Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasının “Ekonomi Sohbetleri” başlığı altında düzenlediği sohbetler iş dünyasının dünyaya bakışına olumlu etkileri oluyor. Genç Girişimcilerin konuğu olarak gelen Prof.Dr. Kerem Alkin toplam bir saat içinde dünya ekonomisinin şeceresini çıkarttığı bilgiler ufuk açıcıydı. 2008 den bu yana gelinen süreçte dünya ekonomisinden bize yansıyan tatsızlıklar, petrol fiyatları, sürdürülebilir gelecek, gelecek 15 yıl içinde Çin’in dünya ekonomisindeki yeri, doğal kaynakların tüketimi, The Economist’in Türkiye’ye bakış açısı, Uluslar arası denetim firması PWC ve HSBC’nin Türkiye raporları ve hatta neden 3 çocuk olması gibi birçok konuyu ekonomist bakış açısıyla öğrenme fırsatı bulundu.
14 Mayıs’ta Çiftçiler Günü kutlandı. Tarım sektörünün önemi, tarımsal üretimde dünya ile rekabeti engelleyen yapısal sorunlar “süt kavgası” nedeniyle gerekli ilgiyi görmedi maalesef.
Bu nedenle Prof.Dr. Kerem Alkin’in ekonomi sohbetinden dünyanın tarıma nasıl baktığı kısmını paylaşmak yerinde olacak. Tarımın sanayi kadar önemli olduğunu, geleceğin dünyasındaki önemini, bunun için ülkelerin harcadığı paraları görecek belki şaşıracaksınız.
“The Economist’te bir tablo yayınlanır. Tablonun özü, dünyada hangi ülkeler önümüzdeki 15 yıl içersinde tarıma elverişli toprak kapaması yapıyor. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Çin vb. Parasal durumu iyi olan petrolden kazandığı parayı neye koyacağını bilemeyen, Çin gibi dünyaya büyük miktarda mal satan anormal para kazanan bu parayı nereye koyacağını bilemeyen ülkeler önümüzdeki 15 yıla hazırlanıyor. Dünyanın yaşam standardı yükseldikçe tarımsal alana ihtiyaç duyacak. Çin’in elindeki parasal güçle Afrika’daki projelerde görevlendirdiği insan sayısı 5milyon Çinli. Çinliler Afrika projelerinde proje karşılığında tarıma elverişli arazi ve madeni kontratla kapatıyor. Örneğin, Çin Ruanda’ya gidiyor. Ruanda olimpik standartlarda bir futbol sahası istiyor. Çin bu projeyi senin cebinden para çıkmadan yaparım bunun karşılığında şu bölgeden tarıma elverişli araziyi 49 yıllığına bana kiralar mısın? Ruanda için zaten orda boş duran arazi tamam diyor. Çin o ülkeye otoyol hediye ederek, bu ülkeye baraj hediye ederek, öbür ülkeye hidroelektrik santral hediye ederek akla hayale gelmeyecek tarıma elverişli arazi kapatıyor. Türkiye kendi imkânlarıyla Afrika’ya gitmeye çalışıyor ama sonuçta bunlar para gerektiren işler. Biz bir yapıyorsak Çin on yapıyor çünkü elinde çok büyük parasal güç var.
Balkan ülkelerinin elinde de inanılmaz tarıma elverişli arazi var. Fakat önümüzdeki dönemde nüfusları artmayacağından değerlendiremeyecekler. Balkanlar Türkler gelsin kapatsın biz yabancı istemiyoruz diyorlar. Gelecekte bu arazilerde beraber iş yapalım diyorlar. Buna Türkiye toprakları da dâhil. Bahreyn’in bir firması Türkiye’den 500milyon dolarlık bir arazi kapatmış. Bu arazinin gelecekteki değeri 3-6milyar dolar olarak bekleniyor.
Dünyada tarıma elverişli arazi kapatmada büyük kapışma var.”
Prof.Dr. Alkin’in ekonomist gözüyle aktardıklarına baktığımızda dünya gelecek 15 yılın stratejik planlamasını çoktan yapmış. Tarıma elverişli arazilerin önemini kavramış ama biz daha kavrayamadık. Karasu’nun tarıma elverişli arazilerinin üzerine çimento fabrikasının temellerini attık. Çevresini, longozunu, göllerini, tarım arazilerini ne olacak diye bile düşünmeden. Dünya nereye bakıyor biz daha nereye?
Uluslar arası denetim firması PWC’ nin ve HSBC’nin raporları, 2050 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 12. ekonomisi olacağını öngörüyor.
Öngörüldüğü gibi Türkiye dünyanın 12. büyük ekonomisi olduğu takdirde parasal güçlere de sahip olacak demektir. Dünya şimdiden 15 yılı planladıysa yani 2030’lu yıllara kadar tarıma elverişli arazileri kapattıysa 2050’li yıllarda 12.büyük ekonomi olmak, güçlü olmak bize ne kazandırır? Bu yüzden tarım sektörünün önemi göz ardı edilmemeli, tarıma elverişli araziler çıkarlar uğruna heba edilmemeli gelecekteki 3 çocuk mesajıyla arttırılmaya çalışılan “çalışan nüfus” adına.