'Söz yazarı, şair, yazar Sakaryalı Halit Çelikoğlu'nun adını ilk defa Yeni Sakarya'da yayınlanan şiirlerinden öğrendim.. Edebiyata düşkün, şiirsever, şarkılara tutkun biri olarak şiirleri yüreğimdeki fırtınaları anlatıyordu.. Liseli yıllardı..Gençlik yıllarımız..Halit Çelikoğlu'nun bestelenen şiirlerinin tutkunu olmamak mümkün müydü?
Zeki Müren, Şükran Ay, Behiye Aksoy, Ziya Taşkent ve diğer ünlü sanatçıların sesinden Halit Çelikoğlu şiirleri ne güzeldi,ne lezzette ve ne duygu yüklüydü..
Vefat ettiğinde, başta İstanbul basını olmak üzere Sakarya basını da Halit Çelikoğlu'nu haberlere taşıdı..
Atılan başlıklar arasında: ' Halit Çelikoğlu yoğun bakımda..Bestekar Halit Çelikoğlu vefat etti! Söz yazarı Halit Çelikoğlu vefat etti! Şarkı sözü yazarı Halit Çelikoğlu hayatını kaybetti..Şarkıları ve şiirleri öksüz kaldı..Halit Çelikoğlu son yolculuğuna uğurlandı..'
Kimleri son yolculuğuna uğurlamadık ki? Kimleri?
Sevdiklerimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız, bize hayat dersi veren öğretmenlerimiz, annelerimiz, babalarımız...
Çelikoğlu,vefat ettiğinde 78 yaşındaydı..Sakaryalı olarak bilindi..İstanbul'da yaşadı..Memurluğunda ülkeyi gezdi..Şiirler yazdı..Şiirleri şarkı oldu, dillirde yankılandı..Kitaplar yazdı..
O da, o köprüden geçip gitti!..
Geride şarkıları, şiirleri ve kitapları kaldı.. Öksüz ve mahzun!
Hemen hatırlatalım ki, pek çok şarkıya imza atan Halit Çelikoğlu'nun en bilindik eserleri arasında, ”Bir Sevgi İstiyorum”, ”Sevgisiz Yaşayamam”, ”Gözlerin Doğuyor Gecelerime”, ”Gökyüzünde Duman Duman Bulutsun”, ”Gelin mi Oluyorsun”, ”Küsmeyin Geceler”, ”Senin Olmaya Geldim”, ”Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Anne” gibi eserler bulunmaktadır.
Cenazesine sevenleri katılmış..Çok sevdiği köyünün insanları ve Sakarya'dan birkaç vefalı dost..
Hep derim ya, vefa ne güzeldir..Vefa gösteren, vefa görür derler.. Keşke şu vefa kelimesinde hep buluşabilsek..
Mekanı cennet olsun..Allah rahmet eylesin..
O da iz bırakanlardandı..
* * *
Sevgili okurar, bir 30 Ağustos Zafer Bayramı daha geride kaldı..Üzülerek ifade edeyim ki, yurdumun birçok ilinden, ilçesinden, beldesinden buruk kutlama haberleri geldi..
Sönük, silik ve buruk kutlamalar..
Yakıştı mı?
Bir dostum anlattı,Hendek'te birkaç kişi ile ' Zafer Bayramı'nı idrak ettik'dedi..
İçi buruk, gönlü hüzünlüydü..
Neyi, kimden esirgiyoruz!
Bu ülkenin varoluşunda, o temele harcı koyanları hatırlamak, anmak, kime ne zarar veriyor?
İnsanlar gidip, çok sevdikleri Ata'sınn büstüne çelenk koysun, çiçekler ile bezesin..
Kime ne?
Zafer Bayramı kutlamasına ' yasak' getirmek yakışmadı!..
Bir gazeteci arkadaşım ise, ' Askerler buruk ve kırık idi' diyerek, resim çektirmekten imtina ettiklerini söyledi..
Unutulmasın ki, kahramanları unutan bir toplum, yarın öksüz kalmaya ve esarete mahkumdur!..
Bu milletin bağrından çıkan kahramanlarımızın, 90 yıl önce yazdığı destanı kimse bize unutturamaz..
Ucube fikirlerin arkasına sığınanlar, anlamsız yasak getirenler bilsinler ki, bu millet daha çok 'Zafer Anıtları' diker ve o anıtlar önünde çelenk koyar, selama durur..
İşte asıl vefa buradadır..
Kahramanlarına, şehitlerine sahip çıkamayan bir millet görüntüsü, beni ziyadesiyle derinden yaraladı..
Keşke siyasi irade böyle bir karara imza atmasaydı..
Unutulmasın ki, kin ve öfke, keni ve öfke getirir..
Fırtına eken, fırtına biçer!
O zaman da bu millete, bu ülkeye yazık olur!
* * *
Kentsel Dönüşüm!
Bizim yaşımızda olanlar iyi bilirler..Sakarya'nın merkez ilçesi olan Adapazarı'nı hep 'köy görüntüsünden' kurtarmak için yola çıkılırdı..Sonra yola çıkanlar bir şekilde pes ederdi..
Şöyle geriye dönüp baktığınızda, Adapazarı'nda hangi belediye başkanlarını hatırlıyorsunuz?
İz bırakmak çok önemli..Eser bırakmak..Kente imza atmak çok önemli..
Bizimkiler şimdilerde imzayı, panolardaki resimlerinin altına atıyor!
Kentsel dönüşüm!
Adapazarı'nda neyi dönüştüreceksiniz?
Bu kent 'dönüşüm'ü 1999 Büyük Deprem'de kaçırıldı.. 'Kentsel Dönüşüm' İstanbul için Ankara için, İzmir için bir mana ifade eder..
Adapazarı ve yeni ilçeler Serdivan, Erenler'de yapılacak, hasarlı binaların
biran önce çözüme kavuşturulmasıdır..
Kaldı ki, bu yönde de karar alınmış..İsabetli bir barar.. Adapazarı'nda öyle insanları bu gökdelen de toplamanız mümkün değildir.. İnsanları bahçeli evlerinde alıp, bir apartman dairesine tıkamazsınız..Buna kimse razı olmaz..
Kenti rahatlamak adına, insanları kimse mağdur ve mahkum edemez..
Etmemelidir..
Vakit geçirmeden, riskli hasarlı binalardan işe başlanmalıdır..
'Kentsel Dönüşüm' projelerinde, 'rant' anlayışı varsa, lütfen vatandaşa dokunmayınız..
Bu millet kendi işini de halletmesini bilir!
* * *
Adapazarı'nda lüks ve ihtişam yanında, fakir ve bakir görüntüler, insanın gözüne takılıyor..
Kentin sıcak bölgelerindeki trafik yoğunluğu çözüm bekliyor.. Işıklandırmalar, trafik düzenini alabora ediyor..Bu durumda Adapazarı'nda düdükleri ile trafiğe yön veren polis ve zabıtları hatırlamamak ne mümkün..
Onlar o beyaz eldivenleri ve sihirli düdükleri ile ' geç' işareti yaparlar ve trafik düğümü çözülürdü..
Kent merkezi bu bakımdan şimdiden sancılı işaretler veriyor..
Estetikten yoksun kaldırımlar, hamile ve çocuklu annelere olduğu kadar, yaşlılara ve engellilere geçit vermiyor!
Herşeyi boyayamazsınız ya! Boyasanız da işte bir yerinden sırıtıyor!
Kaldırım sökmek, kaldırım yapmak, rant yaratmaktır.. Her iktidar, kendi yandaşlarına rant yaratmak için yarışır..
Çıplak gözle bunu pekala görmek mümkün..
İz bırakmak gerek, eser bırakmak, bu kente imza atmak..
Adam gibi kenti yönetmek..İktidar nimetlerinden kent adına yararlanmak..
Bakınız,'Atatürk Stadı' yıkılacak diye, öyle bırakıldı..Geçtiğimiz günlerde bir basın mensubu arkadaşım ile maç izlemeye gittim..
Stadı bok götürüyor!
Baktım, başkanımızda maçtaydı..Herhalde bu durumu görmedi..Ya da onun sorunu değil..
Çark Caddesi ışıl, ışıl..
Ama ağır lağım kokusu burunları sızlatıyor.. Birşeyler eksik herhalde.. Birşeyler!?..
Serdivan'dayız..Yeni görkemli, alış-veriş merkezi önünde..Besi çiftliklerinden gelen koku yüzünden, bina içine zor sığındık..
Serdivan'a yeni bir belediye binası yapılıyor..Bina şekli hoş ama, yerini beğenmedim..
Bu binayı buraya sıkıştırmanın alemi ne?
Tarihi Gümrükönü, Atatürk Bulvarı yanındaki Şemsiyeli park yeniden düzenlenecekmiş..
Hoş olur! Ama lütfen buraya da mevcutları yıktıktan sonra bir bina kondurmayınız!
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne yeni bir bina gerekliyse, yer seçimi çok önemli..
Bu konuda kentsel alanda uzmanlaşmış olanların görüşü alınmalı..
Kent içinde cirit atan satıcılar var.. Yüksek sesle anonslar bıktırıyor..Bunlar mali denetime tabi mi? Bunları kim kontrol eder? Mahalle aralarında nasıl böyle hovardaca cirit atarlar?
Bir bilen varsa, söylesin?
Kent içinde semt sahaları, parklar, oyun alanları yetersiz!
Bu manada yapılanlardan Serdivan Trafik Park,i yi bir proje.. Hem eğitim, hem de karlı yatırım..Diğer belediyeler örnek almalı..
Kent içinde kedi ve köpekler çoğaldı..İlçelerde durum daha vahim!
Kentin sorumluları, bu durumu görmüyorlar mı?
* * *
Sevgili okurlar;
Göçmen kuşlar gelirler ve giderler!
Bir Sakaryalı, bir Adapazarlı, bir Akyazılı, bir Karasulu, bir Boztepeli, bir Alaağaçlı, bir Mithatapaşa Mahalleli olarak.. hep iftihar ettim.. Memleketimin,ülkemin sorunlarını hep dert edindim..Yazdım, çözüm önerilerinde bulundum..Güzelliklere insanımızı davet ettim..
Avrupa'nın bizden fazlası yok!
Ama farkında olmak, ayrıntıları geçmek, güzelde buluşmak hep temennim oldu..
Göçmen kuşlar gelirler ve giderler..
Sevdikleri yerlere aşık olanların bir bölümü çoktan geldikleri yerlere döndüler..Bizim de sizlerden ayrılma zamanımız geldi..
Ama uzaktan, uzaktan da olsa yazılarımız devam edecek..Sakın gönül koymayınız! Belki bir selamlık, bir kahvelik zaman diliminde buluşamadık..
İnşallah başka zamana!
Yazılarımı Brüksel'den, uzaklardan sizlere ulaştıracağım..Sakarya'nın yeşilinde, siyahında buluşacağız..
Bu bir vefadır..Ahte vefa!
Biz Sakarya'yı, bu ülkeyi hep karşılıksız sevdik ve sevmeye devam edeceğiz..
Dertleri derdimiz, güzellikleri gülümsememiz olacaktır..
Ama unutmayınız ki, karnımızın doyduğu yer de vatandır..
Eğer sürçi-lisan etmişsek af ola!
Nice sağlıklı güzellikler dileği ile günleriniz güzel, sofralarınız bereketli olsun!..
Hoşça kalın...
BİR BİLGİ NOTU
' Terörün Arka Behçesi' adlı eserim, Adapazarı kitapçılar Çarşısı, Ekol Kitapevi'nde satışa sunuldu.. Tüm gelirini Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağışladığımız, eser ile tanışmanız bizleri mutlu eder..
Ayrıca yine İnter-Media Bruxelles yayınlarından basımı gerçekleştirilen Dr.Tunay Akoğlu'nun ' Bakire Erika ve Diğer Hikayeler' adlı kitabı da ilginizi bekliyor..
EKOL KİTABEVİ
Atatürk Bulvarı,Pasaj 2000(Alt Kat)/Kitapçılar Çarşısı No:8/Adapazarı