Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’na, “Gün gelecek belediye başkanı olarak kızının da nikahını kıyacaksın” deselerdi, kim bilir ne derdi!

Gönül-Zeki Toçoğlu’nun kızı Zeynep ile Habibe-Mustafa Gashi’nin oğlu Bekim’in düğünü, Sapanca Özkum Tesisleri’nde gerçekleşti, geçen hafta sonu…

Tam düğün saati yağan yağmur nedeniyle yaşanan sıkıntı kısa sürede atlatılıp bahçe açılınca, konuklar da rahat bir nefes aldı.

Toçoğlu’nu bu anlamlı gününde siyasetçi, bürokrat, sivil toplum örgütü liderleri, işadamları ve spor kesiminden oluşan geniş bir dost çevresi yalnız bırakmayarak, onun mutluluğuna ortak oldu...

Kosova gelini olan Zeynep ile Bekim’in bir de Priştine’de düğünü yapılacak...

Her iki aileyi, kurulan aile bağı nedeniyle kutlayarak “Beyaz”, birbirine hayli yakıştırılan Zeynep-Bekim çiftine ömür boyu saadet dileğiyle “Pembe güller” gönderelim istedik, Bizim Bahçe’den

ÜMİT HOŞ ÖLMÜŞ DİYELER!

Bundan yıllar önce, sözüne güvenilir yanılması kolay olmayan bir dost aradı…

“Ümit Hoş ölmüş ağabey, haberin var mı!” diye…

Gerçekten bir Ümit Hoş ölmüştü ama bu gönlü Sakaryaspor sevdası ile dolu, bizim şehrin sembol ismi Ümit Hoş ile bir alakası yokmuş meğer…

Biz de olayı bir ağıt şeklinde kamuoyuna duyurmuştuk…

Bizim gazeteden öğrendikleri haberi diğer gazeteler de aktarınca haber ve yorumlarıyla, bir üzüntüdür alıp başını gitmişti…

Aradan birkaç gün geçti, Ümit’ten haber alınamadı…

Nerede, nasıl öldü, nereye gömüldü derken, bizim Ümit çıka geldi şehrimize…

Uzunçarşı’da omuzlara alındı…

Bir sevinç, bir mutluluk…

Ümit Hoş kayıp sürede eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Ankara’da bir hastaneye yatırılarak, tedavi altına alınmış meğer…

O nedenle Süleyman Demirel’i çok severdi…

Biri aleyhinde laf etse, tepkisi sert olurdu…

Şehrimize gelince eski valilerimizden Nuri Okutan onu Adatıp’ta özel bir odada tedaviye aldırmıştı…

Aşırı derecede şeker hastasıydı…

Ancak o, bu mendebur hastalığın bilincinde değildi ve zor anlar yaşadı zaman zaman…

Ölümü de şeker komasından olmuş…

Hayatta, bir tek ablası vardı…

Onunla birlikte yaşıyordu…

Ümit ülkenin tüm vilayetlerinde bulunan tanınmış Sakaryalılar’dan ya da ilimizde hizmet vermiş bürokratlardan selam getirir ve gazetemize o gür sesiyle “En büyük Sakarya” diyerek girerdi…

Onunla deplasman maçlarında ilginç anılarımız oldu…

Saymakla ve yazmakla bitmeyecek…

Geçen hafta sonunda ölüm haberi geldi, çok istememize rağmen şehir dışında olmamdan dolayı, son yolculuğuna katılamadım…

Katılım az olmuş, üzüldüm…

Derler ya,

“Bir garip ölmüş diyeler…

Soğuk suyla yuğalar,  öldükten sonra gömeler…”

Öyle dramatik olmuş Ümit’in vedası…

Ne yazık ki yeşil siyah sevdası uğruna bir ömür tüketen Ümitcik, finali ve muhtemel şampiyonluğu göremedi…

Ona yüce Mevla’dan rahmet, ablasına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz…

DEMİRCAN AİLESİ’NİN ACISI BÜYÜK

Zirai Donatım Fabrikası’ndan emekli, Adapazarıspor Kulübü yöneticilerinden, tanınmış Sakaryalı Abdurrahman Demircan da yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katıldı...

Dün ikindi vakti, Orhan Camii’nde kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlanan Abdurrahman Demircan’ın vefatı, ailesi yanında spor camiasını da üzüntüye boğdu…

Demircan Ailesi’ne acılarını paylaşır sabırlar, Abdurrahman Demircan’a ise yüce Mevla’dan rahmet diliyoruz…