Sevgili okurlar,
Geçtiğimiz pazar yazımda, sizlerle hasbihal ederken, 'toplum öfkesine' dikkat çekmiştim..
Sakarya İli'nin sıcak bölgelerinden gelen haberler pek iç acıcı değil..Israrla Sakarya'nın bir 'hoşgörü kenti' olduğunu dile getirmemize rağmen, adli vakalar bizi boşa çıkarıyor!..
Baksanıza ' yol verme' yüzünden, adam silaha sarılıyor ve hiç bir sakınca görmeden silahını ateşleyebiliyor!..
Sonrası malum!
'Bir mezara, diğere kodese' deyimi akıllara yer ediyor!..
Ekonomik sıkıntılar, sosyal sıkıntılar, siyasi sıkıntılar yanında, milli sıkıntılarda, insanımızı feci şekilde geriyor..
İnsanımız adeta ' burnundan soluyor' desek yeridir!..
Bir yanda sıkıntılar, bir yanda görgüsüzlük, bir yanda fakirlik, bir yanda zenginlik,bir yanda çok bilmişlilik!..
Çelişkiler ülkesi Türkiye!
Bu nedenle siz siz olun, meydena gelebilecek ufak, tefek tartışmalarda başınızı eğip, 'eyvallah' deyiniz!
'Eyvallah' demekle ne kaybederiz ki?
Eyvallah ağam!
* * *
'Eyvallah' meselesi bir kenara da, şu 'terör' meselesi canımızı burkmaya, acıtmaya devam ediyor!..
Terör, kaos demektir. Huzursuzluk yaratmak, kargaşa çıkarmak, devleti zaafa uğratmak, güvenlik güçlerini çaresiz kılarak, masaya oturtmaya razı etmek, düzen değişikliği istemek....
Türkiye'nin güneydoğusunda olduğu kadar, ülkenin belli başlı kentlerinde terör eylemleri yaparak adını duyuran ve 'sözde Kürt kardeşlerimizin temsilciliğine' soyunan PKK'nın son eylemleri ülkeyi sarstı..
Gaziantep'den gelen bombalı saldırı sonrası, kaza haberi yüreklerimizi derinden kanattı..
Daha önce de yazdım..Terör karşısında dik durmak gerekir..Teröre bir kez taviz verdiğiniz de artık iş işten geçmiş olur!..
Türkiye 30 yıldır terör ile oyalanıyor..Bu konuda maalesef siyasiler de gerekeni yapmadı.. Yapanları da 'tu-kaka' yerdik, eleştirdik, hatta hapise bile koyduk!..
Terör ile mücadele, 'salla başı, al maaşı' anlayışı ile yapılması demek değildir.!. Hele de saraylarda vakit geçirerek, bu iş asla çözülemez!Teröriste gül gönderseniz, zeytin dalı uzatsanız bile, adı üzerinde teröristttttttttt!..
Teröristten ne beklenir ki?
Terörist ile kucaklaşırsanız, sonucu bu olur!
Teröristi davullu, zurnalı, hakimli,s avcılı karşılarsanız sonucu bu olur!
'Açılım' derseniz, sonucu daha kötü olur!
Teröriste anlayacağı dilden cevap vermek gerekir..
Bunu yapamadığınız zaman başınız dertten kurtulmaz..O yumuşak karnınıza gelen, giden yumruğu vurur!..
Ne karizma kalır,ne huzur ve de ne gelecek?!
* * *
ABD kendi teröristi olarak ilan ettiği 'Ben Laden'i gitti,Pakistan, Afganistan sınırındaki bir köyde vurdu..
Ve üstelik 'Ben Laden'in cesetini denize attıklarını da söylediler..
'Müslüman' aidiyetli ' Ben Laden' İslam ülkeleri, 'Müslüman Toplum' adına 'Cihad' anlayışı ile çıktığı yolda, hazinli bir sonla dünyaya veda etti..
Ve 'Yahudizmin' temsilcisi İsrail'in yaptıklarını unutmayınız..
'Kaşıkcı kavgası' yaptığımız İsrail!
Adamlar, masum amaçla Filistin Halkı ile buluşmaya giden 'Mavi Marmara' gemisine bile tahammül edemeyip, baskın düzenlediler ve 8 masum barışseveri katlettiler!
Demek ki, dünyada teröre karşı farklı tarz ve yöntemler uygulanıyor..
Türkiye'de bu konuda 'elmalar ile armutlar' iyice karıştı.. Vatandaş kime inanacağını şaşırdı.. Kürt kökenli kardeşlerimiz ise 'iki derede bir arada' bırakıldı!..
PKK baskısı gittikçe 'Kürt kökenlileri'(Dilim bu kelimeyi asla söylemek istemiyor..Onları kendimizden ayrı tutmak çok yanlış..) cendereye sokuyor.!.
İşte son örneğini gördük..
Adamlar, gelip Sakarya'dan elini kolunu sallayarak, otomobil çalıyor..İçine bomba düzeneği yerleştiriyor.. Sonra Gaziantep'e götürüp,bir işlek caddeye yerleştiriyor..
Nerede istihbarat?
Müdürür çekmecesinde!
Müdür nerede?
Tayin ettik!
Yetkili, etkin ve mesleğinde deneyimlilere ise, hep bir kulp takıp hapise gönderdik!
İşte eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un mektubu gazetelere yansıdı..
Ve terörün belini kıranlardan komutanımız Engin Alan'ın geleceğine kara bir leke sürdük!
Dünyanın saygı gösterdiği bir cerrah olan Mehmet Haberal,hala yargılanacağı günü bekliyor..
Türkiye'nin geleceği üzerine haberler yapan, fikirler üreten,görüş ve düşüncelerini açıklayan gazeteci yazar Mustafa Balbay'ı ' darbeci' diye içeri attık!
Bu ülkenin ne çok 'darbecisi' varmış be!
Gazeteciler içerde, aydınlar içerde, siyasi parti liderleri içerde!
Türkiye kendi evlatlarını yemeyi bırakmalı!..
Artık iktidar partisinde de 'büyük bir çekişmenin ayak sesleri' duyulur oldu..
Bu 'didişmeler' Türkiye'ye büyük zarar veriyor..
Bu ' sen-ben kavgası' biran önce bitmeli..
Türkiye'nin,T ürk Milleti'nin düşmanlarına karşı birlikte çephe açmalıyız..
Bakınız, Hakkari'de, Şırnak'tan gelen çatışma haberleri, bir başka savaşın habercisi.!?.
Vakit kaybetmeden el ele vererek, bu ortak düşmanı alt etmeliyiz..
Çok uzağa gitmeyelim, şu Irak savaşı, şu Suriye'de olup bitenler, şu Libya'daki durum, Tunus'ta ve Mısır'da olup bitenler size biraz ipucu veriyordur herhalde..
Unutmayanız ki, terörün hiç ama hiç şakası yok!..
Bugün Gaziantep, yarın başka kent!
Ey halkım uyan!
* * *
Terör konusunda, Sakarya hazır olmalı,tüm kentler,ilçeler,beldeler,köyler pür dikkat kesilmeli..İl genelinde görev yapan polis gücü,j andarma uyanık olmalı..
Sakarya önemli bir kavşakta bulunuyor..
İşte son bombalama olayında bile işin ucu Sakarya'ya uzandı!..
Bu otomobil çalındığında, neden harekete geçilmedi ki?
Bu otomobili bu hergeleler, hainler havadan mı götürdüler?
Vatandaşda uyanık olmalı..Aracı çalınmışsa,derhal güvenlik güçlerini durumdan haberdar edecek..Bu işin şakası yok..Bir ihmalin yarattığı travmaya bakınız..
O minik yüreklerin suçu neydi?
Bu patlayan bombada ihmali olanlar acaba şimdi rahat mı?
Sanmam!
Söylemeğe dilimiz varmıyor! Ama durumun özeti bu!
İstiklal Mücadelesi'nde Sakarya dağları eşkiya kaynıyordu.. Kimi asker kaçağı, kimi hırsız, kimi ırz düşmanı, kimi yağmacı ve talancı.. Onlara Kuvayı Milliye'nin gücünü,otoritesini Çerkez Ethem ve arkadaşları gösterdi..
Gel gör ki,bizim elimizde dünyanın en güçlü ordusu, en genç polis gücü var, 'kem-küm ' ediyoruz..
'Gramlı ve çaplı, çapsız' konuşmalar üzüyor!
Sadece 'biber gazı sıkmakla, Jop sallamakla' bu ülkede huzuru ve güveni tesis edemezsiniz..
Teröristi,haini işbaşında yakalamak ve haddini bildirmek gerek..
Ey yetkililer, görev ve yetki üstlenenler, milletin sabrı tükeniyor!..
Sizler bu işin üstesinden gelemeyecekseniz, unutmayınız ki, bu millet, o görevi de yapacakları içinden çıkarır..
Kimse alınmasın! Kimse gocunmasın?
Anaların, babaların, kardeşlerin ve bu milletin yüreği yanıyor..
Bu millet öyle bir millet ki, gemileri karadan yürüttü, surlarında gedikler açtı Bizansın, haddini bildirdi Yunan, sütçü İmam ile kovalandı Fransız...
Bilmeyen öğrensin;Türk Milleti'nin gazabı, sabrının son noktasında saklıdır..
Biline!
* * *
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Ey şehit oğlu!
Ey şehit anası!
Ey şehit babası!
Ey şehit kardeşleri!
Unutmayınız, bizde sizden bir parçayız..Acınız acımızdır..Bu ülkenin şehitleri baştacımızdır!
Türk'e baş kaldıranların tarihte akibeti bellidir! Hele de isyan edenlerin..
İnşallah ömrümüz o akibeti görmeye yeter!
İnşallah!