Uzunçarşı’nın üstü, belediye eski başkanı rahmetli Ünal Ozan döneminde örtüldü…
Başta düğüncüler olmak üzere, giyim kuşam, takı, kumaş, gelinlik denilince ilk akla gelen alışveriş merkezi Uzunçarşı iodi, bir zamanlar…
Yani çarşının kredibilitesi çok yüksekti…
Dükkan bulmak, kiralamak öyle kolay bir iş değildi…
Kapalıçarşı’nın devreye girmesiyle işler farklı bir yöne savruldu…
Şehrin iki önemli çarşısında roller değişti…
Rekabette galip çıkan Kapalıçarşı olunca Uzunçarşı da giderek prestijini yitirmeye başlamıştı…
Her canlının bir ömrü olduğu gibi, çarşıların da ömrü oluyor…
Gel zaman git zaman derken, Uzunçarşı’nın üstünün kapatılmasıyla ticari açıdan dinamizm çarşı lehine dönüşmeye başladı…
Ta ki çarşının üstünün açılıp çirkin manzaranın ortaya çıkışına kadar, böyle bir canlılık hakimdi çarşıya…
Denilir ya, “Şapka düştü kel göründü”
Şimdi görüntü hayli üzücü…
Sanki üçüncü dünya ülkeleri çarşılarını andıran son derece sevimsiz, bir kadar da itici bir manzara var çarşıda…
Bu tablo sadece esnafın ve belediyelerin değil, kim olursa olsun çarşıyı gezen herkesin dikkatini çekiyor...
Yağmurda karda, yakıcı güneşte, esnaf artık sinek avlar oldu...
Siftahsız kapanan dükkanların feryadı var, giderek artan…
“Çarşıda böylesine kriz yaşanmadı” diyenler çoğunlukta…
Esnafın huzuru kaçtı, morali bozuk…
İstiyorlar ki ikinci katları da çarşıya katılsın ve bu hat üzerinden üstü kapatılsın…
Esnafın talebi, arzusu dışında yapılacak düzenlemeler ne derece etkili olur ve çarşıya hareket ve bereket getirir bilinmez…
Bu olumsuzluğun ortadan kalkması ve çarşının eski prestijine kavuşması tek taraflı düşüncenin ürünü olmasın isteniyor...
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun iyi niyeti, gayreti, toplantıları, şehrin yüreği sayılan Tarihi Uzunçarşı’nın bozulan dokusuna ve ticari büyüsüne uygun bir yapılaşma ortaya koymaktır…
Üstü kapatılmadıktan gayri, yapılacak hiçbir proje anlaşılan esnafı memnun etmeyecek...
Ne zaman çarşıya çıksak, bir yandan bu çirkin görüntünün üzüntüsü oturur içimize, diğer taraftan da esnafın “Ne olur abi… Sorunlarımızı dile getir. Taleplerimiz dikkate alınsın. Zeki Başkan ile bir türlü buluşup sıkıntılarımızı aktarmak fırsatı bulamıyoruz” serzenişleriyle yapışılır yakamıza…
Böyle bir gündem varken çarşıda gazetemizin önceki günkü manşetinde “Uzunçarşı’da sona doğru” başlığıyla bir haber yer aldı…
Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu yaptığı açıklamayla, çıkılacak katlar için kamulaştırma bedellerinin ödenmeye başlandığını, çarşıyla ilgili projenin hayata geçirilmesiyle sadece çarşı esnafının değil kazananın ilimiz olacağını söyleyerek, gelinen noktada halkın bilgilenmesini sağlıyordu...
Esnaf istiyor ki, her şey istedikleri ve çıkarları doğrultusunda gerçekleşsin…
Belediye ise “Burası SİT alanı, yapılaşmada hukukun ve imar disiplininin dışına istesek de istemesek de çıkamayız. Çarşının üstünün kapatılması çok sonraları düşünülecek konudur” anlayışıyla hareket ediyor...
Belediye istiyor ki, pırıl pırıl bir projeyle çarşı kendine yakışır ve yaraşır bir görünüm kazansın; yenilensin ve hareket gelsin…
Şehrin diğer çarşılarıyla rekabet edebilecek hale gelsin…
Öyle görülüyor ki, çarşıdaki gelişme geri dönülmeyecek hale geldi…
Burada işlerin daha hızlı ve seri şekilde yürütülebilmesi için her iki tarafın da olaya iyi niyetle yaklaşması esastır...
Kişilerin değil, çarşının bütününün ve şehrin kazanması önemlidir…
Ne diyelim…
Bu şartlar altında, esnafımıza ve şehrimize tarihi çarşının yeni görünümüyle hayırlı olmasından gayri…