Ramazan gecelerinin vazgeçilmezi haline gelen iftar akşamlarının ardından, yorgunluğu gidermek adına nerede bir su birikintisi varsa serinlemek için koşan vatandaşların yanında, hükümet kurma telaşında olan siyasi odaklar da dağıldı yurdun dört bir yanına…

Birbirlerini suçlamakla siyaset yaptıklarını sanan politikacılar açısından devre arası dinlenmesi olarak bilinen tatil günlerinde, ülke gündemine magazin ağırlıklı haberler düşünce rahatlayan partilerin bayram sonrası başlayacak hükümet kurma çalışmalarında süreç nasıl işleyecek sorusuna cevap pek olumlu olmasa da halkın ümitle bekleyişi sürüyor yine de…

Başbakan Davutoğlu’nu bu açıdan zorlu bir ikinci devre bekliyor…

Bu mübarek günlerin yüzü suyuna ılımlı ve olumlu mesajlar dökülse de ağızlardan, son 12 yılda gelinen noktaya bakıp da Türkiye gibi kimsenin beklemediği atılımlar ülkesi haline gelen bu cennet yurdu cehenneme çevirme eğiliminde olan uzlaşmaz partilerin gelecek hesapları yüzünden taşınması kolay olmayan yükün altına girmeleri de sanıldığı gibi kolay görünmüyor…

O nedenle diyoruz ki Davutoğlu’nun işi zor…

Komşumuz Yunanistan ekonomik krizin eşiğinde yanıp tutuşurken, hükümet boşluğuna rağmen hamle üstüne hamle yapılan yurdumuzda durum maalesef böyle karışık…

Bizi de Yunanistan modeli bir kriz kendine getirir görüşünde olanlar var…

Bayramın getirdiği geçici rahatlık kimseyi aldatmasın…

Türkiye’yi yalnız bırakmamaya azimli iç ve dış güçler ellerindeki son kozları oynamada azimli ve kararlılar…

Kalkınan güçlü bir Türkiye’nin önüne taş koyma planları yapanlar şeytanın dahi aklına gelmeyecek her melaneti denemeye koyuldular…

Ama bilinsin ki Türkiye, başlanan ve başlatılan ve devam eden hamleleri ile bunun üstesinden gelecek yolu bulacaktır…

AK Parti’siz bir hükümet için eteklerindeki taşı bütünüyle boşaltan muhalif cephe de görmüştür ki, Türkiye’yi yolundan döndürmek ve hükümetsiz bırakmak için oynanan oyunlarda istedikleri olmayacak…

Bu kilidin anahtarını seçim sonuçları tartışmasız bir biçimde yine AK Parti’nin eline tutuşturdu…

Eğer öyle olmasaydı ya da AK Parti bu gergin ortamda tek başına bir sıkıntılı süreçte hükümet kuracak parlamenter sayısına ulaşsaydı işi bugünkünden daha zor olacaktı…

Halkımız şimdi hastalığı gördü…

Bayram tatili de bu konuda düşünme fırsatı verdi…

Yegâne reçete belli…

Etrafımız yanıyor, ülkemizin de yangın yerine dönmesini isteyenlerin çabalarının sonuçsuz kalacağı günler yakındır…

İstikrar denilen sihirli formül için her şey ama her şey bu kritik süreçte de yine ülkemizin lehine…

O nedenle tüm uyuşmazlığına rağmen ayakta kalma başarısı gösteren milletin refahının önüne geçemeyeceklerdir…

Zira tablo böyle tecelli etti…

O nedenle diyoruz ki herkesin bir hesabı olabilir ancak şaşmaz bir hesap daha var ki onun önüne geçmek mümkün değil…

Kimse enseyi karartmaya kalkmasın…

O şaşmaz hesabın uygulanacağı günler yakın deyip bekliyoruz bütün karmaşıklığına rağmen siyasi gelişmeleri…