Birileri kitabımızı parçalayıp üstüne çıkıp onu ezse ne yaparız? Veya neler yapmamız lazım? Bir şeyler yapmazsak vebali nedir? Bu vebalin altından nasıl kalkılır? Cezai sorumluluğu var mıdır? Varsa nedir? Buraya kadar Diyanet’in işi…
Peki bizler neler yapıyoruz? Çarşaf çarşaf Ramazan ilaveleri… İsmini bile ağzımıza alırken salavat getirmemiz gereken o mükemmel insanın ve mülkün sahibinin isimleri…
Müslüman’ın dükkan kurutma malzemesi olmuş. Üstüne basıp dükkana giriyoruz. Bu büyük bir sorumsuzluk örneği olarak sergilenmekte... Peki Diyanet ne yapmakta? “Yapmayın! Bunlar veballi işlerdir” diye rica etmekte... Ne halde olduğumuzu anlamanın başka resmi var mıdır?
Sonra bizleri affet duaları... Ne affı? Hangi yüzle? Derlerse ki siz hiç akıl etmez misiniz? Bunun faturalarının ağır olacağını anlamak için ulema mı olmak gerekir? Sizlere zelil edici bir azap hazırladık emrinin sebebi bunlar olabilir mi? Bu nasıl bir inançtır ki bu kadar rezillik önümüzde de kılımız kıpırdamıyor. Umurumuzda değil. Görmüyoruz bile. Bunu benim değil Ramazan öncesi ve her zaman işi bunları kollamak olan adamların yazmaları, ikaz etmeleri gerekmez mi? Ha derlerse ki bunu ikaz etmeye gerek var mı? Yerden göğe kadar haklılar. Bir zamanlar kitabımızın kese kağıdı olarak kullanıldığını da gördük. Yine bir reaksiyon yoktu. Bunu kafir yaparsa “savaş”, Müslüman yaparsa “pardon”
Anlayamıyorum. Çok ağrıma gidiyor. Kitabımızın basım, yayım ve yayın işinin tamamen Diyanet’e ait olması gerekmez mi? Memleketimizde havai fişek patlatmak için bile devletten izin alınması gerekmektedir. Dini neşriyat serbest... Bu yazıların üstüne basılmaması gerektiği, dükkanların başka şeylerle de kurutulabileceğini ve teneke altlarına yazı olmayan başka kartonların konulabileceğini bu toplumda anlatmak komiğime gidiyor. Hangi mahallede neler görüyoruz. Bu kadar sorumsuzluğun vebali topluma da yansır mı?
Diyanetimiz ne der acaba? O karikatürleri çizen adamlar derlerse ki siz kitabınızın sayfaları ile yıkadığınız dükkanın zeminini kurutuyorsunuz. Geldiniz de bize mi ahkam kesiyorsunuz? Ne cevap vereceğiz?