Slow Food Adapazarı Convivium’u organik çiftçimiz Berin Ertürk’ün başkanlığında üçüncü geleneksel yemek buluşmasını geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Yerel lezzetlerin buluşması da diyebileceğimiz bu organizasyon vesilesiyle kaybolmaya yüz tutmuş yemekler bir bir gün ışığına çıkarılıyor. Adapazarı’nın etnik zenginliğini, oluşturulan sofrada görmek mümkün.
Convivium sözcüğü Latince de ziyafet demek. Convivium aynı zamanda birlikte yaşamak, yaşam sevinci ve hayatın canlılığını da içeriyor. Bu yüzden Slow Food hareketi yerel örgütlenmeler için ‘convivium’ adını uygun görmüş.
Gelenek ve göreneklerimizde ziyafet yüzyıllar boyu paylaşılmıştır. Cemiyetler, bayramlar, iftarlar, şenlikler ve hatta kederin en yoğun yaşandığı cenazelerde bile sofra paylaşılır. Sofrada buluşmak geleneksel kültür değerlerini korumak aile ve toplum yapısını sürdürebilmek için çok önemli. Eskiler bilirler ailenin büyüğü sofraya oturmadan yemeğe başlanmaz, hep birlikte yenir ve sonunda da sofra duası yapılırdı. Endüstrileşen ve gittikçe aynılaşan toplumsal süreçler geleneksel değerlerimizi her geçen gün tüketmekte. Toplumsal değerlerimize sahip çıkabilseydik bugün kendimizi yabancı oluşumlar içinde bulmayacaktık. Tesellimiz zararın neresinden dönersek kârdır.
Yavaş pişir, yavaş ye, Fast Food yemeği protesto eden bir hareket olduğu zannedilse de aslında “İyi, Temiz ve Adil” beslenme şeklinin önemsenmesini vurgulayan bir harekettir. Çevresel değerleri ve bio-çeşitliliği gözeten, kimyasalların ve GDO’ların olmadığı yiyecekleri savunan ve menşei karanlık olan tüm lezzetlerin sorgulanmasını sağlayan, işçi-köylü ve küçük üretici hakları ile tohumun küresel şirketlerin tekeline geçmemesini çiftçiye ait olması gerektiğini savunan bir oluşum Slow Food.
Adapazarı’nda da birçok yerel meyve ve sebze türünü bahçelerle, bağlarla birlikte yok ettik. Sarı patates “Deli Osman”ı, Mustabey armudunu, canım kış armutları, mis gibi ferik elmaları, incirler, Taraklı eriği, mürdüm eriği vb gibi birçok tür yok oldu ya da olmak üzere. Slow Food hareketinin temel hedeflerinden biri de gastronomik kültürel mirası yaşatmak, kaybolmaya yüz tutan tarım ve hayvancılık değerlerini ve geleneksel üretim biçimlerini desteklemektir.
SF hareketine ilgi duyan herkes birey olarak Slow Food üyesi olabiliyor. Her üye bölgesindeki en yakın convivium’un doğal üyesi kabul ediliyor. Böylece her SF üyesi doğal olarak bir iletişim ağının içine dâhil oluyor. SF hareketine katılmak (üye olmak gerekiyor) ve yerel değerlere sahip çıkmak isteyenler yeni kurulan Slow Food- Adapazarı “Yavaş Pişir Yavaş Ye” Facebook sayfasından etkinlikleri takip edebilirler. Adapazarı’nın kaybolmaya yüz tutmuş yerel değerlerine, yemeklerine, tohumlarına, ağaçlarına SF üyesi olarak ve “İyi, Temiz ve Adil” bir gelecek için, çocuklarınız için sahip çıkabilirsiniz.
SF Adapazarı, dünyanın dört köşesinde kutlanan 10 Aralık Toprak Ana gününde iyi, temiz ve adil gıda için sofrasını kuracak. Dağarcığınızda yok olmak üzere olan yerel değerler, tatlar varsa, bu değerlerle birlikte kurulacak olan sofraya katılabilir ve sembolü olan salyangoz gibi geçtiğiniz yerde iz bırakabilirsiniz.