En son bir yıl önce gündeme taşıdığımız bir sorundu, Tapu Müdürlüğü’nün Serdivan tepelerinde hizmet vermesi…
Yine düşmeye başladı benzer nedenlerden kaynaklanan şikayetler…
Tapu İl Müdürlüğü’ne dik bir yokuştan çıkılması, özellikle yaşlı insanlar tarafından şikayet konusu olmaya devam ediyor.
Yokuş yoruyor insanları…
Sanırım “Yorgunu yokuşa sürmek” deyimi bundan kaynaklanıyor…
Şikayete, siteme, feryada ve figana rağmen soruna bir türlü çözüm bulunmayışını anlamak mümkün değil…
Tapu Müdürlüğü’nü merkeze yakın bir yere ya da insanları yormayacak bir mekana taşımak bu kadar zor mu?
Biz yazıyoruz, onlar yazıyorlar ama dinleyen de yok, okuyan da…
Yetkililerin umurunda değil, bütün bu yakarışlar…
Hal böyle olunca, Tapu Müdürlüğü’nde işi olanların idman yapması gerekir ki, her sabah yokuşu sorunsuz tırmansınlar…
Bunca şikayete aldırmayıp sırtını dönen zihniyete “iri dikenli kaktüs” dahi göndermek gelmiyor içimizden…
Ne yapalım…
Talep üzerine bir kez daha gündeme getirmekten gayri yapacak bir şey gelmiyor elden…
Tapu Müdürlüğü’nü Adapazarı’na kuşbakışı bir tepeye konduranlar, belki bu feryat sonrası gelir insafa ve yetişir halkın imdadına deyip, bir açıklama yapılsın isteriz bu konuda…
Çiçek kalsın işin sonuna…
ÜMİT IŞIĞI
Sakaryaspor’un, kendi sahasında olmasına rağmen, düşme potası içerisindeki rakibi Sarıyer’i yenemeyişi üzüntüyle karşılandı.
İki takımın orta saha mücadelesi şeklinde geçen karşılaşma sonrası, Teknik Direktör Sadun Hoşbay “Bir puan iyidir” deyip takımın oyununu beğendiğini söylemiş.
Sadun hocanın “puan puandır, tek de olsa kıymetlidir” sözü doğru ama içinde bulunulan tabloya bakınca, yeterli olmadığı görülür.
Mesut’un takıma katılışıyla, Sakaryaspor’un havası da oyun anlayışı da değişti.
Sanırım Sadun hoca da bunun farkında…
Sarıyer maçında hiçbir etkili atak yapamayışı bir yana, ortaya koyduğu mücadele, kazanma azmi ve yardımlaşma anlayışı ile bu sezon ilk kez içimde bir ümit kıvılcımı çaktı.
O nedenle takımı derli toplu buldum ve ben de beğendim.
İki haftadır puan toplamanın getirdiği moralle çıkılacak Tarsus deplasmanından da yenilmeden dönmek, yeşil siyahlı dünyada çakan kıvılcımı “Işığa” dönüştürecektir.
Bu ümitle bakıyorum o “kritik” maça…
Gençlere, giydikleri formanın kıymetini bilmeleri ve kendilerine doğan fırsatı değerlendirmeleri adına Bizim Bahçe’den başarılar dileğiyle “Papatyalar” gönderelim istedik, bir kez daha...
ZEHİR TACİRLERİ
Çark Caddesi, trafiğe kapandıktan sonra açılan marka mağazalar ve ilginç kafeteryalarla şehrin değil, ilin en gözde mekanı haline geldi.
Bu güzide cadde ve sokakları sevimsiz kılmaya hiç kimsenin hakkı olmasa gerek…
Ama gelin görün ki gelen şikayetler hiç de öyle olmadığını gösteriyor.
Bir ara yapılan mücadele sonunda elini eteğini çektikleri caddeye, son günlerde özellikle de öğrencileri hedef alan zehir satıcıları düşmeye başlamış…
Esnaf, uyuşturucu satıcılarıyla kendi yöntemleriyle mücadele etse de başa çıkamıyor…
Hal böyle olunca, “Güvenlik güçlerinin malum sokaklarda yapılan bu tehlikeli alışverişin önüne geçmek adına denetim ve kontrollerini daha da sıklaştırması gerekiyor.” diyen cadde sakinlerinin şikayeti göz ardı edilemez…
Müşterilerini özellikle gençlerden seçen zehir tacirlerinin cirit attığı sokak ve cadde haline gelmek, esnafı olduğu kadar sağduyu sahibi gençleri de üzüyor.
Durumun ciddiyeti ortada…
Gelen şikayetlerin giderek artması da bunu gösteriyor.
Bu konuda gereken hassasiyeti göstereceğine inandığımız emniyet güçlerine, kolaylıklar dileğiyle “Manolyalar” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…