Biz sadece şehrimizdeki lağım üsluplu bir gazeteciyi bilirdik böyle edep yoksunu, pis ağızlı biri olarak, yanılmışız meğer.
Ramazan’dır bozmayalım ağzımızı, düşmeyelim onun derekesine… Bir benzeri de farklı bir kurumda çıktı milletin karşısına. Şehrimizdeki yerelde kaldı, diğerini ise ülke ayıpladı. AK Parti Yozgat Milletvekili Zeyid Arslan’ın hiçte gereği yokken ve yeri değilken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bayan gazetecilere yakıştırdığı sözler belki de parlamento tarihinin en talihsiz lafları olarak kayda geçti. Bu işin bir başka yönü var oysa.
Gece geç vakte kadar çalışıp yorgun düşen milletvekillerinin halini bundan daha çarpıcı ne anlatabilirdi! Fotoğrafın yayınlanması bir anlamda TBMM’de nasıl yoğun bir gündem içerisinde çalıştıklarının resmi değil miydi?
Bunda alınganlık gösterilecek ne var ki de, kalkıp insanı ‘Edep ya Hu’ dedirtecek ve sinir katsayısını yükseltecek şekilde davranmak yakışır mı bir parlamentere. ‘Kem söz sahibinindir’ derler. Bunu bilirim ancak öyle görülüyor ki, yakışıksız sözler hem milletvekili için hem de partisi için kara leke olarak geçecek parlamento tarihine.
Bunun altından kalkmak ve dahi faturasını ödemek kolay olmayacak gibi görünüyor. Başbakan da olayın bilincinde.
Bizzat el koyması ve milletvekili Zeyit Arslan’ı disiplin kuruluna sevk etmesi de bunu teyit ediyor. Gönül istiyor ki böyle talihsizlikler bir daha tekerrür etmesin. Doğrusu bu olayın sonucunu hem merak ediyor, hem de takip ediyorum.
Bunu bırakın bir milletvekiline, sıradan bir siyasetçiye dahi yakıştıramayız…
Gelecek seçimde milleti temsil edecek olanlar çıkarken ya da çıkarılırken meydana sanırım bu olay bir değerlendirme kriteri olarak dikkate alınacaktır.