Gazetemizin Pazar sayısında yer alan manşet haber, Başbakan’ın açıklamasıyla öne alınacağı iyiden iyiye belli olan yerel seçimlerle ilgili iddialı parti il başkanlarının ilk beyanatlarına ilişkindi.
Hemen hepsi de seçime hazır olduklarını belirtmişler.
Anlaşılan onlar da bunun bilinciyle yola çıkmış…
Bu demek oluyor ki, seçime hazırlık ve propaganda dönemi hayli çekişmeli ve bir o kadar da çatırtılı geçecek…
Gerek iktidar partisi ve gerekse diğer partilerin il başkanlarının gündeme düşen ilk sözlerini, her zaman olduğu gibi ümit içeren mesajlar olarak yorumlamak mümkün…
“Hazır olmadık ya da henüz yola koyulmadık” diyecek halleri olmayan Uncuoğlu, Erdoğan, Keleş ve Yıldırım’dan farklı bir açıklama beklemek, özellikle şu aşamada zor olsa gerek…
İl başkanları seçime hazır da, mevcut belediye başkanları hazır mı?
Onlardan beklenenler, ne derece yerine getirildi?
Koltuğa oturdukları ilk günden bugüne gelip de halka ne taahhüt ettiler, neleri gerçekleştirdiler, neyi yapamadılar, yarım bıraktıkları işler neler?
Kalan süre içerisinde neleri yapmayı planlıyorlar?
Bütün bunları halka ve parti üst düzey yöneticilerine anlatmada inandırıcı bir yol ve yöntem izleyen başkanlar sınırlı…
Diğerleri için tehlike kapıda…
Partiler vizyon sahibi, dürüst, halkla iç içe, cesur, sözüne güvenilir, karizmatik, yıpranmamış yeni adaylarla halkın huzuruna çıkmaya hazırlanıyor.
Bu yönüyle ilimizde istisnalar dışında çok sayıda belediye başkanına sahip AK Parti, Refah Partisi ile başlayan başarılı belediyecilik geleneğinin son ve büyük temsilcisi olarak bu seçimlere, ister eski başkan, isterse de yeni başkan adayları ile girsin, yine de bir adım önde olacağa benziyor.
Yapılan kamuoyu araştırmaları da böyle olduğunu gösterir rakamlar ortaya koyuyor.
AK Partili adaylardan seçimi almak, karşı tarafın güçlü ittifaklar kurmaları halinde mümkün olabilir ancak…
Peki bugün böyle bir şeyden söz edilebilir mi?
Büyükşehir Belediyesi için olmasa da merkez ilçe başta olmak üzere diğer ilçelerde böyle bir uyanış ve arayış hazırlığı olduğunu söylemek mümkün…
Bu tür ittifaklar her zaman seçim kazandırmasa da, güçlü adayı zorlaması yönüyle önemlidir.
“AK Parti’de aday değişikliğine hangi ilçede gidilebilir?” sorusu henüz netlik kazanmasa da, bir düzineye yakın ilçe belediye başkanının değişeceği üzerine yapılıyor tüm tahminler…
“Bunlar hangi ilçeler?” derseniz, cevap vermek için henüz erken…
Bu arada şunun altını çizmek isterim:
Pamukova Belediye Başkanı Cevat Keser’in de AK Parti’ye katılması yakın…
Şaban Dişli’nin kuşatması altında başarılı işler yapan, Pamukova’nın çalışkan, gözü pek ve başarılı belediye başkanı Cevat Keser de, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci gibi halkıyla bütünleşen, dertlerini dinleyen, istihdamı artıran politikalarıyla AK Parti’ye Pamukova’da şimdilerde unutulmaya yüz tutan “Hala kavununun” lezzetini tattıracağa benziyor.
Evet, il başkanlarının verdiği başlangıç mesajları ile seçim havasına giren tüm siyasi partilere isabetli aday seçmede başarılar; kavgasız, karalamadan, iftiradan, yalandan dolandan uzak bir yeni seçim dönemi geçirmeleri dileğiyle şans çiçeği “Papatyalar” gönderelim istedik, Bizim Bahçe’den…
MEMİŞ’İN BALIKLARI
İlimizin tanınmış işadamlarındandır Mükremin Memiş…
Yaz gelmeye görsün, özlediği teknesine kavuşmak için Kefken’e gider…
Sonra da balık keyfine dalar…
Ağustos’un son günlerine doğru, hareketlenir ve “Vira Bismillah” deyip balık yakalamak adına açılır Karadeniz’in yer yer azgın dalgalarına…
Onun bu özelliğini bilen pek çok dostu konuk olur teknesine…
Önceleri amatör bir hevesle yapardı balık tutma işini…
Fakat bereket artınca işi profesyonelliğe dökmüş son günlerde…
İhtiyaç fazlası balığı satmaya başlamış…
Bundan habersiz yola çıkan kadim dostları Şadi Tanış, Vedat Ünsal, Ahmet Şahin ve Rahmi Sak’tan oluşan ekibe, tuttuğu capcanlı balıklarla unutulmaz bir ziyafet çeken Memiş’in, konukseverliği konuşuluyor dost meclislerinde şu sıralarda…
Bu nedenle istedik ki Mükremin Memiş’e sipariş üzerine iri bir demet “Fesleğen” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
SERVET KABAOĞLU ÜZGÜN
Serdivan Belediye Başkan Yardımcısı kökten Serdivanlı…
Servet Kabaoğlu, her sabah Serdivan Stadı pistinde, yanında birkaç dostuyla birlikte sağlıklı yaşam yürüyüşü yapar…
Sonra da göl kenarındaki rüya projenin bitirilen ilk bölümünde kahvaltıya oturur…
Serdivan Stadı’ndaki jimnastik aletlerinin hor kullanılması, buna ilaveten rüya projenin bitirilen ilk bölümündeki hoyratça kullanıma kafayı takmış.
“Halkın ortak malına bu derece zarar veren kişilere ne demeli!” der de başka bir şey söylemez…
Milyarlarca lira harcanıp hizmete açılan tesisleri sahiplenmede bu derece sorumsuz hareket etmek, ziyadesiyle üzmüş anlaşılan Kabaoğlu’nu…
Gel de ona hak verme…
Özenle hazırlanan park, bahçe, yürüyüş alanları ve benzer tesislerin bakımı için seferber olan ekiplere rağmen bu üzücü tabloyla karşılaşmak, sadece Kabaoğlu’nu değil, bu alanlardan istifade eden duyarlı vatandaşları da üzüyor.
Bu tablo karşısında bize düşen görev, ilimizle ya da dilimizle bunları düzeltmek, zarar vermelerini önlemek olmalıdır.
Bu doğrultuda duyarlı her vatandaşa kolaylıklar dileğiyle “Orkideler”, halkın ortak malına zarar veren herkese ise “İri dikenli kaktüsler” gidiyor Bizim Bahçe’den…