Ülkemizin en uzun ikinci sahili unvanına sahiptir, 20 kilometrelik sahil şeridiyle, ilimizin Karadeniz’e açılan kapısı ve yaz mevsiminin gözde ilçesi Karasu…

Aldığı mavi bayrakla da adından söz ettiren Karasu sahilinin kumu da halk arasında romatizmal hastalıklara şifa olarak bilinir…

Son yıllarda yaşanan kıyı erozyonu ile sıkça konuşulan Karasu sahili şimdi, güzelim sahil boyunca göze bir arpacık gibi batan yapıların yıkılmasıyla geldi gündeme…

Denize sıfır yapılar, sahil şeridinin “riskli alan” ilan edilmesi sonrasında, Sakarya Büyükşehir ve Karasu Belediyeleri ekiplerince dün yıkılmaya başlandı…

Dün izlerken yıkımları, 2022’de kaleme aldığım bir yorumum geldi aklıma…

“1950-60’lı yıllarda ilimize taşınan ve sirke gibi son derece yararlı bir gıda maddesini imal eden Elibol Ailesi’nin anası muhtar teyze ile tanıdı Sakaryalı gençler, sahilleri…

Yaz mevsiminin sıcaklığını önce Karasu, daha sonra Kefken ve Cebeci gibi sahillerde denize girerek gidermek alışkanlığı o yıllarda başladı…

O dönemde Karasu’da çadır kuran Muhtar Elibol teyze aynı zamanda ilerlemiş yaşına rağmen Karasu ve Adapazarı genç kuşağına denizi, kumu, sahili sevdiren bir anaydı…

Geceleri çeşitli oyunlar düzenler gençleri birbirleriyle kaynaştırır, gün ağarınca da denizle buluştururdu…

Müthiş bilgili, sevecen, sevgi dolu, şefkatli bir ana olarak gençlerin saygı ve sevgisini kazanan muhtar teyze, bu ilin fahri bir kültür elçisi olarak Karasu’yu bırakın ilimize, tüm Türkiye’ye tanıtan son derece çağdaş bir deniz sevdalısıydı…

Dört oğlu vardı…

En büyüğü Sakarya yerel liglerinde Güneşspor’da forma giydi bir dönem…

Diğer çocukları arasında yer alan Oktay Elibol, ilkokul sınıf arkadaşım idi… Yıllar sonra çıka geldi ziyaretime…

Babası, annesi (muhtar teyze) ve ağabeyleri vefat etmiş…

Eski günleri yad ettik…

Söz annesine, yani muhtar teyzeye gelince ikimizin de gözleri doldu…

Güzelim kum zengini Karasu sahilinde gündüzü farklı, gecesi renkli geçen o unutulmaz tatil günleri geldi aklımıza…

Uzun yıllar önce vefat eden muhtar teyze yaşasaydı, Karasu sahiline kondurulan evlerle savaşır, kıyı erozyonuna dikkat çekmek adına, ardına takacağı gençlerle yürüyüşe geçerdi…”

Vatandaşın can güvenliği adına önemli bir adım olan yıkımlarla güzelim sahil rahatlarken, muhtar teyze de yattığı yerde rahat uyuyordur şimdi sanırım…

Nesli tehlike altındaki “Kum Zambağı”nın da evi olan Karasu sahili, yıkımlar sonrası artık daha da güzelleşecektir…

Dileğimiz odur ki sahip olduğumuz zenginlikleri ve güzellikleri koruyup kollamada rahmetli muhtar teyze gibi olalım; Mevla’nın lütfu doğamıza canımız gibi sahip çıkalım…

Sahili yapılardan temizleyen başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere, emeği geçen herkese ve her kesime, başarı ve kolaylık dileğiyle Bizim Bahçe’den “Kum Zambakları” gitsin istedik…

Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ