Hepimizi yakından ilgilendiren seçimlere artık sayılı günler kaldı…

Partiler son kozlarını oynuyor…

Bilhassa kritik sıradan aday olan isimler canını dişine takarak çalışmalar yapıyor…

Bütün çabalara ve hareketliliğe rağmen şehirde seçim havası yok…

Vatandaş bangır bangır dolaşan seçim arabalarına dönüp de bakmıyor bile…

Genel başkanların mitinglerine kimse ilgi göstermiyor…

Dediğim gibi, kritik sıradan aday olan isimler haricinde herkeste “Bitse de gitsek” havası hâkim…

Seçim sonuçlarına dair yapılan öngörüler de kişiden kişiye değişiyor…

AK Parti cenahı 7-0 diyor, başka bir şey demiyor…

MHP’nin hedefi en az 3 milletvekili kazanmak, Sakarya’da birinci parti olmak…

CHP kurmaylarına göre 2 milletvekilliği şu anda garanti…

HDP’lilere göre ülke genelinde barajı aştılar…

Saadet ve Büyük Birlik partilerinin oluşturduğu Milli İttifak’ın söylenildiğine göre baraj sorunu yok…

Kimse ayranım ekşi demiyor…

Vatandaşların da kafası bir hayli karışık…

Sakarya’ya dair çok çeşitli senaryolar dile getiriliyor…

5-1-1 diyeni de var, 4-2-1 diyeni de…

6-1 olur diyen de var, 5-2 olur diyen de…

Ülke geneli için yapılan konuşmalar da muhtelif…

AK Parti tek başına iktidar olur tezini savunanlar da var, kesinlikle bir koalisyon hükümeti kurulur diyenler de…

Bütün sorularımızın yanıtını 7 Haziran akşamı alacağız…

Türkiye çok farklı bir ülke…

Ne zaman ne olacağı, kimin nasıl iktidara geleceği, kimin nasıl iktidardan düşeceği belli olmayan bir ülke burası…

1999’da yüzde 22 ile iktidar olan DSP’nin oyları üç sene sonra yüzde 1’e indi bu memlekette…

2001’in Ağustos ayında kurulan AK Parti, kuruluşundan bir yıl sonra girdiği ilk seçimde tek başına iktidar oldu…

O yüzden hiçbir sonuç benim için sürpriz olmaz…

Her an, her saniye çok değişik parametreler devreye girebilir…

Zira burası Türkiye…

Gün doğmadan neler doğar bu memlekette…

BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ

Fanatik Sakaryasporlu, müthiş insan canlısı olan Ümit ağabeyi de kaybettik…

En stresli, en moralsiz anlarımızda çıkıp gazeteye gelir hepimizi neşelendirirdi…

Her gelişinde bana, “Sakarya’nın en iyi gazetecisi sensin” derdi…

Hepimizden akıllıydı…

Bazen de Korucuk otobüsünde denk gelirdik, “Vay Engincim yavrum naber” diye bağırır, otobüste bütün gözlerin bana çevrilmesine sebep olurdu…

Gittiği deplasmanlardan telefon eder, falancanın selamını iletirdi…

Allah rahmet eylesin…

Allah geride bıraktıklarına sabırlar versin…

GEMİ SU ALIRSA HEPİNİZ BATARSINIZ

Bilhassa kurumsallaşmasını tamamlayamayan siyasi partilerde her seçim öncesi aynı rahatsızlıklar baş gösteriyor…

Hizipler, sen ben kavgaları, gidip de başka partiye çalışmalar…

Bu insanları oldum olası anlayamam…

Seni aday yapmadılar diye partine nasıl küsersin…

Sevmediğin birini aday gösterdiler diye ideolojilerinden nasıl taviz verirsin…

Senin hoşuna gitmeyen birkaç hadise yaşandı diye, gidip de rakip partinin değirmenine nasıl olur da su taşırsın…

Hala yaşanıyor bu türden hadiseler…

Birbirlerinin kuyusunu kazıyor kimi partililer…

Beyler bayanlar, bu yaptığınız doğru bir davranış değildir…

Şunu bilin ki fevkalade yanlış bir yoldasınız…

Şunu da aklınızın bir köşesine yazıverin…

Şayet gemi su alırsa, hepiniz birden batarsınız…