Daha önce benzer bir konuyu gündeme taşıdığımızı hatırlıyorum…
Yine bir gurbetçi ve yine bir duyarlı vatandaş var, aynı konuya temas ederek şehir adına duyduğu üzüntüyü dile getiren…
Fransa’da çalışıp emekli olan Nihat Şenler imzalı bir gurbetçi, geçen hafta sonuna doğru yağan yağmurdan sonra gördüğü manzaraya takılmış.
Soruyor:
“Yağmur sonrası, bütünüyle olmasa da pek çok cadde ve sokakta biriken ya da akıp giden yağmur suları çamur renginde...
Uzun yıllar çalıştığım Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde, yağmurdan sonra böyle bir manzara göremezsiniz. Yağmur suyu pırıl pırıldır…
Eğilip içilecek derecede parlak ve temizken o ülkelerin şehirlerinde yağmur suları, Adapazarı’nın çamurlu suları insanı üzüyor.
Açılıp kapanmayan, kazılıp öylece bırakılan toprakların yağmur sonrası çamura dönüşmesiyle oluşan bu çirkin manzaranın giderilmesi zor mu?
Deniliyor ki ‘Bizim işimiz değil kapatmak’
O zaman işi olan gelip kapatsın ve çamura dönüşmesin topraklar…
Konuyu gündeme getirin de buna bir çare bulsunlar ve her yağmur sonrası görmek zorunda kaldığımız çirkinlik kalksın ortadan…”
Bizden iletmesi…
Bu konuda hayli şikayet var.
Gelin arızayı gideren, kazıp bırakan, ardına bakmadan uzaklaşan yetkililerin çekelim kulağını ve her yağmur sonrasında yaşanan bu çirkin görüntü kalksın ortadan, şikayetlerin sonu gelsin.
Bu doğrultuda hareket edecek olan yetkili-etkili makam ve mevki sahiplerine, uyarı çiçeği “Kaktüsler”, konuyu gündeme getiren okuyucumuza ise “Mor sümbüller” gönderelim istedik.