Evinde ürettiği zeytin ve peyniri satmak için Katlı Pazaryeri’ne gelen Pamukovalı Nazife teyzenin feryadını okumuş olmalısınız…
Geçen hafta sonu gazetemizin birinci sayfasında yer aldı haber…
Kadıncağız borçlarını ödemek için yememiş içmemiş biriktirmiş 25 bin lira…
İstemiş ki getirip alacaklısına vererek, borçtan kurtulsun…
Nasıl olduysa bir gaflet anında, düşürmüş parasını…
Kameralar kayıttaymış, alan görüntülenmiş.
Şimdi feryat figan bu insana sesleniyor Nazife teyze “Ne olur parayı getirin” diyerek…
Birinin aldığı muhakkak, kamera böyle söylüyor.
Getirmezse eğer, sürülecek izi…
O zaman işin kıymeti kalmayacak.
Adam vicdansızlığıyla yargılanacak…
Böyle durumlarda ağlayanın malı, gülene hayır eder mi hiç…
Buradan bir kere de biz seslenelim Nazife teyze adına…
Ey efendi!
Ey insanoğlu!
Ölmedi ya insanlık…
Getir parayı, hoş eyle Nazife teyzenin gönlünü…
Uzat güzelleşecek olan ömrünü…
Kap Bizim Bahçe’den “Orkideleri” hayatın renklensin, şenlensin yuvan…
Bu duygularla, hayır etmeyeceğine yüzde yüz inandığımız 25 bin lirayı getirmen dileğiyle, bir demet “Lale” gönderelim istedik, parayı bulan meçhul kişiye…
SALEPÇİ BABANIN VEFATI
Lapa lapa kar yağdığı soğuk kış günlerinde etrafını sarardı insanlar Atatürk Parkı’nda, sıcak ve hoş kokulu salep içmek için Mehmet Çelebi’nin…
Ona “Salepçi baba” derlerdi bu nedenle…
Kışın ısıtır, yazın da yaptığı el emeği göz nuru limonatasıyla serinletirdi müşterilerinin içini…
Çalışkan birisiydi…
Salebi ve limonatası isimsiz markaydı.
Duyduk ki yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katılmış geçen hafta sonunda…
Kalabalık cemaatle Orhan Camii’nde öğle vakti kılınan cenaze namazını takiben toprağa verilen “Salepçi baba” Mehmet Çelebi’ye yüce Mevla’dan rahmet, ailesine ve yakınlarına, acılarını paylaşır sabırlar dileriz…