Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Van depremi sonrasında yaptığı çarpıcı açıklama ilimizde de heyecanla karşılandı.
Deprem görmüş ancak makyajla ayakta kalıp kullanıma açılmış binlerce binası olan bir ilde, esas tehlikenin bu kategoriye girmeyen çok katlı fakat yorgun binalarda olduğu üzerine yürüdü uzun süre, bu konuda söz sahibi olduğuna inandığımız, SAÜ Rektörü İnşaat Mühendisi Prof. Dr. Muzaffer Elmas.
Depremin izleri henüz bütünüyle silinmemişken ilimizden, tartışmaların da sonu geleceğe benzemiyor.
Yıkılan yıkılmayan az ya da orta hasarlı binalar bir kenara, sağlam bildiğimiz binaların, bu haliyle son derece tehlike oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Elmas, ilin ve ilgililerin dikkatini farklı bir yöne çekmek ister yıllardır...
Ama kimin umrunda!
Herşeyi oluruna bırakmış gidiyoruz, depremin sinsi sinsi yaklaşmakta olduğunu gözardı ederek...
Bugüne kadar dikkate alınmayan uyarıların faturasını, kim öder ya da ödeyebilir!
"Son pişmanlık fayda etmez" denilir.
Böyle bir durum ortaya çıkarsa, nice olur halimiz!
Sağlam raporu verilen binaların tek tek yeniden elden geçirilmesi ve depreme dayanıklılığının ölçülmesi üzerinde duran Elmas'ın, uyarılarına kulak vermek kaçınılmaz olmalı.
Bilinir ki nasihatler, uyarılar dikkate alınmazsa, çıkagelir musibetler bağıra çağıra...
İstedik ki bunlardan sonra uyansın ilgililer, harekete geçsin yetkililer.
Yanmasın canlar, yıkılmasın binalar.
Bu duygularla seslenmek istiyoruz, işin içindeki herkese ve kesime.
"Konumuz can ve mal olunca, gerisi hep teferruat"
Demet demet laleler gider Bizim Bahçe'den, bu konuda taşın altına elini ya da gövdesini koyacak olanlara.

 

KURRA BAŞKANA YENİ GÖREV
Akyazı Belediye Başkanlığı'nı üç dönem, parlamenterliği ise iki dönem yapan, bu nedenle adı "Kurra" siyasetçiye çıkan yılların politikacısı Recep Yıldırım, partisinin neferi olarak dimdik ayakta olduğu mesajını verir, her zemin ve zamanda.
Yine öyle olmalı ki, Genel Merkez "Yeter dinlendiğin" deyip Samsun'a il koordinatörü olarak görevlendirmiş Yıldırım'ı.
İki günlük mesai dönemi geçirmiş Samsun'da.
İlçe teşkilatlarını ve belediyeleri dolaşmış eksiksiz olarak.
Maksadı il ve ilçe kongreleri öncesinde partililerin nabzını tutmak.
Şehrimize dönen Yıldırım, şimdi harıl harıl rapor hazırlamakla meşgul.
Samsun'da parti teşkilatı kongrelerinin kaderi, Yıldırım'ın vereceği rapora göre şekillenecek.
"Recep Yıldırım'a bundan sonra da benzer görevler gelecek" diyenlerin sayısı hayli fazla.
Aldığı sorumluluğun altından yüzünün akıyla çıkacağına inandığımız tecrübeli politikacıya, bu durağan dönemde kolaylıkla dileğiyle Bizim Bahçe'den "Menekşeler" gitsin istedik.

 

ÜÇ KAFADARIN ÇİN İZLENİMLERİ
"Bahçe ve balkon mobilyaları ticareti yapalım" diye çıkmış yola, varıp vermiş Çin'de mola, Sakaryalı üç kafadar.
Birbirlerine olan güven ve arkadaşlık duygularından yola çıkarak, birlikte iş kurmaya karar veren biri Makine Mühendisi İsmail Kırkaltıoğlu, diğeri Bilgisayar Mühendisi Ufuk Aksak, öbürü ise av malzemeleri ticareti yapan İşletmeci Tüfek elde çıktım ava yıllarca. Sedat Bıçakçı...
Çin'e uzanmışlar birlikte.
Gündüz imalathaneleri dolaşmışlar, geceleri Çin'de arkadaş edindikleri Yao-yang ile egzotik eğlencelerle dinlenmeye çalışmışlar.
İncelemeleri verimli, izlenimleri olumlu geçmiş.
Yapılacak işte önemli mesafe kat eden üç şen ortağın, yakın zamanda bol çeşitli bir mobilya mağazası açması sürpriz olmayacak.
Onlara Bizim Bahçe'den, şanslarının açık olması dileğiyle kırmızı-beyaz "Karanfiller" gönderiyoruz.

 

AYHAN SEFER ÜSTÜN SİNCAN'DA
Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, görevinin ve başkanlığının hakkını vermek adına, titiz bir çalışma temposu sergiliyor Başkent'te.
Kendilerine iletilen her şikayeti dikkate alan ve incelemeye tabi tutan Ayhan Sefer Üstün'e bu defa, Sincan Cezaevi kadınlar koğuşundaki bir hoşnutsuzluk düşmüş, şikayet olarak.
Yanına komisyon üyesi arkadaşlarını da alıp Sincan'a yola çıkan Ayhan Sefer Üstün, daha oraya ulaşmadan sorun giderilmiş.
Muhalefetin yaygarasının yersiz ve boş olduğunu anlatan Üstün, mahkum kadınların her birisinin birer biçki-dikiş ustası olduğunu, özel mutfakta istediği yemeği pişirdiğini görüp memnun bir şekilde ayrılmış cezaevinden...
Asılsız haberlerle ülkemizi, dışarıya karşı mahcup duruma düşürmeyi amaçlayan muhalefetin tutumunu, kınadığının altını çizen Ayhan Sefer Üstün, insan hakları ihlallerine karşı son derece duyarlı olduklarını da belirtmeden geçemedi.
Bu konuya yaklaşımı ve gösterdiği olumlu tavrı nedeniyle Ayhan Sefer Üstün'e, bir demet "Yasemen" gidiyor Bizim Bahçe'den.

 

HASAN PAÇACI DEDE OLDU
İlimizin başarılı işadamlarından Hasan Paçacı, ilk kez dede olmanın mutluluğunu yaşadı. Oğlu Ömür ile gelini Selen'in Beyhekim Hastanesi’nde hayata gözlerini açan minik kızlarına "İdil" adı verildi.
Dedeler Adil Barınır ve Hasan Paçacı minik torunlarının üzerine titrerken Ömür ve Selen’in mutluluğu gözelerinden okunuyordu. İdil bebeğe çile dolu dünyada çilesiz bir ömür dileğiyle, Bizim Bahçe’den "Hoşgeldin gülleri" gönderiyoruz.

AYHAN AYDINTEPE'NİN BABALIK SEVİNCİ
Emekli mobilyacılardan Sefa Aydıntepe'nin, İşadamı oğlu Ayhan Aydıntepe ile eşi Yasemin'in dünya tatlısı bir kızları oldu Doğumevi'nde geçtiğimiz hafta.
"Hanzade" adı verilen bebeğe, dünyamıza hoşgeldin diyerek "Beyaz güller", genç anne-baba ile tonton dede Sefa Aydıntepe'ye "Mor sümbüller" gönderelim istedik, gelin olacağı günleri de görmeleri dileğiyle...