Merkezden Camili’ye kalkan vasıtaların olduğu yerdeki nalbura geliyor önceki gün Atatürk anıtına tiner döküp yakmaya kalkan, sonra da baltayla kırmaya yeltenen M.F.T. adlı şahıs…

Nalbura önce bir, sonra yetmez deyip bir kutu daha tiner sipariş veriyor. Ardından bir de balta istiyor…

Nalbur fiyatı söylüyor; 105 TL.

Fişini keseceği sırada M.F.T. “Kes kes! Daha fazla da olabilir. Nasıl olsa bedeli karşı taraftan fazlasıyla alacağım” deyip meydandaki anıta yöneliyor…

Sonra da dün gazetelerde yazıldığı gibi patlıyor olay…

Halk önce ne yaptığını merak ediyor…

Sonra bakıyorlar ki anıta ateş-balta saldırıyor, çullanıyorlar bir gaflet anında üstüne…

Linç edilmek üzereyken zabıta yetişip halkın elinden alıyor, sonra polisler alıp götürüyor...

Peki bu adam nalbura söylediği gibi parayı ziyadesiyle kimden alacak!

Kim bu adamı durup dururken bu işe yönlendirdi ve ne vaat edildi…

Tıpkı Menemen olayına benzer bir provokasyon söz konusu…

Biliyorsunuz, derviş Mehmet adlı bir meczup da Asteğmen Kubilay’a saldırmış, Menemen’de onun yüzünden önyargıyla nice masum insanın kanına girilmişti...

Referandum bitti, ülkeye huzur gelmeye başladı…

Tüm parametrelerde yavaş yavaş da olsa olumlu gelişme yaşanırken, kim bastı düğmeye ve böyle kiralık bir adamı saldı meydana!

Bu konu üzerinde durup olayın iç yüzünü ortaya çıkarmak, güvenlik güçlerimize düşen önemli bir görev olsa gerek…

Hani derler ya, bir deli bir kuyuya taş atar da kırk akıllı zorlanır çıkarırken…

İşte öyle bir hal…

Dileğimiz öyle olmasın, karıştırılmasın ülkemiz ve ilimiz ve de bu beklenmedik ayıptan tez elden kurtulsun...

Bu doğrultuda gayret gösteren yetkililerimize kolaylıklar dileğiyle...