İnsan başka bir insanın yarım insan olduğunu söyleyebilir mi? Az insan. Buçuk döner gibi. Buçuk insan. Bunu bir Müslüman yapabilir mi? Maalesef yaptık. 
Türkiye Roman Hakları Forumu, 70 Roman Derneği ve 6 Roman Federasyonu’ndan oluşan bir forum. Açıklama yaptılar: “Kamuoyuna yansıyan başka bir ayırımcılık kanıtı da Çamlıca Camii projesinde kayıtlı. Cami yarışmasını kazanan mimarlarımız, çizdikleri 72,5 metre yüksekliğindeki kubbeyle YETMİŞ İKİ BUÇUK MİLLETİ simgelediklerini gerine gerine duyurdular. BUÇUK milletin Romanlar olduğunu herkes biliyor ve bu tercih, yüzyıllardır süren ayırımcılığın tescilinden başka bir şey değil. Peki, bu mimarların projesine onay veren akademisyenler, bu projenin gerçekleşmesine karar veren yetkililer bundan hiç mi rahatsız olmadılar? Oysa,14 Mart 2010’da Roman açılımı toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 15 bin Romana şöyle seslenmişti: Bu ülkenin her bir vatandaşı birinci sınıf vatandaştır. Bu ülkede hiç kimse, hiç kimseye buçuk muamelesi yapamaz."
İtirazlar yükselince sanırım, “Zaman kulesi” dedikleri zaman minaresi, yani 7. minare de projeden çıkarılmış. (Bkz: Sultanahmet Camii, 6 minare, Mekke-i Mükerreme 6 minare hadisesi. Tevazu ya da Kabe’ye saygı hassasiyetiyle sonradan eklenen 7. minare meselesi.) Asıl facia buydu. Fakat caminin kubbe çapı İstanbul'u simgelemesi adına 34 metre olarak kalmış. Plakadan 34. Motorlu taşıtlar meselesi sanki medeniyet sembolleri! Edep Ya Hu! Kubbe yüksekliği değiştirilmiş. 72 metre olacakmış. Son durum bu, Star Gazetesi’nin haberine göre.
Çamlıca’ya yapılacak, iki genç kızımızın engin tecrübeleriyle çizip tasarladıkları ama ne tesadüf Mimar Sinan’ın 600 sene evvel yaptığı camilere tıpatıp benzeyen camide minareler 101.7 metreymiş. Neden? Malazgirt’ten. 145.3 niye değil? Uzun mu geldi İstanbul’un Fethi? Kubbe 34 metre çapında? Neden? İstanbul’un plakası 34. Allah’tan Kocatepe’yi bu mantıkla yapmadılar. Bu kafaya mı bu cami çizdirildi gerçekten? İnsanın inanası gelmiyor. Kubbe yüksekliği 72.5 metre. İstanbul’da yetmiş iki buçuk millet yaşıyor ya. Sahi bu rezalete, cami yapacak kadar dindar, bir ibadethaneyi çizebilecek kadar eğitimli, İstanbul’un en yüksek yerine sembol bir dini eser yakıştıracak kadar dirayetli Müslümanlar nasıl imza attı? Hiç ezan dinlemediniz mi siz? Duymadınız mı? “Haydi kurtuluşa” diye camiye insan çağıran bir dinin ibadethanesini siz mi yapacaksınız gerçekten? Buçuk hesabıyla?

Öğr. Gör. Doğa Aydoğan, “Türkçe‟de, Çingene ya da Roman olarak bilinen bu topluluğa, Rumca‟da “Gyphos”, İtalyanca‟da “Zingari”, İspanyolca‟da “Gitano”, İngilizce‟de “Gypsy”, Romence‟de “Tigani”, Fransızca‟da “Tzigane”, Almanca‟da “Zingeuner” denilmektedir. Çingeneler kendilerini “Rom” yani “insan” olarak adlandırmaktadır.
Hint dili ile Çingenelerin konuştukları dil (Romani) arasındaki benzerliklerin keşfedilmesiyle, günümüzde büyük ölçüde kabul gören teze göre çingenelerin kökeni Hindistan’a dayanmaktadır.” diyor.

Meğer “Rom” Çingenecede “insan” demekmiş. “Roman” da bunun çoğulu oluyor. Yani adamlar insan yerine konulma ihtiyacından kendilerine çaktırmadan “insan” demişler de haberimiz yok! Tüh! Nasıl da gözümüzden kaçmış. Halbuki sevgili Hitler’in gözünden kaçmamış Çingeneler. Hitler dönemi çingenelerin felaketi olmuş. Bizi AB’ye almayacak olan Almanya’nın daha 60 sene evvelki lideri Hitler’in fırın bacalarından Çingene dumanı da tütmüş. Rakamları tam bilmemiz mümkün değil, yarım milyon diyen var. Yakılanlar dışında 'tıbbi deneylerde kobay' olarak kullanılmışlar. Yani, eczaneden aldığın ilaçta Çingene katkısı var modern tıbba, bilime. Naziler üç kuşak ötesine kadar bakmışlar imha ederken soyunda çingenelik var mı diye. SS şefi Heinrich Himmer, 1942'de çıkarttığı kararda çingenelerin topyekun imhasını emretmiş. Fransa'da 15 bin, Polonya'da 35 bin, Macaristan'da 28 bin, Rusya'da 40 bin çingene Naziler tarafından topluca öldürülmüş.
“Çingenelerin Yahudiler kadar güçlü lobileri olmadığından, uğradıkları katliamlar tarihin karanlık sayfaları arasında eriyip gitti." diyor “Çingeneler” kitabında Nazım Alpman.
1934 yılında çıkarılan İskan Kanunu'muzdaki 4. Madde’den haberiniz var mı peki? "Madde 4- Türk kültürüne bağlı olmayan, anarşistler, göçebe çingeneler, casuslar ve memleket dışına çıkartılmış olanlar Türkiye'ye 'muhacir' göçmen olarak kabul edilmezler." Bu kanun maddesi hala yürürlükte mi? Yoksa 2006’da “mülga” mı oldu?
Bir başka 28 Şubat’ta, mahallemizden tank geçmesini istemiyorsak, “mülga” edilmesi gereken daha kaç maddemiz var diye iyice bir düşünelim. Yeni anayasamızın birinci maddesini de “İnsan olunacak” şeklinde düzenleyelim. Sonra ister Kürt olalım ister Müslüman, ister mimar olalım ister başbakan!