Vedat Yaşlıca ölesiye arzuladığı Sakaryaspor Başkanlığı’na gelir gelmez yaptığı ilk açıklamada, bekledik ki “Elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince Sakaryaspor’a yararlı olmaya çalışacağız” desin.
Ama O böyle söylemek yerine, bugüne kadar hiçbir başkanın cesaret edemediği biçimde, Sakaryaspor’u küçültmeye geldiklerinin sözünü veriyordu.
5-6 yıldır küçüle küçüle cim karnında nokta haline gelen Sakaryaspor’un daha küçülecek nesi kalmış ki, küçültmek için talip olunmuş yönetime ve başkanlığa…
İnsan nasıl olur da böyle talihsiz bir açıklama yapar, daha işin başında.
1965 yılından beri takip ederim kongreleri…
Hiçbir başkan, bundan daha zor koşullar altında dahi, böyle talihsiz bir açıklama yapma cesareti göstermedi.
Hedef bu, amaç böyle olunca, nasıl katkı sağlasın spor kamuoyu küçülmek adına Sakaryaspor’a…
Oysa bilinir ki Sakaryaspor’un yeniden çıkışa geçip, o büyük havayı yakalaması istenir.
Böyle iddialı yönetimler oluşsun beklenir…
Demek ki gelecek bize ümit değil, ümitsizlik getirecek.
Biz yine de işin başında karamsar ve kötümser duygu ve düşünceleri bir kenara atıp, mevcut başkan ve yönetime kolaylıklar dileyelim istedik, Bizim Bahçe’den gidecek iri dikenli “Kaktüsler” eşliğinde…
DÜĞÜNÜMÜZ VAR A DOSTLAR
Gazetemizin banisi rahmetli Hasan Uyar’ın üç oğlundan biridir, imtiyaz sahibimiz Sinan Uyar.
Tahsil hayatını tamamlayıp iş alemine atılışını takiben sıranın evliliğe geldiğine karar vermiş.
Demiryol-İş Sendikası Sakarya Şubesi Genel Sekreteri Muammer Güneş’in cici kızı Ayşe’ye kaptırmış gönlünü…
Hal böyle olunca, bize de yeni bir yuvanın temelini atmak kalıyor.
Bu işin sorumluluğunu üstlenen ailenin büyüğü Melih Uyar, rahmetli babasını aratmayacak bir ağabeylik anlayışı içerisinde yapılacak bir düğünle, gençleri yeni yuvalarına kavuşturmaya hazırlanıyor.
19 Mayıs 2012 Cumartesi akşamı Ernaz Tesisleri’nde gerçekleşecek düğüne davetlidir tüm dostları…
Birbirine hayli yakıştırılan Ayşe ile Sinan’a, çıkacakları uzun, ince yolda saadetler ve yorulmaksızın yol almaları dileğiyle, Bizim Bahçe’den mutluluk çiçeği “Pembe güller” gidiyor.
BORU ZEKİ VEFAT ETMİŞ
Yıllar önceydi…
Bir İtalya seyahati sırasında Venedik’e düşmüştü yolumuz…
Kanallar şehrine gidip de hemen herkesin ziyaret ettiği o ünlü Sn. Marco Meydanı’na uğramamak olamazdı elbette…
İşte böyle bir günde rastlamıştım, oraya yerleşip iş kurmuş Galatasaray mezunu bir İstanbul beyefendisine…
Adapazarlı ve gazeteci olduğumu duyunca sormuştu bana Boru Zeki’yi…
“Tanırım” deyip başlamıştım anlatmaya:
“Sakarya eşrafından olup Galatasaray mezunu bir avukattır.
Rahmetli kardeşi Ziya Aktuna, eski bir futbolcu ve başarılı bir işadamıdır.”
Bunlardan sonra, “Siz nereden tanıyorsunuz onu?” diye sormuştum kendisine.
Galatasaray Lisesi’nden arkadaşıymış.
Öğrencilik yıllarında bariton sesiyle herkes tarafından tanınırmış meğer.
Geçen yıl bir grup arkadaşıyla Sn. Marco’ya gitmiş.
Kalabalık içerisinde konuşurken sesinden tanımış Zeki Aktuna’yı…
Sarılıp hasret gidermişler, uzun süre…
Bir solukta bunları anlattı.
Erol Girişken (Gaga), dün vefat ettiği haberini getirince, hatırladım, Sn. Marco Meydanı’ndaki o kahkahalı tabloyu…
85 yaşında hayata gözlerini yuman Boru Zeki’den geriye, o gür ve bariton sesi kaldı, yankılar şeklinde…
Geçen hafta Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazını takiben Kilyos mezarlığında toprağa verilen Zeki Aktuna’ya (Boru) rahmet, geride kalanlara ve Sakaryalı dostlarına sabır diliyoruz.
TAMER OLCAY DA ARAMIZDAN AYRILDI
Müzisyen bir babanın, musikiye gönül vermiş dört oğlundan biriydi Tamer Olcay…
Gazetemiz yazarlarından Hamdi Güler, Avukat Cumhur Ateş ve İşletmeci Şecaat Baloğlu’nun musiki adına icra-i sanat eylediği “Gölgeler Orkestrası’nın” gitaristliğini yaptı uzun süre…
Ağabeyi Kara Taner, Ritm 68 Rıza Silahlıpoda Orkestrası’nın trompetçisi olup, halen İstanbul’da müzik hayatını devam ettiriyor.
65 yaşında hayata gözlerini yumup, yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katılan Tamer Olcay’a Mevla’dan rahmet, dostlarına ve aile efradına sabırlar diliyoruz.
