MHP 4 Kasım’da kurultaya gidiyor.
Süreç devam ederken, adaylar da çıkmaya başladı bir bir ortaya…
Bunlar arasında bildik bir usta siyasetçi dikkati çekiyor.
17 Ağustos depremi sırasında Bayındırlık ve İskan Bakanı olan Koray Aydın’dan başkası değil, bildik olan…
Rahmetli Bülent Ecevit başkanlığında kurulan üçlü koalisyon hükümetinin güçlü bakanlarından Koray Aydın’ın, iddialı şekilde yola koyulduğu görülüyor genel başkanlık adına…
Koray Aydın’ın bakanlık dönemi son derece çalkantılı ve o derece sıkıntılı geçti.
İlimizdeki altyapı ihaleleri başta olmak üzere pek çok konuda suçlandı ve Yüce Divan’da yargılandı.
Yargılanma sonucu aklandı ve yeniden döndü siyasete…
Uzun süre sessiz kaldı…
Ve karar verdi genel başkanlığa aday olmaya…
Siyasette aklanmış olunsa da “Şüyuu vukuundan” beter hadiseler vardır.
Yolsuzluk, zimmet, vurgun vs. konularda suçlanmak gibi…
O nedenle yargılanan aklansa da, sürülen kara lekeden kurtulmak sanıldığı gibi kolay olmaz…
Koray Aydın’ın genel başkanlık sürecinde partililerine ve seçmene kendini kabul ettirmede en fazla zorlanacağı konulardan biridir bu…
Sanırım kendine güveniyor eski bakan ki, çıkmış yola il il gezerek destek sağlamaya çalışıyor.
Bu seriden olmak üzere, hafta sonunda şehrimize gelecek.
Karşısında Genel Başkan Devlet Bahçeli gibi çok güçlü bir aday var.
Rahmetli Türkeş’ten sonra partisinin derlenip toparlanmasında ve ülke menfaatine gördüğü her olayda ağırbaşlı, olumlu ve tutarlı ve dahi kararlı bir yol ve yöntem izleyen, böylece genç ülkücüleri ve parti tabanını artan terör olaylarına karşı provokasyona gelmemeleri konusunda uyaran, ciddi bir genel başkan profili ortaya koymuştur, Devlet Bahçeli...
Bu büyük engeli aşıp genel başkanlık koltuğuna oturmak, sadece Koray Aydın için değil, diğer adaylar için de hiç kolay olmayacağa benziyor.
MHP’nin ve ülkenin özellikle şu kritik süreçte Devlet Bahçeli gibi ağırbaşlı, sakin fakat kararlı bir siyasetçiye olan ihtiyacı, her zamankinden daha fazladır.
Bu duygularla takip ediyoruz MHP’deki gelişmeleri…
Her şeye rağmen cesaret gösterip adaylığını açıklayan MHP’li tüm adaylara ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye kolaylıklar dileğiyle, Bizim Bahçe’den şans çiçeği “Papatyalar” gönderelim istedik, ayrı ayrı…
ÜNİVERSİTE YOLUNDA ÇİRKİN MANZARALAR
Şehrin fahri müfettişi bu defa üniversite kayıtları için gelen öğrencileri kapma yarışı içerisine girmiş yurt görevlilerinin haline takmış kafayı…
Diyor ki: “İlimizin gözbebeği Sakarya Üniversitesi’nin yeni öğrencileri kayıtlarını yaptırmaya başladı.
Öğrenci sayısı her yıl artıyor.
Bu yıl yeni kayıtlarla 70 bin sayısına yaklaşılacağı söyleniyor.
Bunlar ilimiz için güzel gelişmeler…
Şehrin dinamosu üniversitemiz güçleniyor.
Her yeni kayıt döneminde Yeni Sakarya Gazetesi’nin bu konuya eğildiğini bilirim.
Özellikle çevrenin çöp deposu haline getirilişine dikkatleri çekmiştir.
Bu defa da öyle olmasın istediğimden, konuyu gündeme getireyim dedim.
Işık Camii’nden kampüs girişine kadar sıralanarak stant kuran çeşitli yurtların temsilcileri, sanki sebze meyve satan satıcılar gibi çığırtkanlık içerisindeler…
Gelip geçen öğrenci araçlarına durmaları için işaret edip broşürler yağdırmak yakışıyor mu hiç öğrenciyi konuk edecek yurt temsilcilerine…
Neyse ki bu defa etrafı kirletmemek için özen gösteriyorlar.
Bir de şu çığırtkanlıktan vazgeçseler daha iyi olacak.
Öğrenciler kendilerini barındıracak yurdu arayıp bulmada, onların talebi doğrultusunda hareket etmek yerine, göze çarpan ve olumlu mesaj veren yurt temsilcilerine yöneliyor.
Bu nedenle uyarayım istedim erkenden, yurt temsilcilerini” diyen bu şehrin müfettişine “Laleler”, üniversiteye yakışmayan görüntülere yol açan yurt temsilcilerine ise iri dikenli “Kaktüsler” gitsin istedik Bizim Bahçe’den…
GENÇ ÇOBANLAR’IN SÜNNETİ
Aynalıkavak Çarşısı denince akla ilk gelen, baharatçılar olur genellikle…
Çobanlar Baharat, bu geleneğin devamı adına yürütüyor baba mesleğini çarşıda…
Kaliteli ürün satar.
Esnaflığına diyecek yok.
İkinci kuşak Çobanlar işe hakim…
Bu geniş ailenin atom karıncası Meryem ile İbrahim Çoban çifti, çocukları Ahmet Nurettin ile Muhammet Yasin’i sünnet ettirmeye karar vermiş.
Minik Çobanlar diyor ki, “Ey Muhammet ümmeti, Hz. Peygamberimizin sünneti. Müslümanların güzel adeti, sıramız geldi oluyoruz, bizi candan sevenleri sünnetimize bekliyoruz”
Davet böylesine çarpıcı ifadelerle yapılınca, icabet etmemek mümkün mü?
Sanırım dostları, Çobanlar’ı bu ilk mürüvvet gününde yalnız bırakmayacaktır.
Minik Çobanlar’a ağrısız-sancısız sünnet, genç anne-babaya damat olacağı günleri de görmeleri dileğiyle şimdiden “Beyaz güller” gitsin istedik Bizim Bahçe’den…