Sakaryaspor’da son 5 yıldır, sıkıntı üstüne sıkıntı yaşanıyor…
Mardan başarısı hariç kulübün üzerinde hep kara bulutlar dolaşıyor.
Böyle giderse de dolaşmaya devam edecek gibi...
“Peki niye böyle oldu?” diyenler var.
Oysa nedeni ve niçini belli bunun…
BELPAŞ’tan koparılış, o koparılış…
Bir türlü belini düzeltemiyor yeşil siyahlılar…
Önceden Büyükşehir Belediyesi’ne sahip çıkma konusunda yazılmayan kalmadı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu da bundan alınmış olacak ki, işe altyapıyla başladı…
Bu konuda atılmış adımlar son derece yerinde olsa da, yönetimin eline para tutuşturulması ve yönetim üzerinde baskı oluşturulması, bazı yöneticilerde olduğu gibi spor kamuoyunda da tepkiyle karşılandı.
Büyükşehir Belediyesi taşın altına elini uzattı.
Tepkiler gelmeye başladı…
Zeki Başkan dünkü meclis toplantısında konuya değinmiş: “İşin içerisine girin diyorlar. Giriyoruz, gideriyoruz bazı sorunları. Şimdi de çıkın müdahale etmeyin diyerek tepki gösteriyorlar.”
Başkan Toçoğlu’na bu konuda hak vermek gerekir ancak, sağlanan paranın harcanma yol ve yöntemi sağlıklı değil.
Sakaryaspor’da oynamaları bile kendileri için bir büyük kazanç olacak futbolcular için harcanacak paralar, Sakaryaspor’u içinde bulunduğu kriz ortamından çıkaracak gibi görünmüyor.
Transfer krizi aşılmadıktan sonra, yapılan bütün olumlu işlerin hiçbir faydası olmayacağı gibi, harcamaların da Sakaryaspor’a zaman kaybettirmekten öte bir getirisi olamaz görüşü hakim...
Hal böyle olunca Büyükşehir Belediye Başkanı Toçoğlu’nun iyi niyeti de gider gümbürtüye…
Toçoğlu da bunun bilincinde olmalı ki, meclis toplantısında sitem etmiş medya mensuplarına...
Toçoğlu’nun Sakaryaspor’a el atması, son derece sevindirici…
Sahada bunun hakkını veren bir güçlü takım oluşturulmadıktan sonra, yapılanların hepsinin boşa gideceği endişesi var yüreklerde…
Lig öncesi böyle olaylarla çalkanırken ortalık, maçlar gelip dayandı kapıya…
İlk hafta ligin güçlü ekiplerinden BUGSAŞ ile oynayacak kendi sahasında takımımız…
Alınacak yenilgi, düşüşün başlangıcı olur.
Sonra toparlanmak çok zordur…
“Yenemiyorsan, yenilme” parolasıyla sahaya çıkmak, özellikle ilk hafta için çok önemli…
Sahada alınacak her olumlu sonuç Zeki Başkan’a da yönetime de olumlu yansıyacaktır.
Aksi halde futbola düşkünlüğü ve Sakaryaspor’a yardım duygusuyla dolup taşan Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve yönetimi olduğu kadar, spor kamuoyunu da olumsuz yönde etkileyecektir, bütün gelişmeler.
Süre daraldı, değerlendirmek kaçınılmaz…
Ama malzeme bundan ibaret…
Gel de iyimser ol…
Yani anlayacağınız, işimiz olağanüstü olaylara gebe…
Bu ümitle bekliyoruz maçların başlamasını ve tavsiye ediyoruz eli kalem tutan herkese ve her kesime, hele bir yol sabırlı olun…
Futbol sürprizlere açık bir oyundur…
Ümitsiz insan olmaz…
Gün doğmadan neler doğar.
Bu duygularla şans çiçeği “Papatyalar” gitsin istedik Zeki Başkan’a, yönetime, Bölükbaşı’na ve futbolculara Bizim Bahçe’den…
NECATİ MERT HOCA’NIN YORGUNLUĞU
Necati Mert’in gazetemizde yazmaya başlamasının üzerinden tam tamına 10 yıl gelip geçiverdi.
Bu süre içerisinde, zorunlu haller dışında bir kere dahi olsa aksatmadı yazılarını…
Bu da Necati Hoca’nın işine, mesleğine ve sanatına olan saygısını, ciddiyetini gösteriyor.
İlkeli duruşu, inandığı gibi yazıp yaşaması ile Necati Hocalar kolay yetişmiyor bu ilde...
Yazarlık hayatının son 10 yılında gazetemizdeki yorumlarıyla değerine değer katan Necati Mert, “Yoruldum” diyerek yazılarına nokta koyduğunu belirtti önceki gün…
İşi “Yazmak” olan, hayatını yazmak üzerine bina eden bir kişinin, sebebi ne olursa olsun “Yazmıyorum” demesi, sanıldığı gibi kolay bir hadise değildir.
Son yıllarda belirttiği gibi, “Tatlı bela” deyip sineye çektiği rahatsızlığı, onu böyle bir karar almaya zorlamış da olabilir.
Tercih hiç kuşkusuz Necati Hoca’nındır.
Hem böyle yapmakla okuyucularından bütünüyle kopmuş da olmuyor.
Kendine ait web sitesinde hocayla buluşmak zor değil.
Çileli bir yaşam öyküsü vardır, Necati Hoca’nın…
Zorluklar onu yıldırmamış, aksine hızlandırmıştır.
Gazetemizdeki hepsi birbirinden ilginç yorumları için Necati Hoca’ya teşekkür etmemek mümkün değil.
Son 10 yılda bu il O’nu önce “Ustalığa”, sonra Sakarya Üniversite de “Fahri doktora” unvanına layık gördü…
Aslında geç kalınmış bir ödüllendirmeydi bu, hoca için…
Bütün bunlar Necati Hoca’nın son 10 yılına damgasını vuran unutulmaz anılar olarak hatırlanacaktır daima…
Onun sağlığı yazılarından da önemlidir bizim için…
Yorgunluğun ve yılgınlığın yakışmadığı ender yazarlardan biri olan Necati Hoca, bu kararıyla olsa olsa yükünü hafifletiyordur…
Bundan doğal ne olabilir?
Yolu açık olsun…
Bu arada hala çözmekte zorlandığım bir üzüntümü de dile getirmeden geçemeyeceğim.
Üniversitedeki doktora töreninde, adı sanı bilinmeyen mevkutelerden söz ederken övgüyle, son 10 yılını verdiği Yeni Sakarya’dan tek satır dahi söz etmeyişi, hocayla aramızda oluşan ve sürüp gideceğine inandığım dostluk köprüsünün temelinden sökülmüş bir paslı çivi olarak kaldı içimizde…
Ayrılışı ve yorgunluğu, bizim için üzüntü olacağına inandığımız Necati Mert’e önce sağlık, sonra mutluluk, saniyen huzur dolu yıllar adına “Orkideler” gönderelim istedik bu duygularla ve soldurmaması dileğiyle…