Profesyonel futbol takımları için en önemli mevki, hiç kuşkusuz kaledir. 
Güvenilir, hata yapma payı az, topa vurmasını bilen, uzun boylu ve yetenekli bir file bekçisine sahip takımların maç kazanma şansı daima fazladır.
Dünya ve ülke futbolu incelendiğinde, arzu edilen özellikte kaleci sahibi takımların başarılı olduğu görülür.
Galatasaray’ın bir Avrupa takımı olmasında Simoviç, Mondragon, Tafarel ve Muslera gibi yabancı kalecilerin rolü büyük olmuştur.
Sakaryaspor’un geçen sezon kalesini koruyan Harun’un bu açıdan istenilen özellikte bir kaleci olmadığı bilinir.
Geçen yılki hocaların cesaretsizliği, ara sıra zorunlu olarak kaleye geçen Hüseyin’deki cevheri görememeleri, keşfedememeleri talihsizlik olmuştur.
Hüseyin başarılı olmasına ve istikbal vaat etmesine rağmen, tercih edilen hep Harun idi...
Anlayış böyle olunca, kaybeden de Sakaryaspor olmuştur.
Bu yıl kale Hüseyin’e kaldı.
Eğer şımarmaz, eksiklerini hızla giderir ve çok çalışırsa, sadece Sakaryaspor değil, Türk futbolu iyi bir kaleci kazanır.
Hüseyin’i fiziki yapısı, kalede duruşu ve degajları ile bir zamanların unutulmaz file bekçisi, Göztepe ve Milli Takım’ın kalecisi Ali Artuner’e benzetiyorum.
Ondaki özelliklerin çoğu var Hüseyin’de…
Yeter ki o, bu özelliklerini fark edip ona göre çalışsın.
Şimdi kenarda oturma şansı az…
Zira takımın bir numaralı kalecisi…
“Nasıl olsa kale benim” deyip ipe un sermesin…
Bir kaleci kurdu olan Sakaryaspor ve Fenerbahçe kalelerini koruyan eski bir usta Neşet Muharremoğlu ile çalışmak, onun için fırsat olduğu kadar, büyük bir şanstır da…
Biz Hüseyin’e bu gözle bakıyoruz.
Bilmem bizi yanıltır mı…
Takip edip göreceğiz…
Ona ve takımına yeni sezonda başarılar dileğiyle, Bizim Bahçe’den “Beyaz güller” gönderelim istedik…
ÜNSAL’A TEPKİ VAR!
Engin Arapoğlu’nun seri hale getirdiği, ses getirici röportajlarından biri de, Saadet Partisi’nin ağzı laf yapan sempatizanı Vedat Ünsal, nam-ı diğer Zeytinci Vedat ile yaptığı söyleşi oldu...
Siyasi eğilimi nedeniyle “Öyle olmasını arzu ettiği” bir piyasa değerlendirmesi yaptığı üzerinde görüş birliği yapan okuyucularımızdan gelen tepkilerin ardı arkası kesilmez oldu, ne hikmetse...
Her görüşe saygımız nedeniyle Ünsal’ın sözlerinin kendini bağladığının altını çizmek isteriz...
Yerel seçimler öncesi siyasi platforma hareket getirmek adına bu konuda söyleyecek sözü olana, sütunlarımızı açmış bulunuyoruz…
Ünsal’ın söyleşisi de bu doğrultuda değerlendirilmelidir.
Vedat Ünsal siyasi etiğe uygun ve kendine yakışır bir edep içerisinde, görüşlerini ortaya koymuş…
Katılan kadar, katılmayan da çok…
Birbirimize ve görüşlerimize saygılı olduğumuzda kazanan hiç şüphe yok ki ülkemiz olacak…
Farklı bir soluk, farklı bir desen olarak sütunlarımıza yansıyan çarpıcı tespitleri ile Vedat Ünsal’ın röportajı ve haberi, gazetecilik açısından da rutinin dışına taşan bir örnek çalışma olmuş...
Öyle ilginç yorumlar geldi ki, bu da yapılan işin ne denli dinamik olduğunu gösteriyor.
Bir okuyucumuz, “Vedat Ünsal’a tapularına en fazla ilaveyi hangi yıllar arasında yaptığını sorun ve sözlerinin ne derece doğru olup olmadığına karar verin” derken, bir diğer okuyucumuz da “Niye kat adedinin arttırılmasını istediğine” cevap arıyordu.
Öyle ya da böyle, ilginç röportajı nedeniyle Engin Arapoğlu’na “Laleler”, ilimizin renkli ve çalışkan esnafından Zeytinci Vedat’a ise “Menekşeler” gönderiyoruz Bizim Bahçe’den…
HANDE VE İSMAİL’İN DÜĞÜNÜ VAR
Gazetemizin bulunduğu Uyar Han’ın dinamik toptancılarından Özer Özgür’ün, kızı Hande, Fatma-Hakkı Kaya ailesinin oğlu İsmail ile iki aşamalı bir düğünle hayatını birleştirmeye hazırlanıyor.
Birbirlerine hayli yakıştırılan çiftin kına geçesi bu akşam 19.00-23.00 saatleri arasında Ottoman Otel’de, düğün ise 8 Eylül Pazar günü Bahçesaray Düğün Salonu’nda gerçekleşecek.
Gençlere ömür boyu saadet dileğiyle “Pembe güller”, iki aileye akrabalıklarının hayırlı olması adına “Sarı güller” gönderelim istedik, Bizim Bahçe’den…
ARDA’NIN SÜNNETİ…
İbrahimoğlu Ofset’in sahiplerinden Ali Kılıç’ın sevimli yeğeni, Belma-Kürşat Kılıç’ın oğlu Arda Kılıç da sünnet olarak, delikanlılığa adım atmak için gün değil, saatler saymaya başladı.
8 Eylül Pazar günü 11.00-15.00 saatleri arasında gerçekleşecek cemiyette, yemeğin ardından mevlid-i şerif okutulacak.
Minik Arda’ya ağrısız-sancısız bir sünnet operasyonu dileğiyle “Pembe güller”, Belma-Kürşat Kılıç çiftine ise evlatlarının damatlığını da görmeleri adına Bizim Bahçe’den “Kırmızı güller” gitsin istedik...