak ilişkisine dayalıdır ve her usta genellikle belirli bir alanda uzmanlaşır. Örneğin kına gecesi kıyafetleri diken bir usta yalnızca bu tür kıyafetlere odaklanır; her türlü giysiyi üretmez. Şalvar yapan bir usta ise sadece şalvar takımları diker. Bu uzmanlaşma geleneksel üretimin en önemli özelliklerinden biridir. Bu sistemde aynı kalıp ve tekniklerin yüzyıllar boyunca değişmeden kullanıldığı görülür. Üretim süreci hem teknik hem de işçilik açısından büyük bir özen gerektirir. Kumaşın türü de işçiliği doğrudan etkiler ve süreç dikkat gerektirir. Örneğin pileli 'kumru kanadı' yapımı en az bir haftalık bir çalışma sürecini gerektirir. Çünkü bu iş yüksek düzeyde simetri ve el işçiliği ister. Oyalar ise ayrı bir uzmanlık alanıdır ve oya ustaları tarafından yapılır. Bir gömlek dikildikten sonra oya ustasına gönderilir, oyaları tamamlanır ve ardından yeniden terziye, yani şalvarcı ve kat ustaları olarak bilinen ve terziden daha prestijli kabul edilen ustalara geri gelir. Bu ustalar genellikle alaylıdır; yani herhangi bir resmi eğitim kurumunda değil, usta yanında yetişerek mesleği öğrenirler. Bu nedenle büyük saygı görürler ve davetlerde de protokolde yer alırlar.
11. Sizce bu geleneksel kıyafetlerin günümüzdeki önemi ve korunması nasıl sağlanabilir?
Boşnak geleneksel kıyafetlerinin korunması ve yaşatılması için öncelikle bir bilinç geliştirilmesi gerekir. Bu bilinç ağlandığında, kıyafetlerin nemsiz ortamlarda muhafaza edilmesi ve belirli aralıklarla havalandırılması önem kazanır. Bu ürünler yalnızca koleksiyon parçası olarak saklanmamalı, aynı zamanda kültürel yaşamın içinde de yer almalıdır.Kıyafetlerin üzerine koku ve zarar verici etkilerin sinmemesi için mümkün olduğunca sentetik olmayan, pamuklu kumaşlara sarılarak korunması önerilir. Saklama sırasında içerisine nane, biberiye ve karanfil gibi bitkilerden hazırlanmış küçük keseler konularak haşerelere karşı koruma sağlanır. Temizlik gerektiğinde ise kimyasal içermeyen sabunlar ve geleneksel olarak kül kullanımı tercih edilir. Su kaynağı olarak doğal kuyu suyu kullanılabilir. Yıkama sonrası kıyafetler önce serilerek fazla suyu alınır, ardından asılarak kurutulur. Gömlek ve yelekler genellikle serilerek kurutulur ve doğrudan yoğun güneş ışığına maruz bırakılmaz. Bunun yerine rüzgâr ve hava akımıyla doğal şekilde kurutulmaları tercih edilir. Geçmişte bu tür bakım ve temizlik işlemleri için özellikle ilkbahar mevsimi seçilirmiş. Doğanın canlandığı bu dönem, kıyafetlerin temizlenmesi ve yenilenmesi için en uygun zaman olarak görülür.
12. Geleneksel kıyafetler nesilden nesile aktarılıyor mu, yoksa modern yaşamda yerlerini farklı kıyafetler aldı mı?
Gözlemlerime göre geleneksel Boşnak kıyafetleri tamamen ortadan kalkmış değil. Aksine nesilden nesile aktarılmaya devam etmektedir. Özellikle düğünler, kına geceleri, bayramlar ve çeşitli kültürel etkinliklerde bu kıyafetler hâlâ aktif olarak kullanılmaktadır. Bu yönüyle geleneksel giyim, sadece bir hatıra değil, yaşayan bir kültür unsuru olarak varlığını sürdürmektedir. Bununla birlikte, günlük yaşamda tamamen geleneksel kıyafetler yerine modern giyim tercih edilmektedir. Ancak bu durum, geleneksel kıyafetlerin unutulduğu anlamına gelmez. Modern yaşamın ihtiyaçlarına uyarlanmış, daha pratik ve güncel kumaşlarla üretilmiş modernize edilmiş versiyonları da kullanılmaktadır. Örneğin dimiya, yelek , tulum ve oya gibi geleneksel unsurlar, modern kesimlerle birleştirilerek günümüz modasına uyarlanabilmektedir. Ayrıca bazı ailelerde ve bölgelerde geleneksel kıyafet yapımı ve kullanımı bir zanaat olarak devam etmektedir. Bu da kültürel aktarımın yalnızca giyim üzerinden değil, aynı zamanda üretim bilgisi ve ustalık üzerinden de sürdüğünü gösterir.
13. Siz bir koleksiyoner olarak koleksiyonunuzda muhafaza ettiğiniz kıyafetlerin bakımını nasıl sağlıyorsunuz?
Koleksiyonumda muhafaza ettiğim kıyafetlerin bakımında, öncelikle her parçayı kendi kumaş yapısına göre değerlendiririm. Çünkü her kumaş türünün temizlik ve koruma yöntemi farklıdır. Kullanımdan dolayı zamanla yıpranma ve lekelenme kaçınılmaz olsa da önemli olan doğru müdahale yöntemini seçmektir. İlk olarak kumaşın yıkanabilir olup olmadığını ve hangi temizlik yöntemine uygun olduğunu incelerim. Ardından lekenin türüne ve kumaşın dayanıklılığına göre bir yöntem belirlerim. Örneğin ince ve henüz yıpranmamış dokumalarda genellikle sabunlu ve hafif nemli bir bezle silme yöntemi yeterli olur ve çoğu leke bu şekilde temizlenebilir. Ancak daha hassas veya yıpranmış yün kumaşlarda doğrudan temizlik yapmak yerine kumaşa zarar vermemek adına farklı bir yaklaşım uygularım. Gerekirse lekeyi kapatacak şekilde küçük onarımlar veya işlemeler yaparım ya da parçayı olduğu haliyle korumayı tercih ederim. Böylece hem kumaşın ömrünü uzatmış olurum hem de orijinal dokusunu mümkün olduğunca muhafaza ederim.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ